Mutlu Sonsuz

2.6K 214 119
                                        

Jisung—"Az önce, beni, herkesin içinde öptün." Jisung aptal bir sırıtışla ve ağzındaki mikrofonu unutarak içinden geçeni söylemişti.

Mikrofonu, onu duyanları, olanları ve olacakları tamamen unutmuştu. Minho'nun herkes önünde yaptığı itiraf ve bu aşkın arkasında duruşuna hayranlıkla bakıyordu.

Minho—"Saklamak istemiyorum, böyle kabul edilmeme korkusu ile yaşamak da istemiyorum. Ben hayatımı adadığım kişiyi haykırmak, ona verdiğim sözleri tutmak istiyorum. Düzelteceğim demiştim, ne olursa olsun biz olacağız demiştim."

Jisung—"Biz zaten biziz ama bu yaptığın bizi tehlikeye atmak değil mi?"

Minho, Jisung'un bu soruyu hangi anlamda sorduğunu anlamıştı.

Minho—"Babamları polis yakaladı, bugün onları ihbar ettim." Evet, bu gerçekten beklemediği bir şeydi.

Jisung—"Cidden yaptın mı bunu?"

Minho—"O kadar çok insanın hayatını kararttı ki, çoktan hak etmişti bunu." Jisung ne diyeceğini bilemiyordu.

Minho her şeyi göze olarak bu aşkı ilan etmişti, bu büyük bir cesaretti. Jisung hazırlıksız yakalansa da, Minho'nun yanında olmak, onunla herkes onunda rahat bir aşk yaşamak en çok istediği şey olabilirdi.

Minho—"Şimdi boşver her şeyi. Benim konuşmak istediğim şey, neden sarılamıyorum sana herkes içerisinde? Neden öpemiyorum? Ben, sadece aşkımızın kazanmasını istiyorum. Boşverelim bizi kabullenmeyecek insanları, sevmeyi bir suç olarak görüyorlarsa bizi sevmeyebilirler, sıkıntı değil."

Bunları derken bir hayranın lobiden "onların ağızlarını yırtarız" demesi ile olan ciddiyette gitmişti.

Jinyoung—"Evet arkadaşlar, konser başka bir zamana lütfen boşaltalım salonu detaylı bilgi verilecektir." Bu ani konuşma sonrası söndü sahne ışıkları. Minho ve Jisung ise kendilerini çekilirken bulmuşlardı.

Jinyoung—"Size de aşkınıza da başlayacağım. Siz ne yaptığınızı zannediyorsunuz? Konser mahvoldu, biz bittik. Nasıl bu kadar düşüncesizce davranırsınız? Oğlum sizin ağlınız yok mu? Kaç yaşındasınız siz hala hayatı anlayamadınız mı?"

Ve evet, beklenen konuşma beklenenden çabuk gerçekleşmişti. Jinyoung en köşeye geçtikten sonra etraftakileri umursamadan konuşmaya girmişti.

Bu arada Wonwoo ve Mingyu'da gelip konuşmaya girdiler.

Minho—"Her şeyin farkındayız ve atmak istiyorsan da atabilirsin şirketten."

Jinyoung—"Bana diklenme, mahvederim seni. Oğlum ben sizi kabul etmedim mi? Ama bu harekette ne? Bu şekilde neyi düzeltebileceğinizi zannediyorsunuz? Tamam sizi destekleyenler olacak fakat bu belki de hayranlarınızın yüzde birlik bir kısmı, gerisi sizden nefret edecek."

Jisung—"Edebilirler, biz istifa etmeyi ve ayrılmayı kabul ediyoruz. Eğer hislerimiz bu sektöre ağır geliyorsa bırakabiliriz."

Minho gururla baktı Jisung'a, Jinyoung ise sinirle..

Jinyoung—"Sen benim için sadece bir çalışan değil oğul gibisin ve karşıma geçmiş rahatça bütün emeklerini silip atmaktan bahsediyorsun."

Wonwoo—"Bir sakin olabilir miyiz?" En gereksiz girişimi yapmıştı Wonwoo.

Mingyu—"Belki de o kadar kötü bir şey olmamıştır, hisse yükselişini görmeni istiyorum Jinyoung hyung." Jinyoung Karışık bir ruh haliyle Mingyu'nun getirdiği tablete ve tavan yapan hisselere göz gezdirmişti.

Jinyoung—"Nasıl olabilir bu?" Şaşkındı, fazlasıyla şaşkın.

Minho—"Bizi anlat, en büyük reyting biziz dediğimde inanmamıştın." Jinyoung hala gıcıktı Minho'ya ama bir şey demedi.

Only You/MinsungHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin