Can
Danla kapıyı açar açmaz içeri girdim. Ona artık içimi dökmek istiyordum. Daha doğrusu artık birine içimi dökme zamanı gelmişti. Biraz daha kendim ile konuşursam deli olacaktım.Ben içeriye girdikten sonra Danla odaya gidip üstünü değiştirdi. Bana da onda olan kendi kıyafetlerimi verdi. O mutfağa gittiğinde üstümü değiştirdim.
Üstümü değiştirdikten sonra Danla içeri cips kola ile geldiğinde gözlerim büyümüştü. İçimi dökmenin tam sırasıydı.
"Danla ben bitirene kadar soru sorma sadece dinle" dediğimde göz bebeklerinin büyüdüğünü gördüm. Heyecanla beni bekliyordu. Bende bir yerden başlamam gerektiğini anladım.
"Bak şimdi biri var" der demez Danla "KİM" diye bağırdı. Ona aldırış etmeden "Çok yakınıma gelince kalbim hızla çarpıyor" biraz durdum "Sanki gözlerine bakınca orda bambaşka bir hayat varmış ve bende o hayata dahil olmak istiyormuşum gibi hissediyorum" aklıma Barışın gözleri geldiğinde gülümsememek için dudağımı ısırdım. "Bilmiyorum daha önce kimseye karşı böyle hissetmemiştim. Çok tuhaf hissediyorum. Yani bu hisse bi isim veremiyorum. Kendimi durdurmaya çalışsam da engel olamıyorum." dediğimde Danlanın gözleri dolmuştu. Bana anne şefkatiyle sarıldıktan sonra "Sakın bana o deme" dedi. "İmkansız olduğunu biliyorum" dedim buruk bir sesle. Danla "Can ben bu hissine aşk veya sevgi diyemem. Bunlar zamanla olan bir şey." diyerek yanağımı okşadı.
"Ben aşk veya sevgi demiyorum sadece bana kendimi tuhaf hissettiriyor" diye karşılık verdiğimde "Sen Barıştan etkileniyosun Can. Onu tam olarak tanıdığında ya bu etkilenmen bitecek ya da sevgiye dönüşecek yani tamamen onun karakterine bağlı" der demez "Ama önce onun geçmişini öğrenmemiz lazım" diye eklediğinde aklıma sadece Barış ile ilgili dövmelerinin altındaki kemer izlerini biliyordum. Bunu Danlaya söylemeyecektim.
"Bunu nasıl yapıcaz" dedikten sonra sanki bu anı bekliyormuş gibi "Odasına giriceksin" dedi büyük bir heyecanla. "Nasıl olucakmış o" dalga geçmiştim. Böyle bir şey mümkün olamazdı. En son odasına girdiğimde ufak bir hatam yüzümden bana demediğini bırakmamıştı. O günden sonra Berkanlarda lavaboya gitmeye bile korkuyordum.
"Berkanlara gidicez sen lavaboya gidiyorum diyip odasına giriceksin Can bu kadar basit" dediğinde kahkaha attım. Danla göz devirip "Berkan ve Barışı ben oyalıcam" dedi. Başta çok komik gelse de artık başka çare olmadığını biliyordum. En azından bir şey bulurum diye şansımı deneyecektim. "Ya bir şey bulamazsam" diye sorduğumda "Onun için şahane bir fikrim var" diyerek göz kırptı. Tek kaşımı ne olduğunu sorarcasına kaldırdığımda "Sen önce A planını uygulamaya bak" dedi.
Odasında ne bulabilirim diye düşünmeye başladım. Bir insanın odasında en gizli ne olabilirdi ki? Ya da yakalanırsam bu sefer beni gerçekten öldürürdü. Ve bu bi öncekine göre daha çok kalbimi kırardı. Çünkü bir şeyler değişmişti.
"Ne zaman yapıyoruz" diye sorduğumda "Can artık çok merak ediyorum hemen yarın yapalım" dedi Danla. Bence de hemen olup bitmeliydi. Kafamı onaylarcasına salladım.
Kısa bir sessizlikten sonra Danla elimi tutup "Can" dediğinde ona döndüm. "Eğer bir şey öğrenirsen bu seni üzebilir..hani geçmişi falan" diyerek tuttuğu elimi hafif sıktı. Bunu hiç düşünmemiştim. "Zaten aşık değilim Danla hem ayrıca geçmişinde öğrenmek istemeyeceğim bir şey öğrenirsem yeni oluşan hislerim kendiliğinden biter" dedim. Gerçekten de böyle düşünüyordum. Barışa karşı çok fazla bir şey beslemiyordum. Sadece Danlanın dediği gibi etkileniyordum. Olur da hoşuma gitmeyen bir şey öğrenirsem daha yolun başındayken geri dönerdim. İçimde çok az burukluk olurdu o da çok fazla sürmezdi.
"Zaten telefonunu asla düşürmiceksin ben sana Barış veya Berkan geldiğinde mesaj atıcam o arada lavaboya kaçarsın" dedi. "Umarım bi aksilik çıkmaz çünkü Barışı geçtim Berkan da çok fazla kızar bu duruma" dediğimde Danla "Güven bana bir şey olmayacak" diyerek yüzüne sıcak bir gülümseme yerleştirdi.
