Geçmemiş

3.6K 419 396
                                        

Wonwoo—"Ne konuştunuz bu kadar? Cevap versene."

Çıktığım gibi yürümeye bir nevi koşar adım kaçmaya başlamıştım. Wonwoo hyung ise cevap vermediğim halde sormaya devam ediyordu. Moralim yerle bir olmuştu ve konuşmak istemiyordum.

Sonunda odama varmış ve kendimi koltuklardan birine atmıştım. Kafam koltuğun yaslanma yerine yaslanmıştı, bomboş tavanı izliyordum.

Düşüncelerim zihnimi işgal ediyordu. Çok güzel giden bir ilişkimiz olmuştu ve bitmemişti. Çünkü bir sabah uyanıp yanımda aradığım yüzü görememiştim. Hep benimle olacağını söyleyen adam birden kaybolmuştu. Ne bir mektup ne bir mesaj ne bir iz..hiçbir şey bırakmadan gitmişti.

İlk başlarda öldüğünü düşünmüştüm. Çünkü benim sevdiğim adam ölüm olmadığı sürece benden gitmeyecekti, biliyordum. Bunu çok iyi biliyordum ya da bildiğimi sanıyordum.

İki yılım onu aramakla geçti. İki yıl boyunca mezarlıktan pastanelere kadar, şehir şehir aradım onu. İlanlar bastırdım. Ama ne gören vardı ne duyan. Nolmuştu benim sevgilime? Nolmuştu beni alkolik babamın tecavüzlerinden kurtarıp bana hem babalık hem analık yapan sevgilime?

Evet, delirmiştim.

Onu aramak, onu düşünmek, onu görememek, onu hissedememek, ne olduğunu bile bilememek..delirtmişti beni.

Çok gitmek istiyorsa söyleyebilirdi, gıkım dahi çıkmazdı. Bir gece onunla son uykuma yattım, son kez öptüm, son kez sarıldım, güldüm ve uyudum. Ben onsuz uyandığım o uykudan sonra hep ona hapsoldum.

Onunla uyuduğum o son uykuya, uyudum her zaman. Fakat uykudan uyanmam çok geç ve çok acılı olmuştu.

"Ünlü oyuncunun gizemli sevgilisi sonunda ortaya çıktı. Oldukça yakışıklı olan sevgilisini gözlerden sakınan oyuncu haklı çıktı. Adının Lee Minho olduğunu öğrendiğimiz çokta tanınmayan bu genç, 7 den 70'e herkesi etkileyebilirmiş gibi duruyor. Park Shin Hye'nin hamile olduğu da bir diğer dedikodulardan biri. İşte uzun süredir devam eden ilişkinin ilk fotoğrafları;"

Bir kafede otururken açık olan magazin ve ilgimi dahi çekmeyen magazin programı beni o uykudan uyandırmıştı. Minho'nun adının duymamla içimden hayır o değildir desem de gözüm gelecek fotoğraflara gitti.

Evet, oydu. Kanlı, canlı, sapasağlam, mutlu.. benden oldukça farklı. Ben onu öldü sanıp ölürken, defalarca intihar girişiminde bulunmuşken, o ölmemiş. Aksine hayatını yaşıyormuş.

Ben uyanıkken bile onunla uyuduğum o son uykuyu yaşarken, o başkalarının kollarından yaşamına devam etmişti, hem de beni öylece bırakıp giderek.

Benim kollarımdan kalkıp başka birinin kollarına gitmişti. Bunu nasıl yedirebilirdim ki kendime?

Bunları öğrendikten sonra daha da dağılmıştım. Ne doktorlar, ne arkadaşlarım, hiçbiri beni anlamıyordu. Sürekli yapmam için bir şeyler veriliyor, üzülme geçecek deniliyordu.

Nasıl geçerdi ki bu acı? Ömür geçti, Minho evlendi, çocuğu bile oldu ama benden geçmedi, geçemedi işte. Zaten normalde de şarkı yazardım ama Minho'yu ararken yazmaya fırsat bulamıyordum.

İçimde bir yan sevinçliydi, cesedi bile bulunamadığı için içim yanıyordu ve o hayattaydı. Tabi diğer bir yanım içimdeki sevgilimi öldüren canlı kanlı adama sinirliydi. Bütün bunlar birleşip şarkı yazma özelliği ile birleşince, şenlendi kağıtlar, doldu yapraklar.

Oldukça zayıflamış ve birazda olsa nefes alabilir hale gelmiştim. Yazmak bana iyi gelmişti. Kağıtlara acımı yazdığımda 'üzülme geçer' demiyorlardı. Sadece beni dinliyor ve istediğim zaman benimle oluyorlardı.

Only You/MinsungHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin