Yirmi Dokuz

523 47 241
                                        

İçeri girdiklerinde ikisi de sessizdi.

Yatağa uzandılar, birbirlerine sarıldılar ve sessizce durdular. İkisinin de ağzını bıçak açmıyordu, Baekhyun'un arada Chanyeol'un çenesini, boynunu öpmesi dışında hareket ettikleri bile söylenemezdi. Avcı, derin düşüncelerine dalmış gibi görünse de zihni tamamen berraktı; her şeyi düşünmeyi kesmiş ve anın, kollarının arasındaki aşkının tadını çıkarıyordu. Belki uyurlar diye düşünmüştü, fakat o kadar yol gitmelerine rağmen hiçbir yorgunluk hissetmiyordu.

Sıkıca sarıldı sevgilisine, kokusunu içine çekti, birkaç sevgi dolu öpücük bıraktı; sadece sevgisini, aşkını göstermek istiyordu. Başka bir amacı veya düşüncesi yoktu, bu sefer tamam masumdu.

Fakat kollarının arasındaki sevgilisinin düşünceleri, kendisine kıyasla bir o kadar şeytaniydi.

Dakikalar içinde girdikleri halleri ne Chanyeol ne de Baekhyun bir başkasına açıklayabilirdi.

Baekhyun'un yüzü neredeyse yastığına gömülüydü, zevkle akan göz yaşları, titreyen bedeni, dudaklarından dökülen şehvet dolu kelimeler.... Hepsi birer ahenk içindeydi, Chanyeol canını yakmak istemese de hırsla tuttuğu belinden, Baekhyun'un kalçasını kasıklarına doğru çekerken dudaklarından inlemeleri dökülüyordu. Sesleri birbirlerine karışmıştı, tenleri birbirlerinden ayrılmıyordu.

"Chanyeol," diye inledi Baekhyun boğuklaşan sesiyle. "Daha sert. Lütfen. Lütfen..."

Chanyeol'a doyamıyordu, her şeyini istiyordu ve almak için yapmayacağı hiçbir şey yoktu.  Avcının dudaklarına ve belinin aşağısına birkaç dokunuş, çözdüğü düğmeler ve dudaklarından dökülen birkaç istek dolu söz Chanyeol'un tekrar ve tekrar üzerine çıkmasını sağlamıştı; istediğini aldığı için mutluydu, fakat yetmemişti, Chanyeol'un her şeyini istiyordu.

Her bir zerresi onun olmak zorundaydı.

Yüksek sesle bir çığlık attı, zevkten adeta başı dönüyordu, Chanyeol içinin belki de keşfedilmemiş yanlarını ele geçirirken elinden başka hiçbir şey gelmiyordu. Bir melekten daha masum olduğunu düşündüğü sevgilisinin yatakta ortaya çıkan vahşi yanlarına teslim olmak onun için büyük bir zevkti, eğer isteseydi Chanyeol için her şeyi yapabilirdi.

Chanyeol'un ona dokunuş şekli için herkesi öldürebilirdi, sevgilisi ona aşkını görsün diye istediği her şeyi sorgulamadan yapabilirdi, sert kabuğunun altında bir avcının tek bir sözüne boyun eğmek isteyen acizliği yatıyordu; bu kadar aşık olmaması gerekirdi, bunu o da biliyordu fakat umursayacağı noktayı çoktan geçmişti.

"Chanyeol, daha fazla, yalvarırım." dedi utanmazca, isteklerini ve şehvetini göstermeye hiç çekinmiyordu. "Sevgilim, aşkım..."

Chanyeol'un boğazından yükselen inleme adeta bacaklarını titretmişti, avcı son kez içine  sertçe çarptıktan sonra birden geriye çekildiğinde uzun süre nefes dahi almadığını fark etti; tam dudaklarını aralayıp sızlanacaktı ki Chanyeol birden belini tuttuğu gibi sırtını çarşaflarla buluşturdu. Göz göze geldiklerinde ikisi de berbat bir haldeydi.

Önce şehvetten kararmış gözleri, sonra ise dudakları açlıkla buluştu. Sanki Chanyeol saatlerdir Baekhyun'un teninin tadına bakmıyormuş gibi açıkla öpüyordu onu, böyle arzulanmak cadıyı daha çok tahrik etmişti. Bacaklarını Chanyeol'un beline doladı, avcı tekrar içine girdiğinde hırsla sevgilisinin dudaklarını ısırdı; Chanyeol'un sanki kaçıp gitmesinden korkarcasına sıkıca tuttuğu beli canını yaksa bile hiçbir şey söylemedi.

Chanyeol'un ona tattırdığı acıya bile aşıktı. Çoktan yanıp kül olmuştu.

"Chanyeol,"

Dusk to DawnBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin