Araç binanın otoparkından içeri girince daha durmasını beklemeden araçtan indi. Hızla girişe yöneldi. Allahtan önündeki on beş günü onsuz geçirecekti. Gün bitmiyordu. Aslında yarım gün sadece o kadar, sonra gelsin tatil. Genç adamın bakışları sürekli üzerindeyken her nedense kendisini hiç rahat hissetmedi. Sanki gece rüyasındakileri sahiden yaşamışçasına dikkatle kendisine bakıyordu. İşini layığı ile yapamayacak duruma gelmişti. Her an yanına gelecek gibi duruyordu. Öğlene kadar zor da olsa dayanabildi. Kazasız belasız bitmişti. Bakanlar ve milletvekilleri çıkar çıkmaz hiç ikilemeden yerinden ayrıldı. Sarp'ın bekle toplantı yapacağız demesi bile durduramamıştı. Soyunmadan bir an önce ortamdan uzaklaşmak istedi. Çantasını aldığı gibi üniforması ile binanın dışına çıktı. Sarp arkasından hızla koşmaya başladı. Nazarin, merdivenlerden atladı kapıdan çıkacağı sırada Alman başkonsolosuna doğru şüpheli bir şahısın yaklaştığını fark etti. Belindeki silahı çıkardı. Panikle bağırıyordu.
-Efendim yere yatın.
Korumaları konsolosu etten duvar içine almışlardı. O anda terörist ceketinin önünü açınca herkes dehşete düştü. Nazarin teröriste çok yakınındaydı. Genç kadın, eli ile çevredeki insanlara son kez işaret yaptı.
-Ka... çın.
Nazarin son anda yere attı kendini, yüzünü iki eli arasına sakladı. Sarp'ın bağırtıları ve talimatlarını duyuyordu. Saniyelerle canlı bomba sloganlarını atarak bedenini imha etti. Etrafta uğuldama ve Bedeninde Keskin acının yayıldığını hissetti. Diğer yerleri de acıyordu ama sanki kolu kopmuştu.
Etrafı az sonra dolmuştu. Bağrışmaları işitiyordu. Biri tarafından çevrildi. Kolunu oynatamıyordu. Etraf yaralılarla doluydu.
Sarp, başının altından tutup, kaldırdı. Bir eli ile yüzünü kontrol etti. Hızla üniformasını daha sonrada yeleği çıkarttı. Nazarin her harekette sanki öleceğini zannediyordu
-Tamam çavuş. Emniyettesin.
Nazarin başını çevirip etrafına baktı. Etraftaki kargaşa kötüydü. Kaç kişi diye fısıldadı.
-Belli değil.
-Bacağım, kolum?
-Korkma bir şeyin kalmayacak.
Sarp elini güven verircesine sıktı.
-Korkmuyorum.
Gözlerindeki yaşlar parlarken hala çok cesurdu.
-Aferin asker senden de bu beklenir.
Askeri ambulansa bindirildi ve ilk müdahaleler aracın içinde yapılmaya başlandı. Ayıldığında tertemiz bir odanın içindeydi. Odanın her tarafı çiçek dolmuştu. Çiçeklerin üzerindeki farklı isimler gözüne çarpmıştı. Doğrulmaya çalıştı, vücudu ağrılar içindeydi. İnlemesi ile içeri hemşire ve yanında Sarp binbaşı girdi.
-Uyandınız.
Nazarin sızlanmayı sevmese de
-Çok sancım var.
Sarp yatağın diğer yanına oturdu. Serum takılmayan elini avucunun içine aldı.
-Nasılsın?
-Yüz katlı bir binadan düşmüş gibi.
Gülümseyince kaburgaları batıyordu.
-Kolunuzdan ve bacağınızdan birçok mermi çıkardık küçük hanım. Bayağı dayanıklıymışsınız.
Kollundaki sargılara baktı. Bacaklarını göremiyordu.
-Ataşenin ve birçok bakanın hayatını kurtardın asker.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SON TANGO +18
Roman d'amour-Gidelim çavuşum. Ensesindeki tüyleri havaya kalktı. Sarp genç kızı koşarcasına kapıya sürüklemişti. -Artık gideyim. Nazarin'i hızla arabaya itti. Sarp'ın kollarından kurtulmak için saldırıya geçti. -Hey ne oluyor? -Sus. Nazarin'i kolundan büktü. D...
