DENNİS NILSEN : “ Hep durmak istedim, ama yapamadım. Başka bir heyecan veya mutluluk kaynağım yoktu.” “Ölümlere sebep olan rüyalar üretiyordum. Benim suçum buydu“
Nilsen'in çocukluğu gayet sessiz ve şiddetten uzak, hatta hayvanlara bile zulum edenlerden nefret eden, utangaçtı.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Diğer seri katillerin çocukluk yıllarında yaşadıklarının aksine o normal, olağan ve hatta pozitif bir çocukluk geçirmişti. Yetişkin biri haline geldiğinde de bu durum pek değişmedi, sosyal sorumluluk projelerine katılıyor, iyi bir insan olmaya çabalıyordu.
Peki ne oldu da böylesine bir kırılım yaşadı?
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Seri katil profilleriyle çelişen bu özelliklerinin yanında 'ölü olmaya' dair farklı bir ilgisi olduğu herkes tarafından biliniyordu. Hem kendisini ölü gibi düşünerek tatmin olması hem de bazı sevgilileriden ölü taklidi yapmalarını istemesi onda bir şeylerin yanlış gittiğini düşündürüyordu.
İşte, Nilsen'i 1978-1983 yıllarında 12 kişiyi katleden bir İngiliz olarak anmamız bu eğilimleriyle ilgili...
Ve ilginçtir, onu özel yapan özelliği kurbanlarını “insancıl” sayılabilecek yöntemlerle öldürmesiydi. Öldürmenin insancası olur mu demeyin, oluyormuş.
Hatta lakabı bile vardı: ‘The Kindly Killer’ (Nazik, kibar katil)