Bölüm şarkısı - Evanescence / My Immortal
---
-ALEX-
İçeri giren kişi ışığı açtığında yüzünü görebildim.
Boşboğaz Rick'ti!
"Ooo, hey hey hey, pardon!" dedi yüzündeki saçma ifadeyle ve "Sarah ve Alex ha?" diye kıkırdayarak kapıyı kapatıp odadan çıktı.
"Harika, bir bu eksikti." dedim ne kadar yanlış anlaşıldığımızı düşünürken.
"Kesin herkese söyleyecek. Olsun, benim için bir problem yok." deyip beni öpmek için bir hamle daha yaptı ama ondan önce davranıp geri çekildim ve o, bu hareketimi şaşkınlıkla izlerken onu ardımda bırakıp kapıya doğru ilerledim.
"Senin için sorun olmayabilir, ama benim için öyle."
"Gey misin?" derken sesi oldukça şüpheli çıkmıştı. İşte bu oldukça komikti.
"Ne?! Hayır." derken istemsizce gülmeye başladım. "Yani, daha seni tanımıyorum bile."
"Bunun bir önemi var mı?" deyip göz kırptı. Tam bir baş belasıydı. O, benim sabrımı zorlarken sakin kalmaya çalıştım.
"Seni istemiyor olmam gey olduğum anlamına gelmez, sadece seni cidden istemiyorum demektir." dedim ve yüzünün aldığı şaşkın hali umursamadan odadan çıkıp kapıyı sertçe örttüm.
Sarah cidden çekici bir kızdı ama ona karşı en ufak bir his bile hissetmiyordum. Ön yargılı davranmak istemiyordum ama benim hoşlanacağım kişilikte biri olmadığını tahmin edebiliyordum.
Reddedilmeye alışık olmadığı ben odadan çıkarken yüzünün aldığı ifadeden belliydi. Ama ona karşı koyduğumu bilen tek kişi ben ve oydu.
Endişelenmem gereken kişi elbette ki Boşboğaz Rick'ti. Ağzında bakla ıslanmayan ve okulun dedikodu makinesi diyebileceğim bir kişi söz konusuydu.
'Umarım kimseye söylemez.' diye düşünürken karşıma aniden Granger çıktı. Yoksa olanları duymuş muydu, tanrım?!
Yüzündeki sinirli ifadesiyle, iki kolunu birbirine bağlayıp konuşmaya başladı.
"Beni gerçekten hayal kırıklığına uğrattın Alex, bunu nasıl yapabildin?"
'İşte şimdi hapı yuttum!' diye geçirdim içimden. Müdürün, yeğeniyle yakınlaştığımı duyması hiç iyi olmazdı.
"Ah, gerçekten çok özür dilerim Bay Granger, ama benim suçum değildi." diyerek kendimi açıklamaya başladım. "İnanın ki ben..." diye devam edecektim ki cümlemi tamamlamama fırsat vermeden eliyle sözümü kesti ve konuşmaya başladı.
"Effy'i hastanede nasıl yalnız bırakıp gidersin?! Kızı sana emanet etmiştim!"
"Ne? Effy mi? Yani siz... Bunun için miydi?" dedim hayret ederek.
"Beni duydun."
Derin bir oh çektim ve bu kadar paranoyak olmamam gerektiğini kendime hatırlattım. Hala benden bir cevap bekliyor gibi bakışlarını üzerimde gezdiren Granger'a tüm bahanelerimi sıralamaya başladım.
"Siz gittikten sonra kız uyanana kadar başında bekledim ve abisi gelince ben de gidebilirim diye düşündüm, efendim."
"Sana verdiğim görevleri yarım bırakamazsın, haydi şimdi sınıfına!" dedikten sonra koridorda koşan birinci sınıflara bağırıp çağırarak odasına doğru ilerledi.
---
Kantinden aldığım tostla doymayacağımı biliyordum. Ama dersin müzik olduğunu hatırladım ve son lokmamı da ağzıma atıp üst kata çıktım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SONSUZ
FantasyBir yanda güçlerini yeni fark eden iki gencin birbirlerine kısa sürede geri dönülemez bir biçimde aşık olmaları ve bunun getirdiği sonuçların hayatlarını alt üst etmesi... Diğer yanda ise nefes aldığı her saniye boyunca intikam duygusuyla beslenen...
