bolum adı hakkinda fikirler???🫡
İyi Okumalar
Lalisa
Yaklaşık 5 saattir bu ağaç gövdesine yaslanmış esrar içiyordum, muhtemelen bir yaban domuzunun beni kemirmesine çok ama çok az kalmıştı.
Uzun çam ağaçların arasından parlamaya çalışan yıldızları izliyor ve düşünüyordum.
Bu iyi bir seçim miydi?
Zaten sikişmekten başka bir şey yapmıyorduk ki, şimdi ne olacaktı? Herhalde yatak dışında iletişim bile kurmayacaktık.
Bu işin sonunda gerçekten de ona benzeyecektim, şu an sırtımı dayadığım odun parçasından bir farkım kalmayacaktı.
Son otumu da bitirip ayağa kalktım, ayağa kalktığım gibi sendellememi yok sayarak çadırlara doğru yol aldım.
Bir oraya bir buraya sallanarak ateşin yanına oturdum ve dışarıda bırakılmış şallardan birini omuzlarıma attım.
Ellerimi ısıtmaya çalışırken Jennifer'ın kollarında taşıdığı odun parçalarıyla buraya geldiğini fark ettim.
Terlemiş olduğu için parlayan vücudu ve hafif kasları, boynu...
Beni tek bir hareketi bile delirtiyordu.
Hemen yanı başımdaki ateşin yanında diz çöktü ve odunlarla ateşi alevlendirdi, ben ise onun becerikli ellerini izliyor şalıma daha çok siniyordum.
Biraz yana kayıp onun yanı başıma oturmasına izin verdim, ellerini biraz ısıttıktan sonra cebinden bir bandaj çıkardı ve ellerini bandajlamaya başladı.
"Noldu niye izliyorsun beni?" dedi ellerini bandajlamaya devam ederken.
Sorusuna cevap vermeyince eklemlerini bandajlamayı bitirip dişleriyle kumaşı kopardı ve derince iç geçirip konuştu.
"Bu akşamki planın iptal olursa beni ara."
"Hangi telefonla arayayım?" dediğimde kıkırdamıştı, tanrım.
Onun gülmesiyle ben de gülümsediğimde bir süre birbirimize bakarak sadece sırıtmıştık.
"Doğru ya, onu unutmuşum." dedi hâlâ ufak gülümsemesini silmezken.
Zaten bana yakın olan bedeni beni ateşe verirken, baş parmağıyla çenemi tutmuş ve beni kendine çekmişti.
"Seni sürekli öpmek istemem normal mi Lalisa?" diye sordu, sözcükleri dudaklarıma çarpıyordu.
Gözlerim anında parlayıp yavaşça sırıtınca dudaklarımızı birleştiren ben olmuştum, uzun zaman geçmemesine rağmen yine hasret kalmıştım dudaklarına.
Alt dudağımı dudaklarının arasına alınca aynı zamanda da diğer eliyle odun parçasına tutunarak büyük bedeniyle üstüme eğilmişti.
Ellerimi boynuna çıkartıp küçük bir inleme bıraktığımda diliyle ağzıma baskı yapmış ve dilini içime almamı sağlamıştı.
Dudaklarıyla dilimi emmeye başlayınca onu daha da kendime çekmiş odun parçasıyla onun arasında kalmıştım, hemen yanıbaşımızdaki kamp ateşinin verdiği ısı beni iyice sıcaklatıyordu.
Sıcaklamam inlememe dönüştüğünde çenemde olan eli bacağıma gitmiş ve dizimi kırarak kendi bedeninin yanında sabitlemişti.
Dilimi son kez emip boynuma indiğinde açık kalan dudaklarımla inlemelerim serbest kalmış ve şiddetlenmişti.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Hurt you
Фанфик"Kimi öldürdün?" diye sordu sanki normal bir şeymiş gibi. "Sevgilimi." dedim yutkunarak. "Ne istediğini iyi bilir misin Pranpriya?" diye sordu ellerini motorun iki yanına koyup üzerime eğilerek, beni kesinlikle bu kısa süre zarfında deli edivermişt...