Sonraki birkaç gün Yerim'in kalabileceği daha uygun bir yer aradık. Şansımıza yakınlarda bir apartman dairesi bulduk. Tek odalı, küçük bir daireydi ama işini görürdü. Ablam eski odasındaki yatak, baza, dolap gibi bazı eşyaları ona vermişti. Biz de çocuklarla ev hediyesi olarak halı, perde gibi şeyler aldık. Yerim ise ikinci el bir koltuk bulmuştu. Evi tutup koltuğu alabilmesi için maaşını birkaç gün erkenden verdim. Çok bir şey değildi ama onu mutlu ediyordu. Artık işe daha neşeli, daha enerjik gelmeye başlamıştı. Her ne kadar istemesek de her fırsatta bize teşekkür ediyordu.
Müşteriler de iyice artmaya başlamıştı. Özellikle lise öğrencileri akın akın geliyorlardı. Eğer böyle devam ederse faturalar ve maaşlar dışında elime kalan para ile birkaç ayda krediyi de kapatıp kendi evime geçebilirdim. Sonra belki Kyungsoo'yu evime davet edebilirdim ve biraz yalnız vakit geçirirdik. İlk gördüğümden beri ondan hoşlanıyordum ama hiç yalnız kalıp sohbet etmeye fırsatımız olmamıştı. İse Minseok ile gelip Minseok ile gidiyordu. Yemek yaparken de onu meşgul etmemeye çalışıyordum. Birkaç kez küçük çaplı konuşmalarımız olmuştu evet ama bunlarda da genelde benim hakkımda şeylerden bahsetmiştik. Onun hakkında fazlasını bilmek istiyordum, onu tanımak istiyordum.
Yine de Baekhyun sayesinde küçük bir fırsatım olmuştu. Sabah kafeye uğrayıp bizimle biraz sohbet etmiş ve hala bizi davet etmedikleri için Minseok ve Kyungsoo'yu azarlamıştı. Akşam bizi birlikte kaldıkları evlerine davet etmişti. Bu fırsatı tabi kaçıramazdım. Yine de içimde bir parça o eve girmek istemiyordu. Daha önce hiç görmemiştim ama sonuçta onun eviydi orası. Orada doğmuştu. Orada büyümüştü. Kyungsoo'nun da aynı evde yaşamasının ne acımasız bir tesadüf olduğunu düşündüm. Ama yine de gidecektim tabi ki. Yıllar sonra kalbimin tekrar atmasını sağlayan adamı tanımak zorundaydım. Tanımak istiyordum.
Kafeyi kapattıktan sonra birlikte onların evlerine geçtik. Baekhyun kapıyı açıp hepimizi selamladı.
"Siz ilk misafirlerimizsiniz."
"Onur duydum." Dedim gülerek. Gelirken aldığımız birkaç aburcubur ve içeceği uzattık.
"Teşekkürler, içeri geçin. Aşçımız evde olmadığı için yemek yok ama sizin için bir şeyler sipariş ettim. Birazdan gelir. Herkes pizza seviyor değil mi?"
"Muhtemelen itirazı olan yoktur." Dedi Yerim. "Neli söyledin?"
"Normalde karışık alıyoruz ama belki siz öyle sevmiyorsunuzdur diye bir vegan bir de sade peynirli aldım."
"Güzel düşünmüşsün." Dedi Minseok. Hepimiz koltuklara yerleştik. Evdeki eşyalar iyi bakılmış ama eski görünüyorlardı. Tam bir aile evi gibiydi. Verdiği hava hoşuma gitmişti. Yerim sessizliğe izin vermeden konuştu. "Eee anlatsanıza aynı eve çıkmaya nasıl karar verdiniz? Nasıl tanıştınız?"
"Biz, " Baekhyun cevabı düşünüyor gibiydi. Ne demesi gerektiğinden emin değil gibiydi. "terapide tanıştık."
"Ahh, grup terapisi gibi mi?"
"Aynen öyle." Dedi Baekhyun gülerek.
"Aynı dertleri paylaşıyorduk. Yakınlaşmamamız işten bile degildi." Diye devam etti Minseok.
Bir an için sessizlik oldu. Baekhyun ve Minseok'un gözlerinin Kyungsoo'ya kaydığını görebiliyordum. Sanki izin istiyor gibilerdi. Kyungsoo bunu fark etmiş olacak ki söze girdi.
"Annem vefat edince, kimsesiz kaldım. Yasımı tutmama bile izin vermediler. Baş etmem gereken bir sürü masraf birikti. Ev kiramı bile çıkaramıyorum. "
"Peki bu evi nasıl aldın?" Diye sordu Yerim merakla. Ben de merak etmiştim ancak sormaya çekilmiştim. Merakla baktım yüzüne. Kyungsoo gözlerini kaçırdı.
"Aslında kendimize ait bir evimiz vardı ama..."
"Orada kalamazdın." Diye tamamladım.
Kaybettiğin birinin anılarıyla yaşamak zor olmalı, diye düşündüm. "Orayı satıp, buraya taşındın." Dediğimde acıyla gülümsedi. Gözlerini yumup derin bir nefes aldı. Konuyu degistirmek istedim ve yalvaran gözlerle Baekhyun'a baktım. Sinyali alıp hemen söze girdi.
"Bizim de durumumuz pek iyi değildi. Kyungsoo bize onla kalmanızı teklif etti."
"Zor olmuş olmalı, Her şeyinizi geride bırakıp yeni bir yere taşınmak."
"Geride bırakacak hiçbir şeyimiz yoktu." Dedi Minseok.
"Şimdi ise birbirimize sahibiz," Baekhyun söylediğinde Minseok gülümsedi. " bu üzücü bir hikaye değil. Bu içinde kayıplar olan mutlu bir hikaye. Birbirimizi bulduk, bir evimiz ve işimiz var. En azından onların."
"Senin bir işin var Baekhyun." Dedi Kyungsoo biraz sitemle.
"Günü, saati, ücreti belli olmayan bir iş."
"Evet ama o iş olmasaydı, biz iş bulana kadar karnımızı doyuracak paramız olmazdı."
Baekhyun gülümsedi ve omzunu silkti.
"Bir şekilde hayata tutunmam gerekiyordu ve müzik beni mutlu ediyor."
"Başkalarını da mutlu ediyor." Dedim. "Her şarkı söylemeye başladığında insanların yüzünde tebessüm oluyorsun."
Biz de tebessüm edelim diye medyaya bir live bıraktım ben de 😊
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Beautiful Man
RomanceJongin sevmişti, çok güzel bir kadını, çok güzel sevmişti. Onun tarafından terk edildiğinde bile onu unutmamaya söz vermişti. Ta ki onu tanıyana kadar, o güzel adamı... Angst değil, gönül rahatlığıyla okuyun. Uzun zamandır yazdığım ilk hikaye olması...
