Sarp odadan çıktı. Nazarin karmakarışık duygular içinde kalmıştı. Evinde bakacaktı ama niçin? Acaba uyurken onu sevdiğini mi fısıldamıştı? Son haftadaki davranışına anlam veremiyordu. Sürekli ilgiliydi. Gerçi onun ilgisi çok hoşuna gidiyordu. Biraz daha ileri giderse onunla dediği gibi birlikte olmak isteyeceğinden korkuyordu. Artık düşleri gerçek olmaya başlamıştı. Kendi duygularından çok fazla korkuyordu. Onun evine gidemem dedi panikle. Dokunmaları tüm vücudunun kasılmasına neden oluyor bundan da ürküyordu. Bu duygu yoğunluğunda aynı takımda çalışması bir hayli güçleşmeye başlamıştı. Sabah o gelmeden bir taksiye atlayıp Fikret'in evine gitmeliydi. En iyi çözüm bu benim için dedi. İçi rahat uykuya daldı. Uyandığında yeni- yeni kahvaltı dağıtılıyordu. Doğrulmaya çalıştı. Elini yüzünü yıkamak için yataktan kalkmak gerek. Haydi, dedi içinden kimse olmadan bunu başarabilirsin. İki güçlü kol yataktan kalkması için destek verdi.
-Sennnnnn!
-Günaydın canım.
Sarp, o kadar canlıydı ki. Bir o kadar da gözlerinin içi gülüyordu. Yanağından minik bir öpücük çaldı.
-Lavaboya değimli?
Başını salladı. Yavaşça doğruldu. Hala ayağa kalktığında bacağı çivi gibi batıyordu. Yüzü ekşidi. Üzerine basmamaya çalıştı.
-Hani kendin idare edebilecektin?
İtirazlarına aldırmadan kucağına alıp lavaboya taşıdı yavaşça yere indirdi.
-Gerisini yapabilecek misin?
Utançtan yüzü al- al olmuştu. Hastane kıyafetinin arkası açıktı. Bunu bilmek bile adamın yüzüne bakamaması için önemli bir nedendi.
-Te...şee..
-Gerek yok. Ben kapının dışındayım. Seslenirsen seni alırım.
Nazarin, utançla başını salladı. Kapının kapalı olduğunu eli ile kontrol etti. Klozete oturması bile dudaklarından bir iniltinin kopmasına neden olmuştu. Aynı anda kapı vuruldu.
-Bir şeye ihtiyacın var mı?
Yumuşacık ses...
-Hayır, gayet iyiyim.
-Tamam. İşin bittiğinde seslen.
Zoraki de olsa ihtiyacını görmüştü. Sifonu çalıştırdı. Lavaboda elini yüzünü bol su ile yıkadı. Çok yorulmuştu. Gözlerinin altı halkalarla dolmuştu. Saçları ise Arapsaçından farksızdı fakat saçlarını düzeltecek gücü yoktu. Kolundaki sargılarla, bacağındaki sargılar hastaneden çıkmadan değişecekti. Diğer kolunda küçük izler vardı. Kapının kolunu tutup açtı aynı anda kendini Sarp'ın kolları arasında buldu. Fikret ve diğer arkadaşları da odadaydı. Sarp, büyük bir incelikle arkadaşlarının gözleri önünde genç kadını taşıdı incitmeden yatağa yatırdı. Fikret hızla yatağın örtüsünü açtı, üzerindeki örtüyü düzeltti.
-Kahraman nasılsın?
Nazarin, yarım ağız gülümsedi.
-Bakıyorum sesini soluğunu kesmişler.
Sarp keyifle
-Ne getirdiniz çocuklar?
"Secide den sevdiği ıspanaklı böreklerden aldım.
Fikret elindeki poşeti salkıyordu. Aniden gözlerinin içi parladı. Yüzüne renk gelmeye başladı. Odadaki arkadaşları gülüyordu.
-Ölüm döşeğinde bile yersin.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SON TANGO +18
Romantizm-Gidelim çavuşum. Ensesindeki tüyleri havaya kalktı. Sarp genç kızı koşarcasına kapıya sürüklemişti. -Artık gideyim. Nazarin'i hızla arabaya itti. Sarp'ın kollarından kurtulmak için saldırıya geçti. -Hey ne oluyor? -Sus. Nazarin'i kolundan büktü. D...
