Direniş

7.3K 620 312
                                        

Bu akşam burada paramparçayım ve kimse beni düzeltemez  

Ve karşınızda son yılın en iyi çıkış yapan idolü; Haaan Jisuuung

Yerimden kalktım ve alkışlar eşliğinde kırmızı halıya yöneldim. Selam vererek sunucuya yaklaşıp, küçük bir teşekkür ile ödülü aldım.

Ardından mikrofonu almış ve günlerdir hazırlandığım o konuşmaya başlamıştım.

"Bu ödül bana değil, hayranlarıma. Beni her zaman desteklediğiniz ve sevdiğiniz için teşekkür ederim. Sevginiz ve emeğinizi asla boşa çıkarmamak için çokça çabalayacağım."

Ardından iki elimle ödülü yukarı kaldırmış ve eğilebildiğim kadar eğilmiştim. Bana üç dönemdir bu ödülü kazandıran fanlarıma teşekkür etmekten ve çok çalışmaktan başka bir şey yapmıyordum.

"Evet gerçekten büyük başarı. Hayranlarınız sizi çok seviyor ve sizde yaptığınız şarkılarla onları mükafatlandırıyorsunuz. Merak ediyorum da; ilham kaynağınız nedir? Şarkılarınız aşkın acısını o kadar iyi anlatıyor ki, yaşamamış olmanız imkansız bence."

Sunucunun dedikleri ile gülümseyip tekrar mikrofonu elime almıştım.

"Herkesin hayatında dönüm noktaları, başlangıçlar, bitişler, fırsatlar vardır. Her şeyden önce, bende bir insanım ve çektiğim acılar illaki oldu ve ben oturup acımı yaşamak yerine, yazmayı seçtim. Yazıp acımı anlatmayı, bunu insanların da hissetmesini, kelimelerimin insanlara yaşadıklarını anımsatmasını istedim."

Salonda büyük bir alkış kopmuş ardından havai fişekler patlamıştı.

"Yılın en iyi single parçası da size ait. Only You birçok alanda başarıya ulaştı ve birçok ödül kazandınız. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?"

"Her şarkıyı, geçmişte körelttiğim duygularımı yeşerterek yazıyorum ve bu bana o acılara teşekkür etmemi sağlıyor. İçten yazdığım kelimeler de insanın içine dokunuyor ve ben bu sözleri yorumlamaktan mutluluk duyuyorum."

Tekrar kopan büyük alkışın durmasını beklemişti sunucu. Elli tane soru sormadan bırakmayacak gibi duruyordu.

"Sizin için zor olmuyor mu peki bu yoğun duyguları tekrar gün ışığına çıkarıp ardından tekrar gizlemek. Geçen verdiğiniz konser pek iyi bitmemişti malum."

Sadece o an çok içten okuduğum için kendimi kontrol edemeyip hıçkıra hıçkıra ağlamıştım. Tabi konser alanın ortasında şarkıyı ağlayarak okumaya devam etmek hem beni hem beni izleyenleri mahvetmişti.

"O şarkıya ve kendime duyduğum saygıdan dolayı oldu. Bunun için özür dilemeyeceğim. Duygularımı tamamıyla ortaya koyarak yazdığım bir şarkıyı içten okurken duygulanmam çokta şaşılır bir durum değildir diye düşünüyorum."

Tüm fanlar fanchant yapmaya başladığında durup sevgiyle onları izledim. Onlar olmasa bir hiç olacağımın tabiî ki farkındaydım.

"Gerçekten 7 den 70'e herkes sizi seviyor, ee sizde sevilmeyecek gibi değilsiniz tabi. Peki Lee Minho ile çıkan kavga dedikodularına ne diyorsunuz?"

"Ben burayı ödül töreni, yan tarafı da Magazin programı sanıyordum. Yanlış gelmişim, kusura bakmayın."

Ardından gülümsemiştim. Sunucu birden tökezlediğinde fanlardan büyük bir 'oooo' sesi geliyordu.

"Sadece yanlış anlaşılmaları düzeltmek için sordum. Bu kadar sinirlenmenize anlam veremedim doğrusu."

"Pardon? İstediğinizi vermediğim için mi sinirlendi oluyorum? Madem yanlış anlaşılmaları düzelteceğiz, Lee Minho adlı kişi ile tanışmıyorum bile. Nasıl bir kavgam olabilir? Sadece tanışmadığım ve adını dahi sizden duyduğum birine selam vermediğim için siz ve sizin gibilerin çıkardığı dedikodular."

Konuşmama zıt gülümseyişim ile sunucuya döndüm.

"Pekala, kamuya duyurulur diyelim o zaman. 'Only You' dan küçük bir bukle okuyabilir misiniz peki? Eminim fanlarınız bunun için bekliyordur."

Onaylayıp şarkının en sevdiğim yerini söylemeye başlamıştım.

Once upon a time we had it all (we had it all)
Bir zamanlar hepsi bizimdi (hepsi bizimdi)
Somewhere down the line we went and lost it (we went and lost it)
Bir yerde çizgiyi aştık ve kaybettik (aştık ve kaybettik)
One brick at a time we watched it fall
Tuğla tuğla yıkılışını izledik
I'm broken here tonight and no one else can fix me
Burda bu gece kırgınım ve senden başka kimse beni düzeltemez
Only you, only you
Sadece sen, sadece sen
And no one else can fix me
Ve kimse beni düzeltemez
Only you, only you (nobody else)
Sadece sen, sadece sen (başkası değil)
And no one else can fix me
Ve kimse beni düzeltemez
Only you, oh
Sadece sen
Only you
Sadece sen
Falling, falling, yeah
Düşüyorum, düşüyorum, evet
Only you, only you
Sadece sen, sadece sen
And no one else can fix me
Ve kimse beni düzeltemez
Only you (only you)
Sadece sen, sadece sen
Only you (only you)
Sadece sen, sadece sen
And no one else can fix me
Ve kimse beni düzeltemez
Only you
Sadece sen

Büyük alkış ile gözlerimi açıp karşıma baktım.

Gözlerim her şarkı bitişinde olduğu gibi tekrar onun gözleri ile buluştuğunda akan yaşın öylece gitmesine izin verdim. Artık beni kimse düzeltemezdi, o bile.

-----------------

İyi okumalar dilerim.

Only You/MinsungHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin