3. Bölüm

639 51 5
                                    

    Hogwarts'a Dönüş

      Bugün büyük gündü

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Bugün büyük gündü. Hogwarts 'a yani yuvama geri dönüyordum. Artık bu lanet balolardan, yemeklerden, davetlerden ve Regulus'a olan sabrımdan kurtulacaktım. Ve tabiki Emily ile tekrar görüşecektik. Onunla mektuplaşmış olmamız yeterli gelmiyordu. Üstelik safkan yemeklerinde de rahatça sohbet edemiyorduk.

Ben hogwarts'a gitme hayallerimle dışarıda Evan'ın gelmesini bekliyordum. O gelince gidecektik.

En sonunda Evan Efendimizin teşrif etmesiyle arabamıza bindik. Annem ile babam bize saygılı, başarılı, dik başlı ve safkan destekçiliği hakkında her yılki uyarılarını yapıyorlardı.

Annemlerin uyarılarından kurtulduktan sonra, trene bindik. Evan ve benim aynı kompartmanda tek gitmemiz bir kabustu ve bende trende Emily'i aramaya başladım. En azından onunla oturabilirdim.

Evan ile beraber trende arkadaşlarımızı aramaya başladık. Bir kompartmanı açtığımızda; Emily, Barty, Narcissa ve Küstah Black'in içerde olduğunu gördük. Emily başka bir kompartmanda otursa olmuyordu sanki. Narcissa bizden bir yaş büyüktü. Ama yinede çok iyi anlaşırdık. -Emily kadar olmasa da-

İçeri girdiğimizde gıcık Evan, Regulus'un yanına oturmak yerine Emily ile Narcissa'nın ortasına sıkıştı. Kızlar ona delici bakışlarını gönderiyorlardı. Bana da Küstah Black'in yanı kalmıştı. Tabi ki oraya oturmayacaktım.
"Barty biraz kayar mısın?" Söylediğim şeyle biraz oflayarak, Regulıs'un yanına kaydı. O kayınca Regulus sabır dilercesine kenardaki boşluğu doldurdu. Bende cam tarafına oturdum. Yol boyunca Karanlık Lord'un yaptığı katliamlardan konuştular.

Tren duruşu Hogwarts'a geldiğimizin haberini verince, trenden inip bütün ihtişamıyla görünen şatoya baktım. Sonunda gerçek yuvama kavuşmuştum.

Birinci sınıflar kayıklarla gidiyorlardı, aklıma birinci sınıftaki halim gelince yüzümde bir sırıtış beliridi.

Flashback

"Küreği sen çek niye ben çekiyorum ki."

"Çünkü sen erkeksin Evan, üstelik hiçbir şey yapmıyorsun kendini ne sanıyorsun."

"Abiyle böyle konuşulmaz Rigel"

"Arkadaşlar ikinizde yüzünüz dışında tanımıyorum, ama kayığı sallıyorsunuz ve Göl halkına yem olmak istemiyorum. Sakinleşebilir misiniz?" Evet bu Emily'di. O zamanlar bile barışçıl bir tutumu vardı.

Ama biz onu dinlememiştik. O zamanlar sihir gücümü kontrol edemediğimden dolayı Evan'a olan sinirim ortaya çıktı ve Evan bir anda bir fareye dönüştü.

"En azından artık ses kirliliği ve ağırlık fazlalığı olmayacak." Diye savunmuştum, kendimi Emily'e karşı

Yol boyunca Emily ile tanışmış ve ilk arkadaşımı bulmuş olmuştum. Seçme töreninden önce Profesör Mcgonagall'a Evan'ı eski haline getirmesi için yalvarmak zorunda kalmıştık.

Flasback son

Testrallerin çektiği arabaya doğru yürümeye başladık. Muhtemelen çoğu kişi bu canlıları göremiyordu. Görse bile çekiniyorlardı, halbuki çok sevimliydiler.

Hogwarts'a ulaştığımızda kendi masamıza geçtik. Gryfindoor masasından Çapulcular adlı gruptan kahkaha sesleri geliyordu. Aralarında tek tanıdığım Sirius'tu onunlada uzun zamandır görüşemiyorduk. Ama dikkatimi çeken tek şey o değildi. Regulus o tarafa doğru sanki onlar çok büyük bir suç işlermişler gibi bakıyordu.

Dumbledore konuşmasını yaptıktan sonra birinci sınıflar seçmen şapka tarafından binalarına yerleştirilmeye başladılar. Her yılki gibi yine çok fazla Slyterin'e seçilen yoktu. Sadece safkan ailelerin çocukları ve bir iki tane de melez vardı.

Yemekler belirdikten sonra yemek yemeye başladık. Uzun zaman sonra ilk defa rahatça yemek yemiştim. Çünkü karşımda dik dur, kibarca ve küçük lokmalarda ye, yemek yerken konuşma, yemekten önce Lord'un varlığına şükret gibi şeyler söyleyip beni darlayan ailem yoktu.

Daha sonra yanıma bir birinci sınıf öğrencisi geldi. "Sen Rigel Rosier misin?" Açıkçası şaşırmıştım. Çünkü çocuk Gryfindoor bölümündeydi ve çocuğu hayatımda hiç görmediğime emindim. "Evet benim." Dedim meraklı görünmemeye çalışarak. Elime bir kağıt bıraktı ve doğruca arkadaşlarının yanına gitti. Bende çocuğun arkasından bakakaldım. Kim bana not göndermiş olabilirdiki.

"O çocuk kimdi Rigel." Emily'nin sesiyle gerçekliğe döndüm.

"Bilmiyorum." Dedim basit bir ses tonuyla ama hala aklımda not vardı. Acaba ne yazıyordu?, Kim göndermişti?

Eveeet canlaaar sizce kim gönderdi ?
Sizce notta ne yazıyor ?
Yorumlarınızı bekliyorumm.

𝔹𝕝𝕒𝕔𝕜/R.A.BHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin