Bölüm 18

3.9K 155 0
                                        


Koltuğu iyice yatırdı. Kapıyı kapattı. Soför koltuğuna geçti. Ağır- ağır yol almaya başladı. Kısa sürede genç kadın uykuya dalmıştı. Bundan güç alan Sarp hızı artırdı, yine de yoldaki çukurlara dikkat ediyordu. Nazarin uyanmadan eve ulaşsa çok iyi olacaktı. Nihayet onu eve götürüyordu. Bakımını bizzat kendi yapacaktı. Ev hazırlanmıştı. Yine kendi odasının yanındaki odayı hazırlatmıştı. Odaya sıkılmaması için televizyon koymuştu. Böyle hareketli bir insanı uzun süre yatakta tutmak çok zor olacaktı. Genç kadının yer- yeryüzü ağrıdan kasılıyordu. Evin son virajına da gelmişti. Nazarin, yerinden dönerken çığlığı da aynı anda duyuldu.

-Yavaş hareket et. Daha yaraların iyileşmedi.

Nazarin acısını duyurmamak için koltuğun kenarlarını sıktı.

-Az sonra rahat bir yatakta yatacaksın. Beş dakika ya var ya yok.

-Siz bana aldırmayın efendim.

Sarp, evin sokak kapısına aracı iyice yanaştırdı. Çabucak çıktı. Genç kadının kapısını açtı.

-Beni ayağa kaldırabilir misiniz?

-Kollarını boynuma dola asker seni taşıyacağım.

Panikle yerinden doğrulmayı deneyince yüzü iyice kasıldı.

-Yok, yok zahmet etmeyin efendim biraz ayakta kalmalıyım.

Sarp'ın desteği ile araçtan dışarı çıkıp doğruldu. Nazarin sağlam ayağının üzerine yüklendi. Yine sancı saplanmıştı. Onu karşılamaya gelenleri gözü görmüyordu.

-Anne daha sonra şu anda çok ağrısı var.

-Zavallı yavrucak.

Sarp kucağına alıp hızla merdivenlere yöneldi. Bir kuş taşıyordu. Hiç zorlanmadan üç kat yukarı çıkardı. Hizmetçi yanındaydı. Yatağın örtüsünü açtı. Nazarin'in uzanmasına yardım etti. Yüzüne baktı. Hala gözleri kapalı derin - derin soluk alıyordu.

-Nasılsın?

-Efendim beni biraz daha yana çevirebilir misiniz?

-Tabi güzelim. Tek şartla artık resmi konuşmak yok anlaştık mı?

Nazarin zoraki gülümsedi. Başını usulca salladı. Sarp, hizmetliye döndü.

-Sen git. Yiyecek bir şeyler getir.

Odada yalnız kaldılar. Sarp yatağın kenarına oturdu. Genç kadının sağlam elini okşadı.

-Yüzün çok soldu.

-İyiyim... Merak etmeyin.

-Karnın aç olmalı?

-Evet, aslında acım ama yiyecek hiç halim yok.

-Ben sana yediririm koca bebek. Daha sonrada uyursun. Okey mi?

Nazarin gülümsedi. Hiç itiraz etmeden genç adamın verdiği yemeği yedi. Kapı çalındı. Neredeyse Uyumak üzereydi.

-Lara.

Küçük kız yavaşça içeri girdi. Yatağın ayakucunda durdu.

-Babacığım Nazarin iyileşecek mi?

-Tabi meleğim.

Gözlerini açıp doğrulmak istedi ama Sarp engel oldu.

-Lara güzelim... Nasılsın?

Küçük kız çabucak yatağın yanına geldi.

-Nazarin çok acıyor mu?

Sağlam elini uzatıp küçük kızın yüzünü okşadı. Yüzüne sahte bir neşe ekledi.

-Yok, canım iyiyim. O kadar terörist yakaladım. Bu sıyrık sadece.

Küçük kızda neşelenmişti.

-Ne zaman kalkarsın?

-Akşama.

Bir an genç adama baktı.

-Akşama mı? Olmaz kızım. Biraz daha dinlenmesi lazım.

-Tamam, ben gideyim. Uyandığında beni çağırtır mısın Nazarin?

-Hı—hı.

Sağlam eli ile örtüyü üzerine çekti gözlerini kapattı. Sarp yanında bir süre oturdu. Bu sefer birçok yerden yara almıştı. Katır kadar inatçı olmasaydı her şey daha güzel olacaktı. Uyuduğundan iyice emin olup kendi odasına geçti.

Günler geçtikçe Nazarin eski sağlığına dönmeye başlıyordu. Bastonla odanın içinde küçük yürüyüşler yapsa da tüm gün odanın içinde olmak sıkıyordu. Boş zamanlarında ya Lara'ya çarpışma anlarını anlatıyordu ya da yeni vizyona girmiş filmleri seyrediyorlardı. Hatta bu ortama Yaşlı kadında katılıyordu. Elinde örgü yatak odasından çıkmaz olmuştu. Sarp gün içinde evde olmuyordu ama akşamları muhakkak eve geliyordu. Her ne kadar onunla karşılaşmak tansiyonuna iyi gelmiyorsa da elinden bir şey de gelmiyordu. Lara uyuduktan sonra Sarpla odada yalnız kalıyor bazen kitap okuyorlar bazen de şahsi olmayan konular üzerinde konuşuyorlardı.

SON TANGO +18Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin