Bölüm şarkısı; Hapiste Yatarım- Ali Kınık
Bir sevda, bin defa ölmek demekmiş.
Başkasının sevdası ise, bir kere öldürmekti.
Ömer ile beraber olduğum sürece binlerce kez ölmüştüm, binlerce kez daha öleceğimi biliyordum. Ömer'in sevdası ölümdü, sevgisizliği ise ölümden daha beterdi.
Bazen kimin bedduasını aldım diye düşünmeden edemiyordum. Bir karıncayı incitmeyen ben, öyle bir sevdaya düşmüştüm ki Allah'ın bir imtihanı diye düşünüyordum.
Allah'ım kalbime engel olamıyordum, onu çok fazla seviyordum.
Çayımı yudumlayıp, bardağı masanın üzerine bıraktım ve sandalyede geriye yaslandım. Elimi enseme koyup tüm nefesimi sıkıntıyla dışarı verdim, yanaklarım şişip inerken karşımda duran adam beni inceliyordu.
"Ne oldu?" diye sordu Akif sessizce, kahvelerimi onun gözlerine diktim. Daha iki gün önce evlenmesine rağmen ne balayı ne tatil yapmamıştı. Yapamamıştı.
Ömer ile uğraşmaktan.
"Ne olmadı Akif?" diye sordum kafamı iki yana sallayıp dudaklarımı birbirine bastırdım. Her anımızda yanımızdaydı.
"Bunlar normal şeyler artık Erdal, senin her defasında böyle afallayıp kalmana şaşırıyorum."
Evet, Ömer'in düğünden hemen sonra eve kadar sabretmeyip yolda onun aracının önünü kesip silah çekmesi ona normal geliyordu ama ben sevdiğimin hâlâ teröristler dışında adam öldürebileceği gerçeğine alışmamıştım.
Neyse ki kimse yoktu etrafımızda da hiç kimseler görmemişti. Yoksa olay daha çok büyüyecekti, özellikle Miraç olayı taşşağa vurmayıp şikayet etseydi daha kötü olacaktı. Bu olay gerçekleşirken gözünden bir gram korku geçmemişti, sadece bana dönüp 'sana çok üzülüyorum' demişti.
Tabi bu Ömer'in daha da delirmesine sebep olmuştu.
Tam tetiğe basacağı sırada Akif'in yetişmesi ile onu zor bela ondan ayırmış, biraz sakinleştikten sonra eve götürmüştük.
Ömer harbiden bir psikopat gibi davranıyordu. Özellikle konu bensem, karşısında kim varsa gözünü kırpmadan harcardı. Belki başkası olsa sevgilisinin böyle olması hoşuna giderdi ama benimki gitmiyordu. Çünkü benim için, bana bile kıyabilecek biriydi.
Yanından bir saat ayrılsam, ortalığı birbirine katacak kadar çok seviyordu.
"Bu olanları normalleştirdiğimiz için bu durumdayız Akif." dedim sadece, onlara göre birinin canına kıymak çok normal gelebilir ama bana göre öyle değildi.
"Ömer ilk defa adam öldürmüyor Solcu, yüzden fazla leşi vardır." dedi Akif sırıtarak, sigarasından bir duman çekti içine.
"Bak kendin diyorsun, leş. Teröristler ile sivil birini öldürmeyi aynı kefeye koyma." dedim ters ters.
"O da hak ediyor ama şimdi."
"Saçma sapan konuşma Akif, hele bunu onun yanında asla söyleme." iki arkadaş birbirinden manyaktı.
"Söylemem, söylersem daha oturmadan haklısın deyip onu vurmaya gider. Öyle istekli ki öldürmeye." gülerek anlatıyordu şerefsiz.
"Lan niye gülüyorsun komik bir şey mi bu?"
Gülerek yerinden kıpırdandı ve vücudunu dikleştirdi.
"Solcu, ben bu ailenin içinde senden önce vardım. Ömer ile en çok vakit geçirenlerden biriyim. Tabi daha önce Ömer hiç böyle bir sevdaya tutulmamıştı, diğerleri senin yanından geçmeyi bırak sana yetişemez bile. Ama Ömer'in sevdiğine yan gözle bakmak ölümdür zaten. Bunu bilmesi gerekiyordu."
