İKİ(2) BÖLÜM ART ARDA ATIYORUM. BU İLK BÖLÜM SONRASINDA O GELECEK VE ATLAMADAN OKUYUN, SİZİ SEVİYORUM.
---------------
O videoya ikimizde bakamamıştık. Dahası, ne birbirimize ne de Jinyoung Hyunga da bakamamıştık. Utanıyordum ve korkuyordum.
Bu bizim için özel bir andı, onca zaman sonra ihtiyacımız olan o anları yaşamıştık ve hala bunun sayesinde çok iyi hissediyordum kendimi. Ama Jinyoung hyungla aramın bozulmasını istemiyordum.
Bunu meslek, kariyer gibi zırvalıklar için değil, üzerimde çok fazla emeği olan bu kişiyi hayal kırıklığına uğratmamak için istemiyordum. Bu ilişkiyi öğrenecekti elbette ama bu çok ani ve açık olmuştu.
"Bence şu an böyle oturmak yerine anlatın. İkinizde bekar olsa anlayacağım ama biriniz evli olmasa bile çocuğu var, bu ne utanmazlık?"
Bir dakika, Minho hyungun evli olmadığını biliyor mu?
"Hyung sen ne—"
"Jisung tabiki biliyorum. Benim idolüm ve bütün evrakları bende. Yani evli olmadığını tabi biliyorum ama konumuz bu değil. Nasıl yaparsınız ya bunu?"
O ayrıntıları düşünecek durumda mıyım be adam? Diye bağırmak istemiştim bir an.
"Niye susuyorsunuz? Anlatın."
"Öncelikle bu görüntüleri izlemeniz etik değil." Minho hyung sonunda sessizliğini bozduğunda ciddi mi diye baktım. Adamın uçağında sevişen biziz sonuçta.
Jinyoung hyung alayla gülüp tekrar yerine oturduğunda onunda benimle aynı düşündüğü kanısına varmıştım.
"Minho, sen akıllı bir adamsın. Sence neden ben size o uçağı hiçbir görevli olmadan verdim? Sonuçta idollerime bir uçak veriyorsam, kalkıp kendi yemeklerini hazırlamalarını istemem."
Yani bilerek mi yapmış?
"Salak değilim ben. Jisung sen kaç yıldır benimle çalışıyorsun saydın mı? Seni kendi ailemde görüp kabullendim ve çok iyi tanıyorum. Sen kimseye ilk görüşte kin besleyecek, o kişiye nefret püskürecek biri değilsin. Yani birden birinden nefret etmeni daha sonra birbirinizin ağzına düşecek gibi davranmanızı gözden kaçıracak biri değilim."
"Hyung gerçekten bildiğin gibi değil." Jinyoungun başından beri bir şeylerin farkında olmasına şaşırmak benim hatamdı.
"Siz nasıl bir bokun içine kendinizi çektiğiniz farkında mısınız? İlişkinizin seviyesini bilmiyorum ama bunu halk sevmeyecek. Zaten twitterda biraz bile geziniyorsanız hakkınızda çıkmaya başlamış söylentileri görürsünüz."
"Gerçekten bildiğiniz gibi değil." Minho konuştuğunda kafamı kaldırıp ona bakamadım. Ama O, direk Jinyoung'un gözlerine bakıyordu.
"Benim neyi bildiğim önemli mi? Birbirinizi çok mu seviyorsunuz? İlk görüşte aşık mı oldunuz? Tensel bir çekiminiz mi var? Çok mu tutkulusunuz? Bunlar beni ilgilendirmiyor. Ve dahası, kimse bunlarla ilgilenmiyor. Kimse bu ilişkiyi kabul etmez, etmeyecek."
Jinyoung hyungun sözleri kulaklarımdan girip kalbime doğru kırıcı bir yol almıştı. Dünyanın adaletsizliğinin acısını biz çekmek zorunda mıyız?
"Ben bir şeyleri anladığım için sizi tek başınıza o uçağa bindirdim ve emin ol bu kadarını bende tahmin etmemiştim. Ha merak etme açıp izlemedim zaten bir baktım uçağımda bir çocuklu ve bekar iki idolüm sevişiyor, kapattım."
Sinirle söylediği şeyler doğru olmasa bile dışarıdan görünen şey gerçekten canımı çok sıkıyordu. Böyle olmasını suçlusu biz değiliz ki?
"Eğer dinleyecekseniz ve peşin hükümlü olmayacaksanız her şeyin bir açıklaması var efendim. Sadece dinleyin ve bizim ilişkimize karşı çıkmayın."
"Anlatacak mısın?" Şaşırmıştım. Bir yanım ilişkimizi sahiplenişini gururla anarken, diğer yanım her şeyi anlatmasının tehlikeli olduğunu söylüyordu.
"Anlat, zamanımız var. Benim ilişkinizle ilgili bir sorunum olmazdı, eğer sen herkese kendini evli olarak tanıtmasaydın."
Biz bu hikayeyi anlatır anlatmasına ama hyung ne tepki verir onu kestiremiyordum işte.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Only You/Minsung
Lãng mạnGözlerim her şarkı bitişinde olduğu gibi tekrar onun gözleri ile buluştuğunda akan yaşın öylece gitmesine izin verdim. Artık beni kimse düzeltemezdi, o bile. Uyarı! +18 öğeler içerir.
