Jongin sevmişti, çok güzel bir kadını, çok güzel sevmişti. Onun tarafından terk edildiğinde bile onu unutmamaya söz vermişti. Ta ki onu tanıyana kadar, o güzel adamı...
Angst değil, gönül rahatlığıyla okuyun. Uzun zamandır yazdığım ilk hikaye olması...
Kimsin sen? Birçoğu için ne kadar kolay bir soru. Keşke ben de bu soruya basit bir cevap verebilseydim. Keşke Jongin bu cevap ile yetinecek olsaydı. Ama artık mümkün değildi.
Bunu zaten bekliyordum. Bugünün bir gün geleceğini biliyordum. Ama bu kadar hızlı olacağını düşünmemiştim. Yine bir yanım mutluydu. Bir yanım bir an önce üstümdeki bu yükten kurtulmak istiyordu. Bir yanım bir daha sevdiğim adama yalan söylemek zorunda kalmamak istiyordu. Ama bir yanım... O yanım hep korkmuştu. Her şeyi öğrendiğinde Jongin'in çekip gitmesine. Gerçi kendimi buna hazırlamıştım, hatta ondan vazgeçmiş, ben olmayı seçmiştim. Ama kader bizi yine yanyana getirdiğinde nasıl karşı koyabilirdim? O da istiyorken beni, Doh Kyungsoo'yu. Kim Hyesu'yu değil.
Ben kim miyim? Ben Doh Kyungsoo. 23 yıl önce bu küçük kasabada, küçük bir kız bebeğinin bedeninde dünyaya geldim. Çok güzel bir bebek. Ailesinin göz bebeği. Ama o bebek büyüdü, bir kız çocuğu oldu. Ona bebekler alındı. Çok güzel bebekler. Pembe mini elbiseleri, sarı saçları olan bebekler. Ama o her seferinde bebeğinin sarı saçlarını kısacık keser, pastel boyalarıyla rengarenk yapardı. Elbisesini keser biçer ona şort ve tişört yapardı. Güzel görünmezdi ama küçük kız çok severdi. Onlara Kyungsoo adını verirdi. Annesi eğer erkek olaydı adını Kyungsoo koyacağını söylemişti bir keresinde. Çok hoşuna gitmişti küçük kızın bu isim. Ama o zaman adım neden Hyesu, diye sormuştu annesine. Annesi onun bir kız olduğunu söylemişti. Küçük kız anlamadan baktı annesine. Kız ne demekti ki? Annesi parkta oynayan kısa saçlı bir çocuğu göstermişti. Bak o bir erkek, sen de bir kızsın, demişti. Küçük kız anlamamıştı ama kabul etmişti. O halde bebeğim bir erkek olabilir, böyleceOna Kyungsoo derim, diye düşündü. Ama zamanla bu yetmez oldu ona. Bir gün anne ve babası film izlerken gizlice aldı makası ve saçlarını tıpkı Kyungsoo gibi kısa kesti. Sonra ailesinin karşısına çıktı gülerek. Bakın, Kyungsoo oldum, demişti. O gün babası çok kızmıştı küçük çocuğa, ceza olsun diye tüm saçını kazımıştı. Ama bu onu üzmedi. Çünkü artık erkek çocukları onu kendileri gibi sanıyorlardı ve oyunlarına çağırıyorlardı. Bazı günler güneş batana kadar top oynarlardı birlikte. Ama zamanla çocuğun saçları uzamaya başladı. Erkek çocukları artık onu oyununa almaz olmuştu. Küçük çocuk oturup uzaktan onları izlemekle yetinirdi. Sonra büyüdü. Artık erkek olmanın ne demek olduğunu biliyordu ve asla erkek olamayacağını. İlk başta çok ağladı. Sonra kabullendi. Hatta sırada kızlar gibi makyaj bile yaptı. Ama hiç sevmedi. Aynaya baktığında gördüğü şeyi. Çok güzeldi evet, ama sevmedi. O güzel olmak istemiyordu, yakışıklı olmak istiyordu. Zamanla göğüsleri büyümeye başlayınca artık onu oyununda istemeyen erkekler onunla oynamak ister olmuştu. O ise nefret etti bundan. Kat kat giyer, tüm vücudunu sarar hicbir hattı belli olmasın isterdi. Taa ki babasından sağlam bir tokat yiyene kadar. Kız gibi ol biraz, demişti babası. Kız gibi. O halde o kız değil miydi? Sadece öyle gibi mi davranması gerekiyordu? Peki öyleyse dedi, öyle yaparım ben de. Öyle de yaptı. Annesi kız gibi giydirdi onu. Kız gibi makyaj yaptı ona. Uzun saçlarını açıp, saldı omuzlarına. Diğer kızlarla sohbet ediyordu. Kızlar onu severdi. O kibar ve centilmen bir kızdı. Onlara sıralarını çeker, çantalarını taşırdı. Diğer kızlardan güçlüydü. Kızlar onunla flört etmeyi çok severdi. Ama bu onun ilgisini çekmedi hiç. Kızlar ya da erkekler. Onu tanıyana kadar. Kim Jongin. İlk ve tek aşkı. Onu tanıdığında ilk kez kız olmayı sevdi Hyesu. Bir an için her şeyi unuttu. Kısa bir masal arası.
Sonra onunla tanıştı. Byun Baekhyun. Onu youtubeda görmüştü ilk kez. Çok güzel bir sesi vardı. Ama videolar ilerledikçe sesi de değişiyordu. En cok korktuğumşeyşarkısöylemeyeteneğimiyitirmek, demişti bir videosunda, cinsiyet değiştirme sürecinde yaşadıklarını paylaşırken. Öyle olmamıştı. Sesi daha da güzelleşmişti. Çok fazla takipçisi yoktu ama dinleyen herkes çok beğeniyordu. Tanı yorumların hepsi güzel değildi yine de. Cinsiyet değiştirmesiyle ilgili çok fazla kötü yorum da vardı. Nasıldayanıyorsun bu sözlere, diye sordu cevap beklemeden. Ait olmadığım bir bedende olmak kadar zarar vermiyor hiçbir yorum, diye cevap verdi. Böyle konuşmaya başladılar. Biri sordu, biri cevapladı. En sonunda aradığı cevapları bulmuştu ve o gün çıktı ailesinin karşısına. Ben bir erkeğim, dedi. Ve artık bir kızın vücudunda yaşamak istemiyorum. O gün babası tek etti evi, Hyesu da onunla birlikte gitti. Artık iki kişilerdi evde. Kyungsoo ve annesi.
Ben ve annem. Sonraki birkaç gün çok zor olmuştu. En zoru ondan ayrılmak olmuştu. Jongin, ilk ve tek aşkım. Onu seven ve onun tarafından sevilen bir kadını hak ediyordu. Ve böylece bitti her şey.
Ameliyat öncesi Hyesu kızımı size armağan ediyorum shshs
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.