19I錦鯉|

193 16 5
                                        


Bölüm yazarı: swageu


okumadan önce, bir önceki bölüme dönerek, prologue kısmını okumanızı şiddetle tavsiye ederim, çünkü oneshot boyunca ona yer vermedim ve önemli kısımları var.

teşekkür ederim, iyi okumalar

yerimden kalkarak büyük salon karşısında eğildim. alkış sesleri uğultulu şekilde etrafı doldurmuştu.

"kevin kern'den le jardin dinlediniz-" sahneye gelerek bana baktığını hissettim "-teşekkürler, lee jeno!"

evet, lee jeno bendim. o meşhur görme engelli genç adam..

görmüşsünüzdür, manşetlerde boy boy resmimin olduğunu, yani bence öyleydi.

ben görmedim tabii

arkadaşım donghyuck sahneye gelerek koluma girince gitme vakti geldiğini anlamıştım.

"iyi iş çıkardın, jeno lee." dedi gülerek. yüzünü görmesem de, gülüşünü duymak güzeldi.

kısık sesle teşekkür ettim ve arabaya kadar eşlik etmesine izin verdim.

"yakında bir yarışma varmış, katılmak ister misin?-" radyoyu açarak devam etti "-ameliyat parası için."

ameliyat olmak istemediğimi çok iyi biliyordu, ama paraya ihtiyacım olduğu için katılacağımı bilmiyordu.

"isterim." dediğimde bu yüzden şaşırmıştı.

sevinçle ellerini bir birine çırpmıştı, bu hareketine güldüm. yıllar geçse bile, değişmiyordu.

"o zaman yarın yarışmacılarla tanışmalısın! eğlenceli olacak!" neşeli ses tonu beni de mutlu ediyordu, sadece kafa sallamakla yetindim.

bir anlık geçmişi hatırladım. lee donghyuck kuzenimdi ve eskiden piyano çalıyordu.

beni müzikle bir bütün yapan da onun sihirli elleri olmuştu.

gerçekten dokunuşları o kadar güzeldi ki! fakat sonrasında bir daha açmamak üzere piyanonun kapağını kapatmıştı.

çok ısrar etsem de, yapmamıştı. beni bu halde görmüşken, yapamazmış.

gözlerimden akan yaşları silmeye çalışarak radyoyu dinledim.

kyle landry - howl's moving castle theme yazısı vardı, kesin ekranda.

benim spotify hesabım açık kalmıştı, çünkü.

new york sokaklarına kar yağmıştı, bunu da hissedebiliyordum.

fakat, keşke tekrardan karın yağmasını görseydim..

bir kaç dakika sonra araba durmuştu. "eve ne çabuk vardık?" dedim merakla.

"evet, bir sıcak çikolatayı hakettik diye düşündüm."

gülümsedim. yine aynı kafeye gelmiştik.

araba, insanı evinde hissettiren kafenin girişinde durmuştu.

kış aylarında hep sıcacık olurdu, içerisi. ve piyano tuşlarını eksik etmezlerdi, ziyaretçilerinin kulaklarından..

arabanın kapısı açıldı ve donghyuck inmem için zaman tanıdı.

biliyordu, kendim yapabilirdim.

youtan poluoBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin