4. Bölüm

62 6 0
                                        

"Jongin, nereye?"

"Kafeye geçiyorum anne, yapacak çok iş var."

"Önce bir kahvaltı etseydin."

Yanına gidip annemin yanağına bir öpücük bıraktım.

 "Pek aç hissetmiyorum bugün."

"Dün de az yedin, hasta mısın yoksa?"

"Hayır çok iyiyim. Sadece yeni işim için heyecanlıyım." Bir de yeni aşkım için. Acaba bir daha ne zaman görebilecektim onu.

"Bekle en azından yanına bir sandviç, bir şey koyayım." Cevap vermemi beklemeden işe koyuldu. Daha sonra hazırladığı sandviçleri de yanıma alıp yola koyuldum. İşe vardığımda kapıda bekleyen tatlı bir kız duruyordu. Beni görünce gülümseyip eğildi. Yine de gergin olduğunu görebiliyordum.

"Merhaba"

"Merhaba."

"Ben.. şey sormak için gelmiştim. Acaba garson arıyor musunuz?"

Karşımdaki kızı inceledim. Bu saatlerde burada olduğuna ve iş istediğine göre lisede okumuyordu. Yakınlarda bildiğim bir üniversite de yoktu. 

"Gel içeri biraz konuşalım," Anahtarı çevirip kapıyı açtım ve kızı içeri aldım. "üzgünüm, daha sandalyeler gelmedi."

"Sorun değil, ayakta bekleyebilirim." Çok nazik bir genç kızdı. Ona gülümsedim ve adını sordum. 

"Yerim." diye cevapladı.

"Kaç yaşındasın Yerim?"

"19"

"Okuyor musun?" Yüz kaslarının gerildiğini görebiliyordum.

"Hayır, üniversiteyi karşılayacak durumum yok maalesef. "

Okulların harçları gerçekten yüksekti. Bir de şehir dışında okuyacaksa epeyi masrafı olacaktı. Yine de maddi durumu yüzünden bir kızın okuyamaması beni üzmüştü. Ama özel hayatını daha fazla deşmek istemedim. 

"Bir garsona ihtiyacım var, evet. Daha önce hiç garsonluk yaptın mı?"

"Lisedeyken bir süre part time çalışmıştım."

"Güzel o zaman işi de biliyorsun. Sırrımız olsun, bilmesen de alacaktım. Yeni işine hoş geldin Yerim."

Yerim kocaman gülümsedi. Eğilerek teşekkür etti.

"Ne zaman başlayabilirim?" diye sordu.

"Kafenin açılması için hala biraz zamana ihtiyacımız var. Masalar ve sandalyeler gelecek. Duvarlar için biraz tablo ve kafeyi süslemek için bolca çiçeğe ihtiyacım var. Hepsinden önemlisi bir aşçımız yok."

"Maalesef bir aşçı tanımıyorum ama tablolar için biraz gezinebilirim."

"Harika olur, ben de çiçekleri hallederim o zaman." Cebimden cüzdanımı çıkardım ve içinden biraz para alıp Yerim'e uzattım. "Bunları al. Uzak bir yerlere bakman gerekirse araç kullanmaktan çekinme ve güzel bir şey bulursan buraya getir."

Yerim uzanıp verdiğim parayı aldı. Yine gerilmişti. 

"Bugün sözleşmeni de hallederiz," Telefonumu alıp ona uzattım. "Bana numaranı yaz." 

Başı ile onaylayıp dediğimi yaptı ve sonra dükkandan ayrıldı. Ben de zaman kaybetmeden çıkıp bir çiçekçi aramaya başladım. Sonunda güzel bir yer buldum. Kafeyi süslemek için birkaç yapay ve birkaç gerçek çiçek satın aldım ve bunlar için bir kargo arabası tutup geri döndüm. Hala bir aşçılık için başvuran birileri yoktu. Bu biraz canımı sıktı. Sehun aklıma gelince biraz düşündüm. Uzun zamandır buralardaydı, belki birilerini tanıyor olabilirdi. Telefona çıkarıp aradım. Birkaç seferden sonra açıldı.

"Hey Jongin."

"Sehun nasıl gidiyor?"

"İyidir, senden?"

"Fena değil. Kafe işleri. Hala bir aşçı bulamadım ve belki tanıdığın birileri vardır diye düşündüm."

"Ah aslında biri var. İş yerinden bir müşterim, bir süre önce buraya taşındı ve bildiğim kadarıyla henüz çalışmıyor. Aşçılıkla ilgilendiğini biliyorum. İstersen bir sorabilirim."

"Bu harika olur, teşekkürler Sehun."

"Ne demek, arkadaşlar bunun içindir. Dönmene sevindim."

"Teşekkürler. Görüşürüz."

Telefonu kapattıktan sonra hafif bir rahatlama hissettim. Çok umudum yoktu ama sanırım işe yarayabilirdi. Karnımın guruldadığını duyunca zavallı midem için annemin hazırladığı sandviçleri çıkardım. Ne kadar lezzetli olduklarını size anlatamam. Hepsini birden ağzıma sokasım geldi. Sanırım bunun için biraz da zorlamıştım ki kapı açıldı. Gelen Yerim'di. Elinde de bir sürü poşet ve poşete sığmadığı için önünü göremeyeceği halde kucağına aldığı birkaç  tablo vardı. Hemen yanına koştum ve indirmesine yardımcı oldum. 

"Bir şeyler buldum sanırım," dedi. "umarım beğenirsiniz."

Fotoğraflara baktım. Hepsi çok zarif ve romantik parçalardı. Bazılarında konsepte uygun olarak çiçekler vardı. Rengarenklerdi. 

"Çok beğendim." dedim. Asmadan önce çiçeklerimin gelmesini beklemeye başladım. O sırada biraz Yerim ile sohbet ettik. Buralarda olmadığım dört yılda neler olup bittiği ile ilgili sorular sordum. Buralar durgundu ama insanları eğlenceliydi. Yerim komik hikayeler anlattı. Bir süre sonra çiçeklerimiz geldi. Kolay ulaşamayacağımız yerlere ve ters köşelere solmaması için yapay çiçekler yerleştirdik. Kolayca sulayabileceğimiz köşelere ise büyük çiçekler koyduk. Her masa için aldığım küçük çiçekleri ise masalar gelene kadar kenara ayırdım. Kafenin giriş kısmı kalmıştı. Orayı da süslerken gözüm tabelaya çarptı. Bunu neden daha önce düşünmemiştim ki? Tabelaya ihtiyacım vardı. Bunu unuttuğum için kendime kızdım ve hemen internette yakınlarda tabela yaptırabileceğim yerleri aratmaya başladım. Saat geç olmuştu ve tabi ki yarına kalmıştı. Birkaç yeri not alıp kapattım. Tabloları da astıktan sonra Yerim'i evine yolladım. Yoğun bir gün olmuştu ve neredeyse hiç oturmamıştım. kasaya yaslanıp biraz dinlenecekken kapı açıldı ve içeri o girdi.

Yerim kızım da burada, buyurun.

Yerim kızım da burada, buyurun

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Beautiful ManBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin