Safkan evliliğiyle başlayan nefretle devam edip, arada sizi farklı şeylerin bekleyeceği ve sonu yarı kötü biten bir hikaye...
Kitabın hakları Regulus'un kıvırcık saçlarına saklıdır.
Başarılar;
Rosier🥇
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Bugün yine bir balo vardı. Bilirsiniz safkanlar ve onaların meşhur baloları. Balo dendiğine bakmayın herkes, birbirine sahte gülümsemelerini takınmış, kendinden daha üstün safkanlara yalakalık yapıyor. Ha bide liderleri var; Lord Voldemort, herkesin yaranmak için uğraştığı o şahsiyet.
Voldemort'u hiç desteklememiştim, ama konu aileden atılmak olunca, desteklemiyorum diyemiyordum. Ailemin safkan bile olmayan birine itaat etmesi çok acınası geliyordu.
Kan saflığını her zaman savunmuşumdur, ama asla bir muggle doğumluya bulanık gibi, iğrenç bir lakap takmam çünkü öyle doğmayı o seçmemiş ama muggle doğumluların safkanlarla evlenmesine karşıyım. Safkan soyunun devamı için bu durumda en zor yük safkanlara kalıyor. Tabi herkes buna uymuyor. En basit örnek Andromeda.
Ben bunu yapmaya razıydım, sonuçta bu safkan soyunun devamı içindi ama bu durum evleneceğim kişi, benim sevdiğim kişi olsaydı, mümkün olurdu. Ailemin gidip en Voldemort destekçisi çocuğu bulacağını nereden bilebilirdim ki.
Bunu öğrenme şeklim ise çok trajikomik. Neden mi, başta bahsettiğim balolar yüzünden oldu. Yine rahatsız edici kıyafetler ile gitmiştik. Kimisi dans ediyor, kimisi birbiriyle konuşurken sahte gülümsemeler gönderiyordu. Annem ise Walburga Black ile konuşuyordu. Bende heykel gibi yanında dikilip herkese sahte gülümsemeler atıyordum taa kii-
"Hadi kalk ve gelecekteki nişanlın ile dans et" annemin sesini duymamla, bir anda gülümsemem solmaya başladı.
O çocuğu derslerde, quiddich maçlarında ve bir de Slytherin ortak salonunda görüyordum. Hiç sohbetimiz olmamıştı. Genelde ikizim Evan takılıyorlardı. Ben onlardan uzak durmaya çalışmıştım hep. Çünkü genelde konuştukları konular Voldemort, muggle doğumlulara yaptıkları zorbalıklar, ölüm yiyenlik ve safkanlıktı, içlerinden sadece biri dikkatimi çekiyordu. Safkanlık ama sırf bunun için onların yediği haltları dinlemeye katlanmazdım.
Annemin dediği şeyle ne yapacağımı şaştım. Oda bana tuhaf tuhaf bakıyordu, ama tam tuhaf denemez böyle içinde biraz da tiksinti bulunduruyordu. Annemin beni dürtüklemesiyle dans eden eden insanların olduğu yere doğru yürümeye başladık ikimizde istemiyorduk, çocuğun suratından da belliydi.
Dans etmeye başladık ikimizde konuşmuyorduk. Tuhaf bir şekilde daha isimlerimizi bile bilmiyorduk sormaya karar verdim. "Adın ne?"
Sorduğum soruyla çatık kaşları biraz da olsa düzeldi. "Regulus Black ya seninki" bu kadar olumlu karşılamasını beklemiyordum ve bende sorusuna cevap verdim. "Rigel Rosier"
Dans boyu başka hiç bişey konuşmadık, ama bu sessizlik beni çok rahatsız ediyordu. Dansın bir an önce bitmesini istiyordum ve sonunda istediğim oldu, tam hayal ettiğim şekilde olmasa da, sonunda bittiği için mutlu olabilirdim. Evan beni kolumdan tutarak dans pistinden uzaklaştırdı. Regulus pistte şaşkın bir halde bakakalmıştı.
"Bana, biricik abine, tek abine, nasıl en yakın arkadaşımla nişanlanacağını söylemezsin?!." Evet Evan şu anda saçmalıyordu.
"İlk olarak, Evan sen benim abim değilsin ben senin ablanım. İkinci olarak, bende yeni öğrendim yani drama quinnlik yapmana gerek yok." Söylediğim şeyle Evan trip atmaya başlamıştı. Her zamanki haliydi 3-4 dakika sonra normale dönerdi.
Her zaman Evan'a göre daha olgun bir çocuk olmuştum, ama Evan erkek çocuğu olduğundan fazla ilgi ve alaka görüyordu. Ne de olsa soy ondan devam edecekti ve bundan dolayı biraz kırılgan, bir o kadar da sadist bir insandı. İkiz kardeşi olmama rağmen, ben bile Evan'ı çözemiyordum.
Evan'ın peşinden bende salona geri döndüm. Doğruca annemin yanına gittim. Doğrusu biraz, sinirli duruyordu. Acaba Regulus denilen manyak hemen annesine şikayet mi etmişti, öyleyse eve gidince güzel bir azar yiyecektim. •••
Nihayetinde balo bitmişti eve dönmüştük. Belkide nihayet dememeliydim.
"Sen nasıl olurda gelecekteki nişanlını yalnız bırakırsın!"dedi babam