Uzaklık

4 1 0
                                    

Yıl 2014, üniversiteyi kazandı ve memleketinden 12 saat uzaklıkta bir şehire gitti. Ailesinden ayrıldığı ilk yıl; o gün bugündür evine dönemediği bir tarih bu. Sonrası mezuniyet ve iş hayatı ve o yine uzaklarda 14-15 saatlik mesafedeydi. Sevdiklerinden uzak bir yaşam, yalnız başına kaldığı, güçlü durmak zorunda olduğu zamanlardı. Hâlâ da devam ediyor bu uzaklık. Onun herkese ulaşmaya çalıştığı, kimsenin ona ulaşmaya çalışmadığı bir uzaklık...

 Onun herkese ulaşmaya çalıştığı, kimsenin ona ulaşmaya çalışmadığı bir uzaklık

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

"Benim yaşamım bu mu olmalıydı?" diye soruyordu kendine çoğu zaman. Çünkü bu çok ciddi bir yüktü. Sürekli ailesi ile olanlara, sevdiğinin yanında olan insanlara imreniyordu. Kardeşinin büyüdüğünü kaçırmak, aile ortamının güzelliğinden uzak olmak, Anne, Baba özlemi yaşamak, kız kardeşinin büyüdüğünü gözüyle görememek onun için ölüm gibi bir şey.. Daha anlatamadığı, yazamadığı sorunlar, kederler vardı.

 Daha anlatamadığı, yazamadığı sorunlar, kederler vardı

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

O bu acıları boşuna çekmiyordu elbet. O da insandı; üşüyen, özleyen, seven, aşık olan, bekleyen, acı çeken, gülen, ağlayan... Bütün bunlara kendi ayaklarının üzerinde durmak için katlanıyordu. Herhangi bir ideolojik düşüncenin peşinden gitmiyordu. Ve anlamıyordu, insanların bazen onu tek bir cümle ile yargılamasını, "neydim ben?" diyordu. Herkes gibi insandı.

Nice zorluklara katlandı, tek başına, yaşamda mücadele edebilmek için ve hâlâ da sürüyor bu mücadele. Belki bir gün yorgun düşecekti, güçsüz düşecekti ve yine kalkacaktı. Cebinde parası olacak ya da olmayacak. Hiç önemli değil. Sadece yaşayacaktı; kendisine inat.

Elbette bu sorunların hepsini tek o yaşamıyor, ancak sürekli kendisini "tek başına bu sorunları yaşamıyorsun, seninle birlikte bir çok insan var bu sorunlar ile boğuşan" düşüncesi ile teselli ederken buluyor, daha çok boğulmuş hissediyordu

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Elbette bu sorunların hepsini tek o yaşamıyor, ancak sürekli kendisini "tek başına bu sorunları yaşamıyorsun, seninle birlikte bir çok insan var bu sorunlar ile boğuşan" düşüncesi ile teselli ederken buluyor, daha çok boğulmuş hissediyordu. Bir kısır döngü gibi içinde bulunduğu yaşamdı. Tekrarlayan bir yaşam.

Aşık oluyor, seviyor. Çok özlüyor. Yine uzaklık, yine mesafeler. Kendine, "Benim kaderim böyle mi olmalıydı? Kaderim bu muydu? Yaşamım mesafeler üzerine kurulmuş gibi. Ancak ben buna boğun eğmeyeceğim. Bunu değiştireceğim. Çünkü beni ayakta tutan bir aşk var. Bir insanın birbirine bağlı olmasının verdiği bir güç. İnanıyorum; gerçek özgürlük, sevdiğinin, sevdiklerinin yanında olma özgürlüğü bana da gelecek. Bekliyorum ve çabalıyorum..." sözlerini söylüyordu.

EhvenişerHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin