7. Bölüm

5.2K 205 10
                                        


Nazarin hızla duşa girdi. Odada sadece kendisi vardı. Üniformasını çıkarıp askısına koydu, dolaba astı. İki gün daha dolap ona aitti. Saçlarını ensesinde topladı. Kapıdan çıktığında kolundaki su geçirmez komando saatine baktı. Saat on altı otuzu gösteriyordu. Kop pantolonu gün için fazlaca kalındı. Saçlarını kepinin içine soktu. Binanın girişindeki korkuluklara yaslanıp binbaşıyı beklemeye başladı. Bu gibi durumlarda pek deneyimi yoktu. Hem kendi üssü olması bakımından hem de duygusal anlamda ondan etkilenmesi yüzünden sinirleri iyice gerilmişti. Terör avında dahi bu kadar heyecana kapılmıyordu. Sırt çantasının askısına koruyucu gibi asıldı. Sarp kapıdan çıkıp yanından geçti hiç durmadan

-Beni takip et Nazarin.

Merdivenlerden üçer beşe atladılar. Bakanlık binasının otoparkına kadar hiç konuşmadılar. Sarp bayrak kırmızısı son model jipin önünde durdu. Kapıyı açtı. Nazarin bir an bocaladı. Binbaşı maaşı ile bu arabayı nasıl alabilmişti?

-Gir içeri asker.

Emre uydu. Hemen ön koltuğa oturdu. Sarp sürücü koltuğunu tamamen doldurmuştu. İçeriye hafif bir müzik doldu. Nazarin yan tarafa bakmaya korkuyordu. Sarp yan gözle bakıp neşeyle göz kırptı.

-EE söyle bakalım asker nereye gidiyoruz?

Hızlıca gidecekleri hastanenin adını verdi. İyice gerilmişti. Sessizce yolu izliyordu.

-Rahatla Nazarin. Artık işte değilsin. Şu anda her ikimizde serbestiz.

Nazarin eli ile ağzını kapatıp boğazını temizledi. Yüzünün kızarıklığını şapkası nispeten örtüyordu. Gözündeki gözlüklerde işini fazlasıyla yapıyordu.

-Rahatım efendim.

Nazarin oturduğu yerde diken varmış gibi huzursuzca kıpırdandı.

-Rahatla dedim sana.

Sarp'ın sesi yükselmişti. Hastaneye gidene kadar hiç konuşmadılar. Sarp aracı hastaneye parkına sokmadan önce bir çiçekçinin önünde durdurdu.

-Bana yardımcı olabilir misin? Elimiz boş gidersek ayıp olur.

Araçtan indiler. Yan yana çiçekçiye girmeleri Nazarin'e çok tuhaf gelmişti. Sarp, yine aynı rahatlıkla elini Nazarinin omzuna attı.

-Nasıl bir arajman yaptırsak?

Genç adamın dudakları neredeyse Nazarin'in kulağına değecekti.

-Efendim sizce de uygunsa beyaz güller olsun.

Omzundaki el sertleşti. Sarp'ın kısık sesle kulağına fısıldadığını duydu.

-Tamam, o zaman.

Büyük bir demet yaptırdılar. Nazarin adamdan uzaklaştı. İki elini pantolonunun arka ceplerine soktu. İleri geri sallandı. Etrafı ile ilgileniyormuş gibi yaptı. O anda çalan telefonu ile ortamdan biraz uzaklaştı. Derin nefes aldı. Sarpın ilgili bakışlarından süre için kurtulmuştu.

-Ayla efendim.

Konuşmasını Dışarı çıkarak devam etti. Sarp genç kızı izliyordu. Karısının ölümünden sonra iyice içine kapanmıştı. Hayatı kızı ve işinden ibaretti. Karşısındaki kadın her nedense ona çok yakındı. Çiçekçiden çıktığında hala telefonla sohbet ediyordu. Her ikisi de hızla araca doğru yürümeye başladılar. Nazarin, araca binmeden telefonunun kapattı.

-Özür dilerim efendim.

-Rahatına bak. Askeriyede değiliz.

Araca bindiler. Sarp elindeki çiçek demetine dalgın daldın bakıp bakışlarını Nazarin'e yöneltti. Bir an göz göze geldiler. Nazarin utancından başını önüne çevirdi. Sarp elindeki çiçek demetini genç kızın kollarının arasına bıraktı.

SON TANGO +18Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin