22. bölüm

2K 81 11
                                        

Yağmur ve Bulut.

Yağmur abisinin kucağındayken Bulut ise dirseklerinin üstünden melül melül bana bakıyordu.

"Benimle evlensene Biyay."

Bulut bazen dilini döndürmekte zorlanıyor. Kafasına göre konuşuyordu. Bazen ise şakir şakir ötüyordu.

"Ama ben zaten evliyim." Dedim uykumdan ayrılmaya çalışırken.

"Ama ben noycam."

"O abimle evli." Bana kötü kötü baktı.
Nasıl tatlı olduğunu bir bilse. Ay yerdim ben bunları yer.

"Benimle evyenebiyisn mesela."
Güldüm. Onu yatağa yatırıp karnına ellerimi değdirip çekiyordum. Çok gıdıklanıyordu.

"Yap-ma." Bir yandan gülümsi yok mu. Kendimi sırt üstü yatağın üstünde olmamala ne olduğunu anlamadan gıdıklanmam bir oldu.

Yağmur üstüme çıkmış gıdıklıyordu.

"İkizimi benden başka kimse gidiklayamaz." Kahkahalarla hep beraber gülmeye devam ettik.

"Biyay ben aşık oldum."

"Kime?"

"Sana." Diyip yanağımı öptü.

"O senin yengen yengen." Diye kıkırdayan Emirdi.

İki kardeşi de kendime aşık etmem benim mi suçumdu acaba?

Evet. Çok güzelim ondan.

Yo. Ben güzelim sen değil.

Ama ben de varım.

Sen sadece iç sesimsin.

Beraber kahvaltıya indik.

"Hoşgeldin kızım." Göksel Teyze ve Hakan Amca'nın aynı andan konuşmasıyla karşılık verdim. "Hoşbuldum. Günaydın."

"Nasılsın Biray?"

"İyiyim Göksel Teyze. Sen nasılsın?"

"Çok şükür iyiyim."

Gülümsedim. "Alıştın mı ailene."

"Alıştım."

"Abim nerde?" Diye sordu, Emir.

"İspanya'ya gitmesi gerekti."

Kahvaltıya döndük. Ben önünde ki yumurtayı çok sevmeme rağmen bulanan midem yüzünden yiyemedim.

Ardından biz tekrar Emir'in odasına döndük.

Bu aralar biraz midem bulanıyordu. 3 gün önce başlamıştı mide bulantıları.  Ve ben stresten olduğunu düşünüyordum. Vücuduma yansıyordu.

Emir'in yatağına geri dönmüş, açtığımız güzel diziyi izlemeye başlamıştık.

"Nasıl yani? Bu kız bunu seviyor ama bununla evlenmeyi kabul ediyor. Ay o zamanda evlenme teklifini eden adam başkasına aşık. Çok karışık."

"Karışık değil sadece sen izlemiyorsun."

"Ama napabilirim. Senin yüzündeki çilleri izlemek daha cazip."

"Hmm. Öyle mi?" Dedim şirince.

"86 tane yüzünde çil var. Bunlardan 28 tanesi boynuna doğru iniyor. "

Hayranca gözlerine baktım.

Dolgun dudaklarına gözümün kayması, dudaklarımı ıslatma ihtiyacını gerektirdi.

O, nazikçe dudaklarıma yaklaştığında, gözlerimi huzurla kapattım. Kuru dudakları, az önce ıslattığım yaş dudaklarımla buluştu.

Emdi, ısırdı, öptü.

BİRAYBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin