"korkma bişey yapmam sana"
"böyle olmasını ben istemedim hicran benden sana koca olmaz ama elimden de bişey gelmez benim bir hayatım var bu hayatta sana yer yok"
"bilirim ağam benim senden bir beklentim yok beş sene öncede yoktu şuanda yok merak...
"sen küçük kız'sın benim için" kaşları dahada çatıldı
"versene tadına bakıcam" dediğinde elimdeki bardağa uzandı hızla geri çektim
"olmaz sert bu sana göre değil "
"banane denemek istiyorum lütfen" dedi çocuk gibi bide küçük deyince kızıyor hanımefendi.
"peki bir yudum ama" dedim ve bardağı verdim
"tamam" dedi bardaktan bir yudum aldı alır almaz tükürdü.
"ıyyy bu ne be zehir gibi insan bunu neden içerki" dedi bu hali beni güldürmüştü
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
"ya komik mi ne gülüyorsun" diye çıkıştı.
"ben sana demiştim kendin kaşındın küçük hanım"
"uyuzz"
"aaa insan kocasına uyuz der mi acı biber sürerim ağzına" dedim onunla uğraşmak güzeldi çocukça halleri utanınca kızaran yanakları sinirlenince çatılan kaşları.
Birde gözleri ne olursa olsun parlayan gözleri çok güzeldi.
"Baran hadi seninle bir anlaşma yapalım"
"hıı ne anlaşması"
"hani sen ağam dememi istemiyorsun ya ben sana ağam demeyeyim sende küçük deme olur mu"
"çık olmaz sen bana ağam demeyeceksin ama ben sana küçük diyeceğim küçük hanım ama küçük olduğun için değil sana böyle hitap etmek hoşuma gittiği için" dediğimde yanakları al al oldu yine gözlerini kaçırdı hemen.
"hadi bakalım küçük hanım birbirimizi tanıma zamanı anlat" dedim
"önce sen anlatsan ben ne anlatıcam bilmiyorum ki" dedi
"tamam önce ben ozaman" dedim hemen sandalyesini bana doğru çevirdi dikkatle beni dinlemeye başladı.
"liseye kadar burada okudum üniversite için İstanbul'a gittim dört sene üniversite okudum sonra tekrar buraya döndüm at'lar ve kitaplar ilgi alanım severim yani"
"odandan anlamıştım kocaman bir kütüphanen var" dedi
"evet sonra spor yaparım burada pek zaman bulamasamda yani böyle işte senin sormak istediğin bişey var mı"
"şey eee" dedi sormaktan çekiniyordu.
"sor çekinme"
"biri oldumu hayatında"
"oldu" dediğimde yüzü düştü sanki
"seninle evlenmeden önce ne olursa olsun evliydim bu süreç kimse olmadı hadi sıra sende"
"ee aslında benim pek anlatıcak birşeyim yok orta okul mezunuyum onbeş yaşından sonra hep konaktaydım at'ları gördüğün üzere bende çok seviyorum bu kadar.
" peki okusaydın hangi bölüm isterdin" diye sordum
"güzel sanatlar resim isterdim" dediğinde şaşırmıştım
"resim yeteğin mi var" diye sordum
"evet uzun zamandır çizemiyorum ama"
"o zaman sıra o evde" dediğinde gerildi hemen sözümü kesti
"bunu konuşmak istemiyorum baran lütfen"
"konuşmamız lazım hicran bilmem lazım"
"neden boş ver öğrenme"
"aramızdaki duvar onlar bu yüzden bilmem lazım hadi küçük kızım anlat herşeyi ilk günden son güne kadar" dedim derin bir nefes aldı. Başını eğdi tırnakları ile oynamaya başladı.
"o gün yani düğün gecesi başladı herşey ilk o gün oldu" dedi
"ne oldu o gün"
"ben ben gelinlikle odada bekliyordum annen geldi yanıma vur vurdu senin benim yüzümden gittiğini söyledi ben ağladım yalvardım ama durmadı sonra"
"sonra devam et"
"Barann"
"hadi güzelim devam et"
"sonra bu gece sana hiç unutmıycağın bir hatıra bırakıcam dedi annen" dedi sustu
"naptı hicran söyle"
Yutkundu "sırt sırtımı yaktı" dedi inanmadım inanmak istemedim bir anne bunu nasıl
"na nasıl yaktı hicran nedemek yaktı"
"bıçağı ısıttı sırtıma yapıştırdı" dedi elimde tuttuğum bardak kaydı ellerimin arasından tuz buz oldu anneme olan sevgim gibi yok oldu o an