O gün kafede konuştuktan sonra Sehun hemen okula gitmiş ve Bayan Kim'den son on yılın tüm mezunlarının, en azından hala ulaşabileceklerimizin, iletişim adreslerini almıştı. Bir kısmının telefon numarası varken, bir kısmının eposta adresi vardı. Bazılarının sadece aile bilgilerine ulaşmıştık ama yine de bir şekilde kulaklarına gider umuduyla hepsine davetiye yollamıştık. Yerim de en az bizim kadar heyecanlıydı. Az zaman olsa da arkadaşlarını özlemisti ve görmek istiyordu. Herkes rahatlıkla katılsın diye cumartesi gününe ayarladık. Kyungsoo diğerlerinden de yardım alarak güzel bir menü hazırlamıştı. Minseok ise buluşma esnasında yığılma olmasın diye hazırda durması için olabildiğince soğuk içecek hazırlamıştı. Sehun ile etrafı süslemiştik. Bazıları bize dönerek geleceklerini bildirmişlerdi bile. Aralarında bizim dönemden de birçok kişi vardı. Hayatlarında neler olup bittiğini merak diyordum. Uzun bir süredir kimse ile doğru düzgün ilişki kurmamıştım.
Buluşma saatine yarım saat kala birileri gelmeye başlamıştı bile. Onları bir müşteri gibi değil, eski birer dost gibi karşılayıp içeri aldık. Aralarında Bayan Kim'in haber verdiği bazı öğretmenlerimiz de vardı. Onlar da kendi aralarında muhabbet ediyor ve onları selamlamaya gelen eski öğrencileri ile selamlaşıyorlardı. Buluşmanın önde gelenleri gibilerdi.
Tekrar içeri biri girdiğinde heycanla oraya koştum. Sonunda arkadaşlarımızdan birini görmek mutlu etmişti.
"Taemin" Diye seslendim ona.
"İnanmıyorum Jongin, ne kadar değişmişsin."
"Kendine bak bir de." Sıkıca sarılıp geri çekildim. Taemin lisedeki en yakın arkadaşlarımdan biriydi. Lise de içime kapanmaya başlayınca aramız biraz açılmıştı ama şuan sanki hiç bir şey olmamış gibi yakın hissettiriyordu.
"Daveti senin verdiğini duyunca çok mutlu oldum, hemen bilet aldım."
"Geleceğini ummuştum. Seni tekrar görmek çok güzel. Otur hadi, anlat hemen."
"Taemin?" Sehun da bizi görmüş yanımıza gelmişti. Onlar da sarıldıktan sonra boş bir masaya geçtik.
"Ee neler yapıyorsun?" Diye sordu Sehun.
"Hala stajla uğraşıyorum. Düzgün bir iş bulana kadar biraz daha tecrübeye ihtiyacım var sanırım. Siz ikiniz de kendi işinizi kurmuşsunuz ha?"
"Evet, nereden duydun?" Diye sordu Sehun merakla.
"Hepimiz buralıyız Sehun. Tabi ki sizin hakkınızda bir şeyler duydum."
"Peki ya abin, Jinki hyung?"
"O gelemedi, şuan askeri görevde."
"Ah cidden mi? Sanırım bizimkine de çok kalmadı ha?" Diye sordum.
"Evet artık mezunuz, kendi işinize sahip olmak iyi bir fikirdi, umarım döndüğümde rahatça iş bulurum."
"Bilemiyorum," dedi Sehun. "Yerime bir öğretmen bulabilirim ama kime güvenip yönetimi bırakabilirim ki?"
"Suna bak Taemin, sanki holding yönetiyor." Bir kahkaha attım.
"Hey milyar dolarlarım olmayabilir ama bu iş sahip olduğum her şey."
"Eger kafeyi almak isterlerse benim için sorun yok, üstünde ki borçla birlikte alabilirler."
"Yapma harika gidiyorsun. Birkaç aya kara geçeceksin. Hiç şüphem yok."
"Sehun haklı Jongin, şu lezzetlerle çok sürmeyeceğine eminim."
"Beğendin mi? Aşçımız gerçekten de çok yetenekli."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Beautiful Man
RomanceJongin sevmişti, çok güzel bir kadını, çok güzel sevmişti. Onun tarafından terk edildiğinde bile onu unutmamaya söz vermişti. Ta ki onu tanıyana kadar, o güzel adamı... Angst değil, gönül rahatlığıyla okuyun. Uzun zamandır yazdığım ilk hikaye olması...
