Jongin sevmişti, çok güzel bir kadını, çok güzel sevmişti. Onun tarafından terk edildiğinde bile onu unutmamaya söz vermişti. Ta ki onu tanıyana kadar, o güzel adamı...
Angst değil, gönül rahatlığıyla okuyun. Uzun zamandır yazdığım ilk hikaye olması...
"Sana bir müjdem var." Dedi annem beni görür görmez. Gözleri parıldıyordu.
"Neymiş o müjde?" Diye sordum heyecanla
"Ablan aradı, üniversiteden izin almış. Bir süre bizi görmeye gelebilirmiş. "
"Gerçekten mi? Harika olur, onu çok özledim. "
" Biz de öyle. Çok uzun zaman oldu." Gözlerinin dolduğunu görünce yanına gidip sarıldım.
"Anne ağlama, bu güzel bir haber. Ayrıca kızınla gurur duymalısın."
"Tabi ki duyuyorum. Duymaz olur muyum, hem de çok. Ama özlemi..."
"Biliyorum. Ama bak ben artık buradayım. Kıskanırım ama."
Annem gülümseyince tekrar sarıldım ona. Sonra yemeği kurmasına yardım ettim. Babam da katılınca hep birlikte akşam yemeği yedik. Üç kişi olmak güzeldi. Ama dört kişi olmak... Ablam geleceği için mutluydum. O benim tanıdığım en mükemmel insandı ve ben onu çok özlemiştim.
Yemekten sonra ailecek dizi izlemeye başladık. Tabi ben kendimi diziye veremiyordum. Aklıma Kyungsoo gelip duruyordu. Ne güzel bir adamdı. Saçları, gözleri, dudakları. Gülüşü de çok güzeldi. Bana gülümsedi. Acaba bir erkeğe ilgi duyar mıydı? Yoksa imkansız bir aşka mı tutulmuştum? Olsun, sonuçta sevmek güzeldi. Ve o buradaydı. Şimdilik bu da yeterdi.
Onun güzelliğini düşünürken olduğum yerde uyuyakalmışım. Babamın dürtmesi ile uyandım.
"Jongin kalk artık, yerine yat. Tutulacaksın böyle."
Gerçekten sırtım ağırmıştı. Yerimden kalkıp odama gittim ve kendimi yatağa attım. Ertesi sabah annemin gönlü olsun diye düzgün bir kahvaltı yapıp işe geçtim. Kısa bir süre sonra Yerim de geldi. Ona Kyungsoo'dan bahsettim. Tabi ne kadar güzel olduğu kısımlarından değil. Artık bir aşçımız ve baristamız olduğundan. O da çok sevindi. Biraz sonra kargodan bir telefon aldık. Masalarımız bugün geliyordu. Sonunda. Yerim'e kafeyi emanet edip tabela işini halletmeye gittim. Sandığımdan kolay olmuştu. Aklımda zaten bir isim vardı. Tabela yerine direkt duvara monte edilmek üzere harfler yapılması konusunda anlaştık. Birkaç gün içinde kendileri takmaya geleceklerdi. Memnuniyetle iş yerine döndüğümde masa ve sandalyeleri yerleştirmeye çalışan Yerim, Kyungsoo ve tanımadığım bir adam ile karşılaştım. Bu Minseok olmalı diye düşündüm. Onlara selam verip kısaca Minseok ile tanıştıktan sonra onlara yardım etmeye başladım. Birkaç dakika sonra işimiz tamamlanmıştı.
Dışarıdan kafemize içecek ve yiyecek bir şeyler söyledikten sonra biraz sohbet ettik. Minseok tatlı bir adamdı. Kibar ve komikti. Kanım hemen kaynamıştı. Kahve içmeyi sevmesem de onunkini deneyeceğime söz verdim. Listeyi çıkarmışlardı. Birlikte alışverişe gitmeye karar verdik, kafeyi kapatıp mağazaya geçtik. Aldıklarımızı taşımak için bir taksi çağırdık. O sıra da Yerim ise bizim için sipariş ettiğim önlükleri almaya gitmişti.
Kafeye dönüp her şeyi yerleştirmeye başladık. Birlikte bir menü hazırladık ve listeledik.
Ertesi gün ilk işim gidip menüyü ve açılış davetiyeleri bastırmak oldu. Henüz tabelamız hazır olmadığı için bir hafta sonrası için tarih yazdırdım. Yerim açılış için süslemeleri düşünmeye başlamıştı bile. Gerçekten çalışkan bir kızdı ve onu işe aldığım için mutluydum.
Birkaç gün sonra tabelamız da hazırdı. Açılışta şarkı söylemesi için Kyungsoo'nun arkadaşı Baekhyun'u çağırmıştım. Başta para almak istemediyse de biraz ısrar ettim. Kendi gibi arkadaşlarının da kalbi çok güzeldi bu adamın.
Herkes birkaç ilan alıp farklı yerlere dağıttı. Açılıştan önceki gün Kyungsoo dağıtmak için menümüzden numuneler hazırladı ve buzluğa bıraktı. Sabah yine erkenden gidip işin kalanını halletti. Minseok da hünerlerini göstermişti. Ve işte o an geldi. Artık kafemiz açılışa hazırdı. Ailem beni desteklemek için buradaydı. Ablam da açılışım olacağını öğrenince bir gün önceye bilet almış ve beni desteklemeye gelmişti. Sehun da birkaç arkadaşı ile buradaydı. Yerim'in liseden tanıdığı birkaç genç de gelmişti. Gelenlerin az da olsa bir kısmı ise ilanları görüp gelmişlerdi. Heyecanlıydım. Kısa bir konuşmanın ardından kurdeleyi keserek kafeyi açtım ve misafirleri içeri aldım. Herkes yedi, içti, ne kadar lezzetli olduğu hakkında konuştu. Daha sonra Baekhyun bize destek olmak için misafirlere birkaç şarkı okudu. Kyungsoo arkadaşının sesinin ne kadar güzel olduğundan bahsetmişti ama bu kadarını beklememiştim. Herkes çok beğenmişti. Arada bir bu tarz şeyler yapmamın iyi olacağını düşündüm. Gün sonunda herkesin memnun ayrılmasına sevinmiştim. Hepimiz yorulmuştuk, ama buna değmişti.
Tam aklımdaki olmasa da benzer bir kafe bırakacağım buraya, umarım sizin de aklınızda bir şeyleroluşur.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.