Bölüm 12

4.8K 175 4
                                        


Tehdit işe yaramıştı. Onca terörist öldürmüş olmasına rağmen bu adamla baş edemiyordu. Sarp gözlerini iyice kıstı. Sesi boğuk, avına atlamaya hazır bir aslandı.

-Haydi, güzelim buradan gidelim.

Cevap vermesini beklemeden aniden bıraktı. Garsonu çağırıp hesabı öderken Nazarin ona bakmadı. Çevresine göz gezdirdiğinde meraklı bakışların hemen başlarını önlerine indirdiğini gördü. Utancından yer yarılsa da keşke içine girmiş olsaydı. Sarp ayağa kalkıp hızla elini tuttu ve ayağa kalkmasına yardım etti.

-Gidelim çavuşum.

Ensesindeki tüyleri havaya kalktı. Sarp genç kızı koşarcasına kapıya sürüklemişti. Nazarin sessizce adama uydu. Arabanın önüne gelmişlerdi. Dışarıda mehtap vardı. Nazarin

-Artık gideyim.

Nazarin'i hızla arabaya itti.  Sarp'ın kollarından kurtulmak için saldırıya geçti.

-Hey ne oluyor?

-Sus.

Nazarin'i kolundan büktü. Diğer elini havada yakaladı ve iyice arabaya yasladı. Nazarin ilk kez bir erkek bedenine bu kadar yakındı: Araçla Sarp'ın arasında sıkışıp kalmıştı.

-Bırak beni tanrının cezası.

Kollarının arasından burkulup çıkma hareketini denedi. Adamın dudaklarını ensesinde hissetti. Sarp kollarının çemberini iyice daraltmıştı.

-Rahat dur.

Sarp, kollarının arasında acıtmaktan korkarcasına kendine döndürdü. Araca yasladı. Bir eli ile ensesinden tutup başını oynatmasını önledi ve dudaklarına eğildi. Bu çok heyecan vericiydi. Bacakları genç kızın bacaklarının arasındaydı. Sert erkekliğini bedeninde hissettiğinde daha da tedirgin oldu. Sarpın ateşli öpüşünden dudakları iyice uyuşmuştu. Kendini toparlamalıydı. Kendine gel kızım dedi içinden. Topuğu ile Sarp'ın kaval kemiğine vurdu. Sarp bir an bocaladı.

-Seni isyankâr seni. Savaşmak hoşuna gidiyor ha.

Kollarını açısını daralttı. Nazarin'in elleri kurtuldu adamın çenesini buldu. Bu güçlü bedeni itmek çok zordu. Karşısındaki adam sadece eğleniyordu.

Gözlerindeki eğlenceli ifade ile

-Neden seni bu kadar geç fark ettim acaba?

Nazarin'i bıraktı. Nazarin hızla açığa kaçmak istedi. Adam bileğinden yakalayınca eğildi. Tek bacağını doksan derecelik bir açıyla salladı. Sarp kendini korumuştu. gülümsüyordu.

-Hırçın kedi.

Sarp açıkta kalan eli ile Nazarin'in tekme attığı bacağını ayak bileğinden yakaladı. Sanki gözlerinin içine bakarak bir sonraki hareketini tahmin ediyordu. Nazarin zıpladı. Diğer bacağını savurdu. Bu sefer Sarp hareketini son anda kesmişti. Genç adamın kucağına yuvarlandı. İkisi de yerdeydi. Nazarin adamın kollarından kurtulmak için yan döndü.

-Bin başım ne olur bırakın beni, korkuyorum.

Adam sokak ortasında gelene geçene aldırmadan

-Uslu dur zaman.

-Siz de benden uzak durun.

Kurtulan bacakları ile bir sıçrayışta ayağa kalktı. Sarp kendisinden uzaklaşmasına izin vermiyordu. Nazarin hırsla döndü. Ellerini yumruk yapıp Sarp'ın üzerine korkusuzca yürüdü.

-Bırak artık. Birimizin bir yerine bir şey olmadan son ver.

Burnundan soluyordu. Sarp'da da nefes nefese kalmıştı. Tam karşısında durdu. İki eli belinde küstahça baktı.

-Bin arabaya.

-Ha.....yır binmiyorum. Şimdi görevde değiliz senin emirlerini dinlemek zorunda değilim.

-Bin arabaya!

Sarp genç kıza doğru bir adım attı. Nazarin geri- geri yürümeye başladı.

-Ben... Ken... dim giderim.

Sarp sertçe kolundan tuttu. Sürüklercesine arabaya tıktı. Kapıyı kapatmadan içeri başını uzatıp Nazarin'e iyice yaklaştı. O da hala burnundan soluyordu.

-Sakın yerinden oynama. İnsanlara aldırmayacağımı en iyi bilenlerdensin.

Nazarin ellerini göğsünde kenetledi. Başını diğer tarafa çevirdi. Konuşmamak en iyisiydi. Yoksa elinden kaza çıkacaktı. Sarp hızla kapıyı çarptı. Kendi yerine geçti. Motoru çalıştırırken bir an genç kıza baktı.

-Hayatımda bir tek sen beni deli etmeyi başarabiliyorsun. Bravo.

Nazarin, hiç konuşmadı. Hala öpüşlerinin etkisi altındaydı. Bir ara aracın hız göstergesine baktı. Otobana çıkmışlar hız sınırı iki yüzü aşmıştı. Hızı severdi ama bu kadarı değil. Yandaki askıya tutundu. Virajlarda iyi sarsılıyordu. Bilerek yapıyor domuz dedi içinden.

Araba şehir dışına doğu yol alıyordu. İstanbul yol ayrımını görünce panikledi.

-Hey yanlış yere gidiyoruz.

-Sus.

Deli gibi arabayı sürüyordu. Aynı anda arabanın kapılarını kilitledi. Nazarin gözlerine inanamıyordu. Adama döndü ve kahkaha atmaya başladı.

-Tamam anlaşıldı. Yeter artık. Beni eve bırakın.

Sarp hala hızını azaltmamıştı. Suskunluğunu korumaya devam ediyordu. Nazarin Merakla

-Komutanım...

Sarp çelik gibi sert bakışları ile hızla akan yola yoğunlaşmıştı.

-Komutanım.

Nazarin bir çığlık attı.

-Kes sesini Nazarin.

O panik duygusu yine gelmişti.

-Komutanım geri dönelim.

İlerdeki virajı gördü. Hızını hiç kesmemişti. Karşıdan da hızla bir araba geliyordu.

-Komutanım. Yavaşla.

Sarp son anda aracı fark etti. Arabaya çarpmamak için yolun iyice kenarından gitti. Savrulma iyi olmuştu ama en sonunda büyük bir sarsıntıyla araç durmuştu. İkisi bir an konuşmadılar. Az kalsın uçurumdan yuvarlanacaklardı. Sessizlik uzadı-uzadı. Nazarin adeta nefes almaktan korkuyordu. Yıllarca gizlice sevdiği adam tarafından bilinmeyen bir yere götürülüyordu. Bir an nerede olduğunu kestiremedi. İstanbul yolu üzerinden bir sapağa sapmışlardı. Bu dağ yolu pek düzgün değildi.

-Beni nereye götürüyorsunuz efendim.

Derin nefes alan Sarp emniyet kemerini çözdü sonra da genç kızınkini çözmek için uzandı. Ancak Nazarin ondan önce davranıp kilide uzandı. Elleri buluştu. İşte o an Sarp olayın ciddiyetini kavradı.

-Allahım az kalsın ölüyorduk.

SON TANGO +18Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin