5. bölüm

12.9K 480 137
                                        

Merhaba,

Geç geldiğim için üzgünüm.

Yorumlarınızı bekliyorum,

İyi okumalar...

Md. Akay -ikiz bozuntusu-

(Şey gözleri yeşil...)

son güncelleme 25.01.2022

🦋

Ertesi gün.

Yorgunum. Bedenen de ruhen de.  Ümitlerim azaldı ve bu beni yoruyor. Gücüm kalmadı artık.

Canımın acısını bir gün sonlanması dileğiyle...

Yazdığım siyah kağıdı katlayıp kutumun içine koydum.

Bu yazdıklarımı biriktiriyor en sonunda ise yakacaktım. Tüm acılarım bittiğinde.

Sabaha kadar uyuyamamıştım. Gözlerimin ağrısı kendini yeni yeni belli etmeye başlıyor.

Üstümü zar zor değiştirip saçlarımı topladım. Sırtıma pansuman yapmam gerekiyordu ama  kendi başıma halledebileceğim bir şey değildi ne yazık ki. 

Elbise giymeyi çok severim. Çok hoşuma  gidiyor ama yaralarımdan yüzünden pek giyemezdim. Bugün ne kadar lila rengindeki elbisemi giymek  istediysem de  üzüntüyle bakmıştım.

Eşofman ve  yaklaşık 3 beden büyük nude rengindeki tişörtü üstüme geçirdim.

Evin alt katına indiğinde  mutfak harici sessizlik vardı. Mutfağa girdiğimde  üç kişinin bakışları  bana döndü.

Biri orta yaşlarının baya üstünde, yanında iki tane genç kız vardı. Onlarla tanışmamıştım.

"Merhaba, kızım." Beyazlaşmış saçlarının üstü tülbent ile örtülü olmasına rağmen, saçının belli kısımları belliydi. Ellerini sildi ve ardından tülbentini düzeltti. "Günaydın Biray Hanım." Kumral, dalgalı  saçlı olan başında durduğu tezgahta domates doğuruyordu. Hemen karşımda bana bakıyor.  "Günaydın." İki kız  benden bir kaç yaş büyük gözüküyor sadece. Siyah saçlı uzun boylu olan kız bana hiç bakmamış, kendi işine odaklanmış gibiydi.

Orta yaşlarının üstünde duran kadının adı; Sevim. Kumral saçlı olan kişi kızı adı Yümra imiş. Diğerinin adı Mercan olduğunu öğrenmiştim.

"Kolay gelsin," diyerek mutfaktan ayrılmıştım.

Çok sıkıcıydı.

"Gebertirim olum seni!"  Bu Kaan abimin sesiydi. Merdivenlerdeki seslerle kafamı oraya uzatmış, arkada kalan ayağımı  hafif kaldırmıştım.

İkiz bozuntusu koşturarak inmiş benim arkama geçmişti. Bu da benim dengemi kaybettirmiş yere düşmeme sebep olmuştu. "Şimdi gebertim seni." Merdivenlerin başından hızlı adımlarla inmiş, ikiz bozuntusunu koşturuyordu.

Kalçam  acıyor...

Benim kıymetlimle alıp veremedikleri şey ne acaba? Zaten daha önce kuyruk kemiğim düşmüştü. Dikkat etmem gerekirken ben sürekli düşüyorum. 

Acıyan yeri ovduğumda  Kaan abime  bağırdım.  "Abi benim yerimede vur!" Baran beni ayağa kaldırdığında hepsi donarak bana döndü. "Abi mi?"

"Hı hı."

"Abi dedi bana." gülümsedi. Ne var benden yaşça büyük ismiyle  hitap edemem değil mi? 

Omuz silktim. "Ne diyeydim Mahmut mu?" 

Kahkaha seslerini duymuş onlara anlamsızca bakmıştım. Benim anlamadığımı gören Baran kolları arasına aldığında, "Babamın babası, Kaan abimin ismi konusunda Mahmut konmasını çok diretmiş ama annemler koymamış. Dedem ise Kaan yerine Mahmut demeyi sürdüyor," demiş benim gülmememe sebep olmuştu. Kolları arasından çıkmıştım, yavaştan titremeye başlarken.  

BİRAYBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin