Can
Barış gittikten sonra kendimi yatağa attım. Kendimi garip hissediyordum ve bu hissi anlamlandıramıyordum. Yüzü yüzüme çok yakınken kalbimin neden heyecanla çarptığını anlamıyordum.İlk defa düşünmek istemiyordum. Çünkü düşünürsem çok farklı anlamlar çıkarırdım ve bu benim için hiç iyi olmazdı. Böyle bir durumda Danlaya bile anlatmak istemiyordum. İçimde ne olup bitiyorsa kendim halletmem lazımdı ama o gün bugün değildi. Sadece yatağa uzanıp hiçbir şey düşünmeden yatmak istiyordum.
Danla
Can için şu an Berkanın bana saçma sapan spor programını dinliyordum. Hiç hevesli falan da değildim. Zaten ben ne yapar eder bu programdan cayardım.Lale ile Berkan çok uyumlu bir çiftti. Mesela Berkan sabah erkenden spor yapmak için evden çıktığında muhakkak Laleyi de çıkarırdı. Lale de buna asla karşı çıkmazdı. Fiziği zaten güzeldi ama Berkan ile spor yaptıktan sonra daha da güzellemişti.
"Ay Berkan sen anlatırken ben yoruldum boş ver şu spor işini" dediğimde Berkan bana kızar gibi "Danla benim sinirimi bozma" dedi. "Berkan vaz geçtim işte" dedikten sonra kaşlarını çatmıştı. "Madem vazgeçiceksin ne diye bizi çağırdın" dedi. Boşu boşuna onları çağırmış olmak istemiyordum ve Can'a yardım etmek istiyordum. Bu yüzden artık lafa girmem gerekiyordu.
"Senin uzun neden gelmiyor yanımıza" sorduğumda Lale "Sahiden Bekuş neden gelmiyor" dediğinde Berkan oflayarak "Canı istemiyordur koskoca adam ben elimden tutarak mı getireyim." dedi.
"Siz kaç senedir arkadaşsınız" soru yönelttiğimde Berkan "Danla bunu anlattık zaten liseden beri arkadaşız" diye beni azarlamıştı. "Berkan arkadaşlığınızın reçetesini tutmuyorum nerden bileyim ben" diye carladım. Aslında biliyordum ama hemen lafa dalmak yerine böyle bir giriş yapmıştım.
"Neden dondurdu okulu" dediğimde Berkanın ağzından çıkacak cümleyi heyecanla bekliyordum. Berkanın yüzü düştü. "Bırakmak zorunda kaldı işte" diye yanıt vermemekle kararlı bir şekilde cevap verdi. "Berkan anlatsan nolcak çocuğa sorcak halim yok ya" dedikten sonra "Yoksa bize güvenmiyor musun" dedim tek kaşımı kaldırarak.
Böyle bir şey olmadığını biliyordum. Sadece nasıl anlattırabilirim diye yollar arıyordum. "Saçmalama Danla benim anlatmam uygun olmaz hem boş ver geçti gitti" dedi. Berkanın normalde sır tutma gibi bir özelliği yoktu. En azından bizim aramızda sır tutmazdı. Lale "Valla Danla hiç zorlama bana bile söylemedi." dediğinde daha da meraklanmıştım çünkü Berkan her şeyi ama her şeyi Laleye anlatırdı. Bize anlatmadığı ya da anlatmaya gerek duymadığı her konunun ince ayrıntısına kadar Laleye anlatırdı. Bu işte gerçekten bir gariplik vardı. Eğer Can bugün öğrenemezse ikimizde bu işin peşini bırakmazdık.
Lale " Ya bir şey dikkatimi çekti Burak bu aralar çok fazla işim var demiyor mu yoksa bana mı öyle geldi?" diye sorduğunda Berkan ile ben sanki aydınlanmıştık. Berkan "Cidden he" dedi. Benim de kafam karışmıştı. Bu çocuğun neden sürekli işi oluyordu sahiden.
"Sürekli işim var diyerek yanımızdan ayrılıyor. İşini de söylemiyor." Lale bunu dedikten sonra Berkan "Aslında ben geçen dışarıya çıktığımızda bir şeylerin olduğunu anlamıştım." meraklı gözlerle Berkana bakarken "Barış ile Can gittiğinde biz biraz daha oturduk. Lale ile Fatmanın kafası baya iyiydi. Tam kalkarken Fatma,Burak'a onun için endişelendiğini ve kendisine dikkat etmesini söyledi. Ben yorgunluktan çok fazla ilgilenmedim ama Burak bunu diyince baya panikledi." dedikten sonra bir şeylerin yolunda olmadığını anladık. Ben kendime kızmıştım. Bunu daha önceden anlamam gerekiyordu. "Endişelendirecek napıyor bu çocuk" dediğimde "Napıp edip öğrenmemiz lazım" diye ekledim.
Burak bizden bir şey gizlemezdi. Yani gizleyecek gibi olsa da yine de ağzından kaçırırdı. Şu an bilmememiz de tek suçlu bizdik çünkü bu durumu anlayamamıştık. "Bir an önce bu işi halledelim."
Lale ile Berkan beni onaylamıştı.
