28. Bölüm

444 59 63
                                        




Tartışmanın ardından neredeyse iki hafta geçmişti. Bu süre zarfında ikisi de birbiriyle konuşmamıştı. Artık kendi evlerinden okula gelip ayrı ayrı dönüyorlardı. Arkadaşları başta neler olduğunu anlamadılar ama daha sonra Jin, onlara olan biteni anlattı. Şimdi grupları parçalanmıştı. Sadece altı kişi birlikte takılabiliyordu. Taehyung olduğunda Jin onların yanına gelmiyor, Jin olduğunda ise Taehyung onlara yaklaşmıyordu.

Diğerleri Taehyung'un yaptığı şeylere çok şaşırmıştı. Her ne kadar haksız olsa da arkadaşları ona sırt çeviremezdi. Özellikle Jimin, şimdi Taehyung'u daha iyi anlıyordu. Bu yüzden Taehyung en çok Jiminle beraberdi.

Yine bir okul çıkışı hepsi bahçede otururken aralarında tek eksik olan Jin'di. Hepsi bu duruma üzülse de, yapacak bir şeyleri yoktu. Taehyung'un son zamanlarda aşırı sakin olması hepsinin dikkatini çekmişti. Normalde onun asla böyle durmayacağını biliyorlardı. Ama şimdi, Jin'den hiç ayrılmamış gibi çok sakindi. Ya da onlar öyle sanıyordu.

Taehyung'un bu hali Jin'in de dikkatini çekmişti. "Sırf benimle olmak için bu kadar uğraşan insan şimdi nasıl bu kadar umursamaz olabilir?" diye düşündü. "Belki de sevgi değil sadece takıntıydı..." Bunları düşünürken kalbinin acıdığını hissetti.

Jin, okuldan çıkarken uzakta oturan arkadaşlarını fark etti. Arkadaşları da onu görüp selam verdiler ve yanlarına çağırdılar. Jin tam onlara doğru yürürken bir anda arkası dönük oturan Taehyung ile göz göze geldi. O anda kalbinin deli gibi çarptığını hissetti. Gülen yüzü anında soldu ve uzaktan arkadaşlarına selam verip okulun çıkışına doğru yöneldi.

Taehyung tamamen Jin'e odaklanmış gözleriyle onu izledi. Diğerleri Taehyung'un davranışlarını inceleyip birbirlerine bakıyorlardı. Taehyung cidden çok tuhaf görünüyordu.

Uzaktan Jin'i izleyen gözleri, Jin'in yanına bir kızın gelmesiyle ciddileşti. Kızı tanımıyordu. Kız Jin'i yürürken durdurmuştu. Bir şeyler konuşuyorlardı ama ne konuştukları duyulmuyordu. Taehyung'un içinde biriktirdiği duyguları gizlemesi cidden çok zordu. Onun kimseyle konuşmasını, kimseye gülmesini istemiyordu. Bir anda aklında o cümle yankılandı.

"Beni sevmeni istemiyorum..."

Jin onu istemiyordu. Onun sevgisini istemiyordu. Artık Taehyung yorulduğunu hissetmişti. En başta Jin'e ne olursa olsun sahip olması gerektiği hissi, artık yerini yorgunluğa bırakmıştı. Her ne kadar hala aşık olsa da, onu deli gibi istiyor olsa da, artık yapacak bir şeyi yokmuş gibi geliyordu.

Jin ile konuşan kızı izlemeyi bırakıp arkadaşlarına döndüğünde endişeli bakışlarla karşılaştı. Hepsi ona soran gözlerle bakıyordu. Suratına minik bir gülümseme yerleştirdi. Dudakları gülüyormuş gibi gözükse de, gözleri boş bakıyordu.

"Ben iyiyim arkadaşlar." Arkadaşlarının soran gözlerine karşı cevabını verdi. Yanında oturan Hoseok onun başını okşadı.

***

Jin, Taehyung'u o kadar özlüyordu ki, geceleri onu düşünmekten uyuyamıyordu. Sadece yanında olmasını istiyordu. Tekrar ona sarılmak, doya doya öpmek istiyordu. İçinden bunları hissetse de dışına yansıtması kolay değildi. Zaten Taehyung da artık tamamen sessizleşmişti. Onun yine kendisine karşı aynı şeyleri hissedip hissetmediğinden emin değildi.

Ona en son kendisini sevmemesi gerektiğini söylemişti. Bunu söylemiş olsa da, böyle olmasını asla istemiyordu. Geçen zamanla beraber Taehyung'a karşı olan öfkesinin geçtiğini fark etti. Yaptığı her şeyi sadece onun için yapmıştı. Daha önce kimse onu böyle istememişti. Zamanla düşündükçe Taehyung'un ona karşı kötü bir niyetinin olmadığını anladı ama zaman çabuk ilerliyordu. Onun bu sessizliğine karşı yapacak bir şey bulamıyordu. O, istediğini alma konusunda Taehyung kadar cesaretli değildi.

Eternal Sunshine | TAEJİN/VJİNBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin