Ezhel- Felaket
Keyifli okumalar
Bölüm +18 içermektedir.Cihan Şah Atabey
Nefes nefese onun mavilerine dalmışken kocaman gülümsedi. Hipnoz olmuştum sanki sımsıcak gülüşüne kahkaha atarak karşılık verdim. Bana eşlik ederek tatlı bir kahkaha attı. Mükemmel gülüşü müydü beni ona mühürleyen yoksa altımda çırılçıplak ve utanmadan uzanması mıydı bilmiyorum ama bu an bana iyi ki dedirtmişti. İyi ki Akşın. İyi ki sen güzel bebeğim.
Dirseklerimden destek alarak biraz bedenimi üzerinden kaldırdım. Sarı saçlarını okşadım uzun uzun, okşayamadığım onca ana inat. Dudaklarımı alnına bastırdım.
Bedenimi yavaşça üzerinden çekip yana yattım ve incecik bedenini hemen sarıp sarmaladım. Başını direkt olarak göğsüme yaslamıştı. Ona doymamıştım ama ilk sefer için fazla bileydi. Akşın incitmek istemeyeceğim kadar narin bir çiçekti. Onu pek çok defalar incitmiş olsam bile.
O kadar enerjik hissediyordum ki uyku falan yalan olmuştu. Bir kolumla boynuna sarılmış saçlarını okşuyordu diğer elim rahat durmuyor ve yumuşacık memesini okşuyordu. Bundan rahatsız olmadığın aksine keyif aldığının farkındaydım çünkü o da benim göğsümde keşif sürüyordu.
"İyi misin güzel bebeğim?"
Başını salladı. "İyiyim Cihan. Çok iyiyim."
"Nasıl hissettin?" Bunu sebepsizce merak ediyordum. Çokça canının yandığının elbette farkındaydım ama benim kadar heyecanlanmış mıydı ya da meraklanmış mıydı?
Sorum üzerine utandığını omzuma sürttüğü burnundan anladım. "Güzeldi." Dedi sadece, kısık bir sesle.
Kıkırdadım. "Nasıl güzeldi?"
"Of, güzeldi işte Cihan!" Dedi ve başını göğsüme gömdü. Bu tepkisine karşı kahkaha attım.
"Teşekkür ederim güzelim."
Merakla başını kaldırıp çenesini göğsüme yasladı ve alttan alttan bakmaya başladı. "Neden ki?"
Onun o sevimli yüzünü yemek istiyordum. "Böyle bir anı benimle yaşadığın için."
Yanakları pembeleşirken yüzünde masum bir gülümseme vardı. "Ben de teşekkür ederim Cihan."
Neden diye sormadım çünkü o da benim için benim düşündüğüm şeyi düşünüyordu. "Uykun var mı birtanem?"
Başını çocuk gibi iki yana salladı. "Hayır, yok. Senin?"
Başımı iki yana salladım onun gibi. "Hayır, yok."
"Ağrın var mı?"
"Birazcık." Allah'ım o kadar tatlıydı ki pembe yanaklarını ısırmak istiyordum ama şu an olduğumuz konumdan memnundum ve de birazcık dese bile canının acıdığına emindim. Yine de onu utandırmamak için uzatmadım.
"Yarın ağrı kesici alırız olur mu?" Başını onaylar anlamda salladı. Korunmayla ilgili ne biliyordu bilmiyorum ama o teklif etmeden benim teklif etmem doğru olmaz diye düşünüyordum. Ondan gelecek her şey başım gözüm üstüneydi. Böyle bir teklifle gidersem istemediğimi düşünür ve üzülürdü eminim ki.
"Ne düşünüyorsun?"
"Benden çaldığın baksırı."
Pembe yanakları kıpkırmızı olurken başını göğsüme eğdi ve bakışlarını bakışlarımdan kopardı. "Ben almadım dedim!"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
DOĞU KARTALI
General FictionTÖRE KİTABI DEĞİLDİR TAMAMLANDI "Cihan," dedi en nazlı sesiyle, her zamanki gibi. Bakışları bir şey isterken olduğu gibi kısılmış mavi mavi bakmaya başlamıştı. Sanki onun küçücük ağzından çıkan her sözün benim için birer emir olduğunu bilmez gibi. ...