21. Bölüm

328 37 9
                                    

İtiraflar

Bir söz vardır ya sayılı gün çabuk geçer diye

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Bir söz vardır ya sayılı gün çabuk geçer diye. Geçmiyor. Blacklerin evinde sayılı çabuk falan geçmiyor. Çabuk geçmesini bırak hiç geçmiyor. Burada geçirdiğim üçüncü gün ve iki gün boyunca Evan'ın olmayan beynine sövüyorum.

Sabah daha güneş yeni yeni doğmak üzereyken uyanmıştım. Normalde fazla uyumayan bir insan olarak, burası normalden daha erken uyanmama neden oluyordu. Yeniden gözümü kapatıp uyumaya çalışsamda nafileydi. Bende Evan canavarını uyandırmamaya çalışarak sessizce üstümü giyindim. Ortalık biraz daha net gözükmeye başlayınca karnımın acıktığını hissettim. Başka bir evde erken uyanmak gerçekten zillet bir şeydi. Tam Emily'e mektup yazmak için kağıt çıkartacağım sırada alt kattan ses geldiğini hissettim ve Kreacher'ın yemek hazırlamak için kalktığını düşünüp, ondan yemek isteme amacıyla aşağıya indim. Aşağıya indiğimde o ciddi duruşuyla kendine sandwich hazırlan Regulus'u gördüm. Tam pişman olup yukarıya doğru yöneldiğim sırada bir ses duydum;

"Sende erkencisin galiba Rigel. Sende sandwich ister misin?" Arkamı dönüp Regulus'a baktım ve evet anlamında kafamı salladım.

"O zaman kendin yapabilirsin. Malzemeler burada." O gerçekten odun ve küstahın tekiydi. Hayır Evan eşeği bile böyle bir durumda yardım ederdi. Zoraki bir gülümseme takınıp yavaş adımlarla yanına gittim ve kendi sandwichimi hazırlamaya başladım. Oda sandalyeye oturmuş bir yandan beni izliyor bir yandan yemeğini yiyordu. Bu durum dikkatimin dağılmasına neden oluyordu. Nihayetinde sandwichim hazır olduğunda masaya oturup afiyetle yemeği planlıyordum ama Regulus hala öküzün trene baktığı gibi bana bakıyordu.

"Regulus senden birşey rica edeceğim. Lütfen yemek yerken bana bakma, yoksa ben yiyemiyorum."

"Eğer yiyemiyorsan bana verebilirsin ben yerim." Sabır dilercesine baktıktan sonra Regulus'a dikkat etmeden yemeğimi yemeye çalışıyordum.

"Yarın toplantı varmış. Lord çok önemli bir şey açıklayacakmış. Bir varisle ilgili, ailem bizi daha çok ilgilendireceğini ve Lord'un gözünde kusursuz olmam gerektiğini söyledi. Sence konu tam olarak ne?" Duyduklarımdan sonra ağzıma arttığım lokma boğazımda kalmıştı. Eğer bir varisten bahsediyorsa ve Black ailesini de ilgilendiriyorsa muhtemelen kızı olduğumu söyleyecekti. Henüz çok erkendi üstelik daha yakın zamanda Evan ile kardeşlik muhabbeti yaptıktan sonra bu haber çok ani olacaktı.

"Rigel Rigeeeel daldın iyi misin?" Regulus'un sesiyle kendime geldim.

"Sadece ihtimalleri düşünüyordum. Sence olay ne?"

"Bana göre iki ihtimal var ki, biri çok özgüven içeriyor. İlki Voldemort beni varisi yapacak ikincisiyse bir çocuğu var ve o çocuğuyla ilgili beni ilgilendiren bir şey var."

"Kesinlikle ikinci" dedim yarı şakacı bir şekilde, ama içimde bir huzursuzluk vardı. Regulus'a söylemek istiyordum; o varis benim diye, çünkü yarın öğrenince hayal kırıklığına uğramış gibi hissedeceğini düşünüyorum. Ama sonrasında aklıma bir şey geldi onun uğrayacağı hayal kırıklığı beni neden ilgilendiriyordu? Arkadaşım olduğu için mi böyle hissediyorum. Eğer öyle olsaydı bunu Emily'de de hissederdim. Fakat Regulus ile ilgili içimde son zamanda anlamlandıramadığım şeyler oluyordu.

𝔹𝕝𝕒𝕔𝕜/R.A.BHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin