Huhuu ben geldim yanımda da size mini minicik iki bebecik getirdim bilim bakalım kimlerin bebecikleri olmuş.
okuyunca öğrenirsiniz zaten
Bölüm sonunda konuşuruz şimdi tutmıyım
Keyifli okumalar dilerim
2 YIL SONRA
"Esra hanımın beyninde tümör var ve ileri seviyede kurtula şansı yok denecek kadar az" tam iki senedir bu sözler her an her saniye Kerem'in aklında dönüp duruyordu. Kerem duygu yüklü bakabildiği tek yere Esra'nın fotoğrafına bakıyordu. onu artık herkes duygusuz olarak biliyordu ama kimse onun hüznünü bilmiyordu. Sinan ve Aybüke evlenmişlerdi Ensar da askerliğini tamamlayıp evine dönmüştü. yanında kimsesi kalmamıştı Kerem'in eskiye dair
"umarım hayattasındır" dedi Kerem ve elindeki fotoğrafı çekmecesine geri koydu. kendini toparladı o sert bakışlarını yüzüne yerleştirdi ve odasından çıktı. koğuşa girdi Esra'nın yattığı koğuş artık doluydu çünkü çok daha fazla askere ihtiyaç oluyordu. "koğuş kalk" diye bağırdı Kerem. kendisini tamamen işine adamış ve herkesin korktuğu bir binbaşı olmuştu o. bu yüzden tüm askerler sesini duyar duymaz yataklarından fırladılar ve hazırlanmaya başladılar
Kerem o koğuştan çıkıp öbürüne girdi yine "koğuş kalk" diye bağırdı. herkes kalkmıştı ama bir kişi umursamazca yatmaya devam ediyordu Kerem ona doğru gitti ve hızla üzerindeki örtüyü çekti. orada yatan kadın yerinde doğruldu ve genişçe esnedi "bu kadar erken uyanmayalı uzun zaman olmuştu" Kerem şaşkınlıkla baktı "Nasthya? burada ne işin var görev yerini niye bıraktın?" Kerem ne kadar şaşkın olsa da kaşları çatık yüz ifadesi gergindi sanki onu görmek hoşuna gitmemiş gibiydi. "pes ettim seni eskiye döndürmeye çalışmıycam artık sadece beraber çalışalım" dedi Nasthya ve yataktan kalktı. Kerem "sana bir yer ayarlarım burada yatma" dedi ve ekledi "ayrıca bahçede toplanıcaz sakın geç kalma" ardından da çıkıp gitti
Herkes bahçe de toplandığında tam durduğu yerde Esra'yla durup onun şaşkınlığını izleyişini hatırladı Kerem. gözlerini kapatıp açtı artık hatırlamak istemiyordu "bildiğiniz üzere büyük bir savaşla karşı karşıyayız her gün daha çok kayıbımız oluyor o yüzden bugün antreman yok birazdan yeni gelenler olucak onlar geldiğinde harekete geçiçez artık savunma devri bitti karşı saldırıya geçicez" diyerek kısa bir açıklama yaptı Nasthya da yanına geldi ve "yeni yüzbaşınız benim aynı zamanda hemşirelik eğitimi de aldım korkunuz olmasın birlikte düşmanlarımızı yenicez" dedi ve Kerem'e göz kırptı
####
Ensar her ne kadar karargahtan ayrılmadan önce "üçüncü dünya savaşı çıksa yine de geri dönmem" demiş olsa da büyük bir istekle hazırlıyordu valizini. Alev de başında dikilmiş "valla seni tanımasam bugünün hayaliyle yaşıyordu derim" diyerek alay ediyordu onunla. Alev Erdem'le evlendikten sonra onların evine yerleşmiş ve aileye neşe kaynağı olmaya adamıştı kendini. Oysa ki o da çok üzülüyordu Esra'nın gidişine ama içine atıyordu. Bu aile biraz bile gülebiliyorsa o da Alev sayesindeydi.
"Yenge zorlama istersen beni" dedi Ensar ve valizini kapatıp kapıya doğru ilerledi. Ev halkı da kapıya toplandı. Herkesin aklında Ensar'ın ilk gidişi vardı kimseye çaktırmadan kardeşini de takmıştı peşine. Alev "şu valizi bi kontrol edin bu sefer de benim kızımı kaçırmış olmasın" diyerek hüzünlü havayı dağıtmak istedi ama başarılı olamadı. Erdem çaktırmadan susması için dürttü onu.
Sessizce uğurladılar Ensar'ı. Kapı kapandığında herkes ağlamaya başlamıştı çoktan. Alev çaktırmadan dolan gözlerini sildi ve halasının adını verdikleri kızına bakmak için odasına gitti. Erdem de peşinden odaya girdi ikisi de sırayla kucakladılar küçük Esra'yı
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Aşk-ı Harekat
ActionÜç abi ve askerlik hevesiyle harmanlanmış deli dolu bir insan Esra Dengesizlikte sınır tanımayan binbaşı Kerem Abileri ve askerlik hevesi yüzünden erkeklere vakti olmayan Esra gizlice askerlerin arasına sızarda aşk ortaya çıkmaz mı? #Asker olmak ist...
