10. Bölüm - Lotus Çiçeği -

21 4 2
                                    

Yaklaşık, yarım saattir müdürün ne diyeceğini bekliyoruz. Evet, hâlâ aldığı kararı bize söylemedi, bizi azarlamakla meşgul. Cidden merak ediyorum, Ece mi kalacak yoksa ben mi?

"Yaptığınız çok yanlış bir hareket kızlar." Dedi ve Ece 'ye döndü. "Ece, senin suçun: Nisa 'yı kışkırtman." Deyince Ece kaşlarını çattı.

"Ben, kimseyi kışkırtmadım." Dedi dişlerinin arasından. "Hadi, kışkırtmadın diyelim, Nisa, neden seni merdivenlerden itsin ki?" Deyince bu seferde benim gözlerim fal taşı misali açıldı.

"Ben, itmedim." Dediğimde müdürün alaycı kahkası, odayı doldurdu. "Sen, itmedinde, kim itti? Hayalî mi düştü bu kız?" Dediğinde bu sefer kaşlarını çatma sırası bendeydi.

"Aldığınız kararı söylemek için, çağırmamışmıydınız bizi?" Dedim dişlerimin arasından.

"Hele şükür, birisi bunu dile getirdi." Bunu diyen Ece 'ydi. Bu kıza göz devirmemek imkansızdı.

"O zaman, aldığım kararı sizlere söylüyorum kızlar." Dediğinde sinsice güldü. "Nisa, okuldan ayrılıyorsun." Dediğinde kaskatı kesildim, bunu gerçekten beklemiyordum, ama Ece 'yi ben itmemiştim ki? Kesinlikle, bana karşı, haksızlık yapıyorlar.

"N-nasıl." Anca bunu söyleyebildim.

"Bildiğin, okuldan gidiyorsun." Dedi kelimelerin üstüne basa basa.

"İstenmediğim yerde, daha fazla duramam ben." Dedim ve gururumu ezdirmemek için odadan çıktım.

Merdivenlere yöneldiğim sırada, merdivenlerden çıkan Berk'i gördüm, endişeliydi, benim için mi endişelenmişti?

"N'oldu, ne dediler?" Endişesi, sesinede yansımıştı. Merdivenlerin, yarısını indim ve parmak uçlarımdan yükselip, iki elimi de, Berk 'in boynuna doladığımda, başta afalladı ama daha sonra elleriyle sırtımı sıvazladı.

"B-ben, üzgünüm... B-ben, çok, çok üzgünüm..." Dediğimde ağlamaya başladım.

"Şhh, ağlama lavantam, ağlamak, lavantalara yakışmaz, özellikle de, benim 𝑳𝒂𝒗𝒂𝒏𝒕𝒂𝒎𝒂." Dedi ve benden ayrıldı. Daha sonra, parmak ucuyla, göz yaşlarımı sildi.

"Okuldan ayrılıyorum." Dediğimde kaskatı kesildi.

"N-ne demek, okuldan ayrılıyorum?" Deyince gözleri doldu.

"Şhh, ağlama kahramanım, ağlamak, kahramanlara yakışmaz," Dedim ve ona yaklaşarak kulağına fısıldadım. "Özellikle de benim 𝘒𝘢𝘩𝘳𝘢𝘮𝘢𝘯ı𝘮𝘢."

Berk, bir süre düşündü, düşündü ve en sonunda, aklına bir şey gelmiş olacak ki, merdivenlerden çıkarak, müdürün odasına kapıyı çalmadan girdi ama kapıyı kapatmayı unutmadı.

Aradan 5 dakika sonra, kapının açıldığını gördüm ve bana, sırıtarak gelen Berk 'i ...

"Ne oldu?" Deyip yanına gittim.

Beni iki elimden de tutup, gülümsedi.

"Bende, okuldan ayrıldım, istifa ettim, deniliyor buna sanırım. Artık, burada kalmam için geçerli bir sebebim yok." Diyerek güldüğünde yeniden kaskatı kesildim.

"N-nasıl?" Yine kekelemeye başlamıştım.

"Basbayağı, istifa ettim Lavantam." Dediğinde gülümsedi. "Hadi, bu okuldan bir an önce çıkalım da kendimize, çalışmak için, bir iş arayalım." Dediğinde gülümseyerek, başımı tamam anlamında salladım.

Ellerimiz ayrılmadan, arkamı dönüyordum ki, gördüğüm kişi yüzünden, olduğum yerde kaskatı kesildim. 𝑴𝒊𝒓𝒂ç, 𝒃𝒖𝒓𝒂𝒅𝒂𝒚𝒅ı...

LavantaHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin