Safkan evliliğiyle başlayan nefretle devam edip, arada sizi farklı şeylerin bekleyeceği ve sonu yarı kötü biten bir hikaye...
Kitabın hakları Regulus'un kıvırcık saçlarına saklıdır.
Başarılar;
Rosier🥇
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Bu tatil bizim son yaz tatilimizdi. Seneye mezun oluyorduk. Eşyalarımızla beraber trene bindik ve eve döndük. Bende Rosier Malikane'sine dönmüştüm. Yaz tatilinin başları sıkıcı geçmişti. Lord önemli işleri olduğu gerekçesiyle kimseyi yanına çağırmıyor, ya da görev vermiyordu. Ancak yaz tatilinin ortalarında Lord yeni ölüm yiyenlere olan ihtiyaçtan bahsedip, Alex Avery, Rabastan Lestrange be Evan gibi mezuniyetine az kalmış ve yeterli gördüğü safkan ailelerin çocuklarını ölüm yiyen yapmaya karar vermişti. Evan bu duruma çok sevinmişti. Bu durumun neyine sevindiğini anlayamıyordum. Ayrıca Lord Rosier ve Black ailelerini çağırmıştı. Açıkçası bu durum beni çok şaşırmıştı çünkü Lord'un bu iki aileyle olan ilişkisi çoğunlukla nişanla ilgiliydi.
"Evet hoşgeldiniz oturun." Sakin ve yavaş çıkan sesiyle konuştu. "Sizi buraya çağırma sebebim, nişan meselesi. Bu konuyu çok düşündüm ve hem çocukların kafasının karışmaması için, hemde bu hayırlara vesile olacağını umduğum işin gereğin fazla gecikmemesi için Okul açılmadan en azından bir nişan yapılmasını uygun gördüm."
Muhtemelen okuldaki amortentia olayını öğrenmişti. Gerçi o Lord'u. O her zaman, her şeyi bilirdi. Benim için de nişan konusu çok önmeli bir problem değil gibiydi
"Hogwarts'tan mezun olduktan sonra da düğün yapılır ve kim bilir belki küçük ölüm yiyenler meydana gelir." Lord'un dediklerimden sonra Regulus ile bir anlık göz teması kurmamla yüzüm kızarmıştı. "Bir itirazın olmadığını düşünüyorum. Zaten fikir sormak için değil, haber vermek için çağırdım. Şimdi, çıkın." Dedi sert ama gülümseyen bir ifadeyle. Yani ben Regulus ile mi nişanlanacaktım. Bunun elbette olacağını biliyordum ve benim için sorun değildi ama bir an düşününce- sindirmek için zamana ihtiyacım vardı.
•••
Annemin verdiği tarletansız düz yeşil ve uzun kollu bir elbise giymiştim. Kollarında ince bir tül vardı ve ben her ihtimale karşı karanlık işareti kapatmak için içime yeşil dar bir penye giymiştim. Elbisenin etek kısımları tülden oluşuyordu. Kuşağının üstünde minik çiçekler vardı. Ayakkabılarımdaysa siyah, ince uzun topuklu ve bağcıklı bir ayakkabı tercih etmiştim. Evan'ın odaya pat diye dalmasıyla tüm dikkatim oraya yöneldi. Evan şok olmuş şekilde duruyordu. "Rigel, benim canım kardeşim ne kadar da güzel olmuşsun sen öyle. Regulus gerçekten çok şanslı." Ona utangaç bir gülümseme gönderdim ve "teşekkür ederim Evan. Sen niye geldin?"
"Yaa insan abim gelsin diye bekler sen beni kovuyorsun çok ayıp Rigel. Sana yakıştıramadım."
"Ahh senin Drama Quinnliğin bir gün beni öldürecek. Ayrıca ben senden büyüğüm yani abim değilsin. Aksine, ben senin ablanım. Sen niye geldiğini söyle ağzında geveleme. Sen durduk yere buraya gelecek bir insan değilsin."
"Annem seni aşağıya çağırmamı istedi. Ondan geldim. Herkes seni bekliyor.Regulus şanslısı da aşağıda hadi."
"Tamam sen çık beş dakikaya geliyorum." Dedim ve Evan'ın odadan çıkışını izledim.
"Hazır olduğumu hissettiğimi düşündüğümde yavaş adımlarla aşağıda bekleyen insanların arasına indim. Kalabalıktı ve hepsi bana bakıyordu. Ancak içlerinden dikkatimi çeken tek bakış Regulus'unkiydi. Lord nişanda yoktu çünkü misafirler arasında bakanlık üyeleri ve görevlilerde vardı ve bu Lord için bir tehlikeydi.
Bunu düşündüğüme ne kadar şaşırmış olsam da Regulus çok yakışıklı ve karizmatik olmuştu. Bana hayretle ve gülümsemeyle bakıyordu. Bu benimde gülümsememe neden olmuştu. Aşağı indim ve Regulus'un yanına gittim. Nişan da bağlılık yemini ettik ve yüzükler takıldı. Buna hazır mıydım bilmiyordum ama son zamanlarda şunu öğrenmiştim. Sanırım ben Regulus'a gerçekten aşık olmuştum.
Amortentia'da aldığım gazete kağıdı kokusunun kaynağı oydu. Bunu Regulus ile Hogwarts'ta kahvaltı yaparken Regulus'un gazete okuduğu sırada gelen o kağıdın kokusundan anlamıştım. Sanırım bazı şeyleri kabullenmek benim için gerçekten çok zordu.
Sonrasında bir ara Sihir Bakan'ı nişan için ziyarette bulunup gitmişti. Beni şaşırtan kısımsa Sirius'un gelmemiş olmasıydı. Sonuç olarak nişanlananlardan biri kardeşi, diğeri ise arkadaşıydı. Bu düşünce seansımı bozan şey yanımdaki Regulus'un beni koluyla dürtmesi oldu.
Kafamı ona doğru çevirdiğimde kafasıyla bir yeri işaret ettiğini gördüm. Anlamlandıramaz şekilde ona anlamadığımı belirtecek şekilde baktım. Sonrasındaysa o tarafa doğru gidince, onu takip ettim ve kimseye görünmeden merdivenlerden yukarı doğru çıktık. Hala aşağı kattaki konuşma uğultuları duyuluyordu.
Regulus'a baktığımda düşünceli görünüyordu. Yere bakıyordu ve sanki bir şeyi söylemek istiyorda söyleyemiyor gibiydi. "Ne oldu Reggie?" Kafasını biraz kaldırıp göz ucuyla bana baktı. "Nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum ama ben seni seviyorum." Açıkçası bu cümlesine şaşırmıştım. Bende onu seviyordum ve bunu söylemekten çekinmedim. "Bende seni seviyorum Reggie."
"Fakat arkadaş olarak değil, ben sana aşığım Ri." Dedi kafasını kaldırıp bir yanlışı düzeltmeye çalışır gibi. Ona tatmin edici bir gülümseme gönderdim. "Biliyorum Reggie. Seni bir seherbaza ihbar etmeliyim."
"Ne niye?! Eğer böyle bir şey yaparsan ikimzinde başı yanar." Onun bu telaşlı hali çok komik gözüküyordu.
"Seni seherbaza şikayet edeceğim çünkü kalbimi çaldın Reggie." Dedim eğlence dolu bir sesle. Benim lafımdan sonra Regulus rahatlamış ve birazda Tripli duruyordu. "Ödüm koptu Ri. Öyle söylenir mi seherbaz falan."
"Tamam özür dilerim kötü şakaydı. Romantikliğin içine ettim." Dedim bir yandan gülerek. O da bana gülümsedi.
"Rigel Rosier ya da Riddle her neyse, benimle çıkar mısın?"
"Reggie nişanlandık farkındasın demi. Yani çıkmamız bir şeyi değiştirir mi?"
"Tam bir odunsun Rigel. Aynısını ben yapsam bin laf yerdim. Neyse yokluğumuz çok belli olmadan aşağı inelim "
"Reggie bence ikimizde odunuz. Yani çok takılmaya gerek yok. Neyse hadi inelim." Dedim ve aşağı inip boş boş bekleyip, safkan ailelerin sohbetlerini bitirip gitmelerini bekledim. Bugün gerçekten güzel bir gündü. Başta Regulus ile evlenme konusunu kendi içimde kesin bir dille reddederken şu anda onu çok seviyordum ve nişanlıydık. Önümdeki tek sorun ölüm yiyenlikti.
____________________
Bölümü nasıl buldunuz aşk pastalarım. Umarım beğenmişsinizdir. ❤️🫶🏻
İleride Rigel'in başı Lord'dan dolayı yanacak ve belki ölüme kadar götürecek sizce neden??🙃🌟