2. BÖLÜM: "TRAFİK KAZASI"

4K 93 6
                                        

-EFFY-

Bana ne oluyordu böyle? O kadar aç ve susuz hissediyordum ki, tek düşünebildiğim birazcık da olsa bir şeyler yemekti.

Gözlerimi açmamla bana tamamen yabancı olan bir odada uyandığımı fark ettim. Kesinlikle benim yatağım değildi. Nasıl buraya geldiğim hakkında en ufak bir fikrim yoktu, hiçbir şey hatırlamıyordum. Gözlerimi ağrıyan koluma çevirdiğimde koluma takılı olan serumu gördüm ve parçalar yavaş yavaş yerine oturmaya başladı. Hastanedeydim. Zaten önceki geceden beri kendimi hiç iyi hissetmiyordum. Umarım çok rezil olmamışımdır.

Yataktan doğrulup etrafı inceleyecektim ki yalnız olmadığımı fark ettim, kanepede uyuyan, yabancı biriyle birlikteydim. Kesinlikle tanımadığım biriydi. Zaten buradaki kimseyi tanımıyordum.

Üzerimdeki, hastanenin giydirdiği saçma,uzun, hasta elbisesine aldırmayıp serumu çıkarmadan ayağa kalktım ve kanepede uzanan çocuğun yanına yaklaştım. Dağınık, açık renkli saçları vardı. Kaslı bir vücudu olduğu kıyafetlerinin içinden bile belli oluyordu.

'Uyandırsam mı acaba?' diye düşündüm ve bunun mantıklı bir fikir olduğuna karar verip ona biraz daha yaklaştım. Kolunu hafifçe dürttüm ve hiç beklemediğim bir anda ani bir hareketle yerinden doğrulup bileğimi tuttu. Oldukça sert bir şekilde tutmuştu bileğimi, ama aksine canım hiç yanmadı. İçimden kendime hayret ederken daha önce hiç görmediğim bu yabancının karşısında ne diyeceğimi bilemeyerek konuşmaya başladım.

"Özür dilerim, uyandırdım seni."

"Hiç önemli değil." deyip parlayan mavi gözleriyle bana gülümsedi ve gamzeleri ortaya çıktı. "Ben Alex, okulda baygın bir şekilde yatıyordun seni gördüğümde."

"Sen mi getirdin beni?" diye sordum. Utancımdan kızardığıma emindim.

"Hayır. Yani evet... Bay Granger ile beraber getirdik seni, ama o birkaç saat önce gitti." dedi bir eliyle alnına gelen saçlarını arkaya iterken. "Her neyse, şimdi iyi misin?"

"Sanırım, ama biraz boynum ağrıyor." deyip boynumu tuttum. Bu sırada doktor olduğunu tahmin ettiğim beyaz önlüklü bir adam içeri girdi.

"O rezil adam Granger nerede Alex?"

"O gitti, Bay Stoney." dedi adının Alex olduğunu öğrendiğim yakışıklı çocuk. Adam tam bir şey daha söyleyecekti ki benim uyandığımı fark etti.

"Ah, uyanmışsın tatlım. Nasıl hissediyorsun?" dedi bana dönerek nazik bir şekilde. Az önceki sinirli halinden eser yoktu bu sefer.

"İyiyim, sadece biraz boynum acıyor." dedim. Gerçekten dayanılmaz bir acı hissediyordum boynumda.

"Bir şey ısırdı herhalde, ama önemli bir şey değil. Sen yine de yazdığım merhemi süreceksin her gün." dedi ve samimi bir tavırla gülümsedikten sonra odadan çıktı. Yatağın yanındaki boy aynasına doğru yürüdüm. Aynadan çok solgun görünüyordum. Önlüğümü boynumdan biraz aşağı çektiğimde izi gördüm. Bir şey ısırmış gibiydi gerçekten. Oldukça büyük bir izdi bu, fakat nasıl olduğu konusunda hiçbir fikrim yoktu.

"Golden Hills seni pek iyi karşılamadı sanırım."

Yüzündeki rahatsız gülümsemeyle gamzelerini yine ortaya çıkararak bana baktı.

"Galiba öyle oldu." dedim umursamaz bir tavırla. Ardından hemen ekledim. "Neler olduğunu hatırlayamıyorum."

"Geçmiş olsun, umarım bir an önce iyileşirsin." dedi gözlerimin içine bakıp. Tam teşekkür edecektim ki üvey abim David hışımla içeri daldı.

SONSUZBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin