Herkese iyi gecelerr.. bu bölümde de yorumlarınızı ve vote'larınızı esirgemeyin lütfen...şimdiden iyi okumalar :) Müziği dinleyerek okursanız daha güzel olur ♥️
Jin'in evine gelmesine çok az kalmıştı. "Muhtemelen arabasıyla gelecek" diye düşündü. Bu yüzden çabuk olması gerekiyordu. Hemen mutfağa gitti ve buzdolabını açıp düşünmeye başladı. Eğer şişeyi kafasında kırarsa istemeden kendine çok büyük bir zarar verebilirdi ve bunu göze alamazdı. Bu yüzden aceleyle bira şişesinin içini lavaboya boşalttı ve tezgahın üstünde kırdı. İşe yaramayan parçaları hemen toplayıp, çöp kutusuna attı ve gözükmesin diye başka çöplerle üstünü kapattı.
Daha sonra eline aldığı büyük bir cam parçasıyla kafasının sağ arka tarafına küçük bir çizik yapmaya karar verdi. Başını çarptığını söylediği için biraz derin kanatması gerekiyordu. Daha fazla zamanı yoktu bu yüzden sol eliyle sıkıca tezgaha tutunarak yavaşça kendisini çizmeye başladı.
Cam parçası kafasına değdiği andan itibaren yüzünü acıyla buruşturmuştu ve ilerledikçe acısı katlanıyordu. Milim milim ilerlerken kesiği biraz derinleştirince yüksek sesle bağırmaya başladı. Eğer bağırırsa acısının azalacağını düşünüyordu.
Zorlanarak yaptığı işin sonuç verdiğini, eline damlayan kanından anlayabilmişti. İşini bitince hemen elindeki camı da çöpe attı ve kapısının önünde yere oturup Jin'i beklemeye başladı.
Jin'in soracağı her soruya hazırlıklıydı. Bir yandan acıyla yerinde duramazken, bir yandan vereceği cevapları düşünüyordu. Eğer nasıl düştüğünü sorarsa, bir anda başının döndüğünü ve kafasını mutfaktaki tezgaha vurduğunu söyleyecekti. Sonuçta böyle bir şeyin olma ihtimali vardı.
Jin geldiğinde kapıya sertçe bir iki kez vurdu ve "Taehyung" diye bağırıp seslenmeye başladı. Hemen kapının yanında oturan Taehyung ise uzanarak eliyle kapıyı açtı ve tekrar yere çöktü. Duvara ve eline bulaşmış kanları görünce iyice endişelenen Jin, "Nasıl düştün de böyle bir şey oldu Taehyung, iyi misin?" diye endişeyle sorusunu sorarken bir yandan da eliyle yarasını inceliyordu.
Taehyung ise biraz kan kaybetmesinin etkisiyle sersemlemişti ve ağzını açamıyordu. Tek yaptığı Jin'e bakmaktı. Jin sorusuna cevap beklemeden Taehyung'u yerinden kaldırdı ve kucağına almaya yeltendi. Bu hareketine şaşıran Taehyung ise sadece dalgın bir halde "N-ne y-yapıyorsun?" diye sorabildi.
"Şş hastaneye gidiyoruz, kendini bana bırak" dedi ve evin anahtarlarını bulup cebine attıktan sonra Taehyung'u kucağına alıp arabasına götürdü.
***
Neredeyse bir saat sonra eve geldiklerinde, Taehyung'un kafasına pansuman yapılıp, dikiş atılmıştı. Artık yürüyebiliyordu ama kafası tam da yerinde değildi. Kapıyı onun için Jin açtı ve beraber içeri girdiler. Eve girdiklerinde Taehyung direkt odasına gitti ve kendini yatağına attı. İlaçların da etkisiyle çok uykusu vardı ve uyumak istiyordu.
"Taehyung böyle yatamazsın, doğrul da üstünü değiştirelim." diyerek Jin onu yattığı yerden kaldırdı.
Taehyung istemsizce yatağında doğruldu ve boş boş yere bakmaya başladı. Bu sırada bir anne edasıyla Jin onun için dolabından pijamalarını buldu ve onu giydirmeye başladı. Özenle Taehyung'un üstünü çıkarırken, Taehyung gözlerini tekrar ona çevirdi ve hareketlerini izledi.
Sırf kendini korumak ve arkadaşıyla arasının açılmasını istemediği için kendini böyle bir oyuna sürüklemişti. Sonuçta insanların birbirine karşı olan siniri, nefreti ya da gıcıklığı, böyle hayati durumlarda geri plana atılıyordu ve Taehyung, Jin'in vicdanını kendisi için güzelce kullanmıştı. Bunun farkında olmasına rağmen yine de şu an onunla ilgilenmesinden memnundu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Eternal Sunshine | TAEJİN/VJİN
Fanfictionİyi biri olduğunda içindeki boşluğu dolduracağını sanıyordu Taehyung. Normal olmak için kendisiyle çatışırken kendisinin bile bilmediği diğer kişiliği Seokjin yüzünden onu ele geçirmeye başlamıştı. Yıllardır süren arkadaşlıkları yön değiştiriyordu.
