Bölüm şarkısı - Collective Soul / Tremble For My Beloved
---
"Nihayet! Gelebildin." diyecektim ki ayak seslerinin çoğaldığını fark etmem uzun sürmedi. Karşımda David'i bulmayı beklliyorken çok daha farklı bir tabloyla karşılaştım. Karşımda duran Rosalie ve tayfasıydı. Rosalie dişlerini göstererek tam karşımda durdu ve arkadaşlarına da durması için bir hareket yaptıktan sonra konuşmaya başladı.
"Vay, vay, vay... Bakın burada kimler varmış..."
Tepki vermeden devam etmesini bekledim. Yavaşça bana doğru yaklaştı. "Farkında mısın bilmiyorum ama, oynamak için yanlış bir arkadaş seçtin tatlım." İki büyük adım daha attı ve aramızdaki mesafeyi iyice daralttı. Nefesini yüzümde hissediyordum. Kulağıma eğilip fısıldadı. "Hem de çok yanlış."
Geri çekilip konuşmaya başladım.
"Hey, ikimiz de biliyoruz, bunu sen başlattın."
"Bak sen..." Kahkaha atıp devam etti. "Dediğim gibi, yanlış oyun arkadaşı, yanlış düşman, Morgan! Bunu ağır ödeyeceğini tahmin etmeliydin."
Soyadımla seslenmesi sinir bozucuydu, tanrım bu kızın ağzından çıkan her söz sinir bozucuydu!
"Senden korkmam mı gerekiyordu?" dedim alaylı bir ses tonuyla. Arkasındaki arkadaşlarından biri kahkaha attı.
"Bak sen şu çaylağa!"
Rosalie susmasını ima eden bir bakış attı ve çocuk geri çekilip sustu. Nasıl oluyor da herkese böyle sözünü geçirebiliyordu bu sürtük?
Tekrar bana doğru döndü ve ellerini havada oynatmaya başladı. Elinden çıkan suyla katı bir cisimmiş gibi oynuyordu! Elindekini top haline getirdi ve kafasını kaldırıp bana baktı. Bakışları çok sertti, bir an ürperdim ve gözlerimi kaçırmak zorunda kaldım.
"Suyu seviyorsun değil mi Morgan?"
Korkuyu her ne kadar iliklerime kadar hissetsem de bunu ona belli edemezdim. İçimden sesimin titrememesi için yalvararak konuşmaya başladım.
"Saçmalamayı kes, çekil yolumdan, senin için kötü olur."
Ha?
Ne?
Senin için kötü olur mu demiştim ben?
Nereden gelmişti bu cesaret?!
"Kimin için kötü olurmuş, şimdi göreceğiz." deyip elindeki küre haline getirdiği şeyi üstüme fırlatmasıyla yere yapıştım, harika(!) Canım çok yanmıştı.
Arkadaşları gülmeye başladılar, benimle alay ediyorlardı resmen. Rosalie bu sırada ikinci küreyi hazırlıyordu soğuk bakışlarıyla bana bakarak.
"Kendi silahınla vurulmak nasıl bir his Morgan?" Tam ayağa kalktığım anda daha büyük bir kürenin üstüme gelmesiyle birkaç adım geriye doğru sendeledim ve tekrar düşmemi engelledim, ama canım çok fena yanıyordu. Hemen bir şeyler yapmam gerekiyordu. Sabah denediğim şey aklıma geldi ve tüm gücümle konsantre olmaya çalıştım. Sanırım ne yapmaya çalıştığımı anlamıştı ki bağırmaya başladı. "Hey, durdurun onu!"
Bu sabah Rosalie'yi kurtarmak için bahçede beni ittiren sarışın çocukla yanındaki esmer arkadaşı bana doğru koşmaya başladı. Esmer olan ellerini bana doğru uzattı ve bazı hareketler yaptı. Ne yapıyor bu dememe kalmadan okulun duvarından kocaman bitki kökleri çıktı ve beni tutup duvara yapıştırdılar. Nefessiz kaldığımı hatırlıyorum. Sonra zaten her yer karardı ve kendimi bir boşlukta buldum. Ama bayılmadan önce duyduğum ses az da olsa bana umut vermişti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SONSUZ
FantasiBir yanda güçlerini yeni fark eden iki gencin birbirlerine kısa sürede geri dönülemez bir biçimde aşık olmaları ve bunun getirdiği sonuçların hayatlarını alt üst etmesi... Diğer yanda ise nefes aldığı her saniye boyunca intikam duygusuyla beslenen...
