5. Bölüm

5.9K 207 2
                                        



Tüm yaz yatana kadar iki çocuğu idmanda tuttu. Akşamları pes ettiler mi diye iki çocuğun suratlarına bakıyordu. Ama onlar büyük bir gururla bir de yatana kadar idman yapıyordu. Askeriyedekiler iki çocuğu çok seviyordu.

Yakın dövüşmesini, yerde sürünmesini, Silah tutmasını, pusu kurmasını öğrendiler böylece sessizce günler geceleri, geceler ayları aylar yılları takip etti. Bu sırada terör olanca hızı ile devam ediyordu. Nazarin on yedisine gelmiş Fikret de yirmisinde yağız bir delikanlı olmuştu. Yüzlerinde kin ve nefret vardı. Serttiler ketumdular. Fikret yakın operasyonlara katılıyordu. Gizli görevlerde Fikret'i de yanlarına alıyorlardı. Nazarin'e bir kez iş düşmüştü. Çakı gibi olmuştu. Liseyi bitirdi daha da okumadı. Yemininde olduğu gibi asker oldu. Dağlarda günlerce aç kaldı susuz kaldı. Komando eğitimini küçük yaşlardan beri devam ediyordu. Birçok başarıları vardı. Tek bayan olması da aslında tüm komutanların hoşuna gidiyordu. İki dağ arsından iple geçmekten tutunda sarp dağlara korkusuzca tırmanmaya ya da helikopterden paraşütle atlamadan yakın bire- bir dövüşlere kadar her görevin hakkını veriyordu. Şakadan bile omzuna dokunanın vay halineydi. Alaşağı ediyordu. Bazen teröristleri dişiliğini kullanıp tuzağa çektiği de oluyordu. Bu onun için çok kolay bir avdı. Kamasıyla teröristlerin sessizce işini bitiriyordu. Tüm boş zamanlarında köylüleri sessizce örgütlendiriyordu. Bazen Fikret'te yardımcı oluyordu. Köylülere gizlice atış talimleri yaptırıyordu. Ya da bir terörist geldiği zaman nasıl kendilerini koruyacaklarının tekniklerini bıkmadan usanmadan gösteriyorlardı. Yüzbaşı ikisiyle birden baş edemiyordu. Gizlice yürüttükleri işleri nihayet öğrenmişti ama engel olmadı ya da o zaman şartlarında göz yumdu. Yakın köylerdeki halk iki genci çok seviyordu. İkisi için bizden terimini kullanıyorlardı. Komutandan önce Nazarin'e öğrendikleri bilgileri gizlice taşıyorlardı. Bu sayede birçok saldırı önceden önlenmişti. Uzak doğu sporlarında ikisi de çok iyiydi. Ateşli silahları gözü kapalı kullanıyorlardı.

O gece teröristler kampı basmıştı. Fikret ve Nazarin'de karakoldaydı. Ellerinde silah nöbet yerlerindeydi. Saldıranlar büyük bir guruptu. Pusuya düşürüldükleri gece Yüzbaşı Ender'in yanında, bir astsubay ve üç er şehit olmuştu. Nazarin saklanmış olduğu siperin arkasından teröristlere şarjör boşaltıyordu. Gözü dönmüştü. Fikret hemen yanında ona destekti. Bu sırada militanlardan teki Fikret'e nişan almıştı ki

-Fikret! Eğil çabuk!

Aynı anda Nazarin yan dönüp tüfeğini ateşledi. Ve militanı yere serdi. Fikret bir an dondu kaldı. Ama hemen kendisini toplayıp

-Kardaş, artık sana bir can borcum var.

Baskında karakoldaki diğer arkadaşları ile birlikte omuz –omuza çarpıştılar. Sürünerek saklanmış olduğu deliklerden Militanları teker-teker çıkartıp yok ettiler. Ama o gecenin bilânçosu tan yeri ağardığında ortaya çıkmıştı çok kayıp vardı. O gece karakolda beş şehit vermişlerdi. Bunun karşılığında on yedi can almışlardı. Kaçan yedi tanesini de kobra helikopterleri haklamıştı. Ender babanın naaşını sabah gün ağardığında buldular. Nazarin, dizlerinin üzerine çöktü. Donup babasına bakıyordu. Ağlamadı.

-Bu vatan uğruna binlerce can feda olsun.

Nazarin, eğildi babasının yanağındaki kurumuş kanı eli ile sildi. Gözünden vurulmuştu. Sağlam gözü açık kalmıştı. Nazarin eli ile açıkgözü kapattı. Ender yüzbaşının hala elinde olan tüfeğini aldı.

-Rahat uyu yüzbaşım. Bu vatanın evlatları da, aslanları da bitmez.

Çalıların arası, kayaların arkası militan cesetleri ile doluydu. Hırsla yere tükürdü. Gözlerindeki kin ile uzak tepelere baktı. Tek bacağını bükerek bir militanın cesedinin üstündeki kayaya yaslandı. Şartlar onu çok katılaştırmıştı. Yan cebinden bir sigara aldı yaktı. Hakkâri de yerler karlı kaplıydı. Derin bin nefes aldı gerçek ve samimi dostundan. Gözlerini iyice kıstı.

SON TANGO +18Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin