17. Bölüm

711 86 102
                                        


Bir anlık istekle hayalindeki dudaklara kavuşan Taehyung çok heyecanlıydı. Tam bir karşılık alamasa da, uzun süredir bunu hayal ediyordu. Jin'i öptükten sonra evden hızlıca çıktı ve yürümeye başladı. Yavaş yavaş sokaklardan geçerken, sarhoş gibi hissediyordu. Minik bir öpücük olsa bile, düşündüğünden daha çok etkilenmişti. O gece o evde kalamayacağını biliyordu. Eğer kalırsa daha da ileri gitmekten korkuyordu. Jin için her şeyi ağırdan alıp, düzgünce ilerleyecekti.

Evine vardığında hissettiği tek şey sarhoşluktu. Bilgisayarından Jin'in uyuduğunu kontrol ettikten sonra yatak odasına gitti. Karanlık odasında, yatağında sırt üstü uzanırken suratında şapşal bir gülümseme vardı. Uzun süredir ona karşı hissettiği duyguları bastırırken çok yorulmuştu. Bu yüzden bu öpücük onda şok etkisi yaratmıştı. Şu an dünyadaki en mutlu insan oydu.

Ayrıca Jin öpülürken, onu kendisinden uzaklaştırmamıştı. Sarhoş olsa bile öpüldüğünü anlayacak kadar kafasının yerinde olduğunu düşündü. Eğer farkındaysa ve ters tepki vermediyse, bu onlar için güzel bir ilerlemeydi. Taehyung o gece sürekli ilk öpücüğünü kafasında tekrar tekrar canlandırdı ve geleceğe dair hayaller kurdu.

***

Ertesi gün okul için bahçede toplandıklarında, hiçbiri konuşmuyordu. Taehyung'a hala sinirli ve kırgın oldukları için ortam gergindi. Yan yana otursalar bile, hepsi sadece etrafı izlemekle meşguldü. O durumda bile Taehyung dışardan göstermese de, çok iyi hissediyordu. Bir öpücükle tüm sorunlarını unutmuş haldeydi.

Hepsi konuşmadan anlaşmış gibi, dağılmak için yerlerinden kalktıklarında, uzaktan beklemedikleri bir ses işittiler.

"Hey çocuklar! Beni bekleyin!"

Sesin geldiği yöne döndüklerinde, yüzünde büyük bir gülümsemeyle onlara yaklaşan Jin'i gördüler. Onu gördükleri an, hepsinin suratında koca bir gülümseme belirdi ve ona doğru koştular.

"Jin hyung seni çok özledik." Jungkook hepsinden önce Jin'in üstüne atlayıp sarılmıştı.

"Heyy koca oğlan ben seni taşıyamam...çabuk in üstümden." Jin bir yandan kahkaha atarken, bir yandan da diğerleriyle kucaklaşıyordu.

"Jin hyung sensiz çok eksik hissettik. Bundan sonra haber vermeden çekip gidersen gelince böyle karşılanmazsın." Jimin, minik parmağını kaldırıp Jin'i yalandan tehdit ederken, herkes onun bu haline gülüyordu.

"Aslında size bir özür borçluyum. Böyle çekip gitmemeliydim ama bir anda herkesten uzaklaşmak istedim. Belki biliyorsunuzdur, Min Seo ile ayrıldık." Jin gitme sebebini açıkladığında oklar bir anda en geride duran Taehyung'a dönmüştü.

Jin'in okula geleceğini düşünmediği için, onu bir anda karşısına görünce saklanma dürtüsüyle geride durmuştu ve Jin'e sarılmamıştı. Nasıl davranacağından emin değildi çünkü dün gece Jin'in öpüldüğünden haberi olup olmadığını bilmiyordu ve nasıl öğreneceği hakkında hiçbir fikri yoktu.
Jin, bakışlarını çevirip en arkada duran Taehyung'a baktığında, Taehyung'un gözleri tamamen yerdeydi. O sırada Namjoon açıklama yapmak istedi.

"Açıkcası gitme sebebini Taehyung'un bilip de bize söylemediği için ona biraz dargındık." Diğerleri başıyla Namjoon'u onaylarken, Taehyung hala sessizdi.

Jin ise diğerlerini geçerek Taehyung'un yanına geldi ve kolunu omzuna attı. Hala gülümsemeye devam ediyordu. Taehyung bu ani yakınlaşma ve dokunuşla irkilmişti ama sadece kafasını kaldırıp minik bir gülümseme gösterdi.
"Onu suçlamayın...ben söylememesini istemiştim o da beni dinlemiş. Benim yüzümden birbirinize darılmayın."

Eternal Sunshine | TAEJİN/VJİNBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin