Yorum ve yıldız atmayı unutmayın lütfen.
Güzel okumalar...
✨✨✨
Sessizliğin hüküm sürdüğü odamda tavanı karış karış inceliyordum. Kalbimdeki sızı bir an bile dinmezken yine ve yeniden ağlamak istedim.
Sevdiğim adam sözlüsüyle gözlerimin önünde nişan alışverişi yaptı. Ne kadar gözü benim üstümde olsa da bir anlam ifade etmiyordu.
Nişanlanacaktı işte, başka bir açıklama veya cevap yoktu. 6 aydır burnumda tüten adama istesem de sarılamazdım.
Şimdi ise onların evine yemeğe gitmek zorundaydık. O, o kadın yine orda olur ve benim hala dokunamadığım adama dokunursa beni kimse tutamazdı.
Canımın acısına ve göreve rağmen durmazdım.
(Alp'ten devam)
Oturduğum bahçede Güneş'i bekliyordum.
Diğerleri gitmişti ama ben Güneş'in yemeğe git ısrarına rağmen bekliyordum.
Galiba banyo yapıyordu yoksa bu kadar gecikmezdi.
En iyisi daha fazla beklememek. Güneş bu kadar zaman beklediğimi görürse beni öldürürdü.
Daha doğrusu benim kardeşim tepki vermeyi bırakalı nerdeyse 6 ay oluyordu.
Onun kaybolmasının ise üstünden nerdeyse bir yıl geçmişti.
Yavaş adımlarla yan taraftaki eve ilerlerken yerdeki blok taşları seyrediyordum.
Ya Güneş hiç bir zaman eski neşesine dönemezse. Benim dünya güzelim ya beni sinirlendirip zorla kendinden özür diletmezse ne yapardım ben.
Halam ve eniştem demez miydi emanetimize böyle mi sahip çıkıyorsunuz diye. Halam, dünyanın en mükemmel kadını. Annemin yaramaz kızım dediği halam. Yaşına rağmen bize uyum sağlayarak hep oyunlar oynardı.
Hep bizimle konuşur her istediğimizi alırdı. Zengin halam benim be. Gelir olarak zengin olduğu kadar gönlü de zengindi bu güzel kadının.
Her ay düzenli olarak bulunduğu şehirdeki yetimhaneleri teftişe giderdi gönüllü. Gittiğinde ise eli asla boş olmaz çocukların hepsine oyuncak ve giysi alırdı.
Güneş'im halama çekmiş diyeceğim ama Güneş yardım etmekten çok parasını yemeyi seçiyor onun yerine dedem bağış yapıyordu her ay ikimizin adına.
Babamla olanları biliyordum ama iyi adamdı. İyi bir dedeydi ki babam da ne kadar resmi olsa da arada ziyaretine giderdi.
Oturup konuşurlardı, asla da bizi kendi aralarındaki soruna karıştırmıyorlardı.
Doğru olan buydu ama ister istemez mesafeli oluyorduk dedeme.
İç çekerek yeri seyrederek yürümeye devam ettim. Güneş'im gün geçtikçe neden daha da kötü bir hal alıyordu.
Siyahtan nefret eden bebeğim dün üstüne siyah takım giymişti.
Lanet olsun o gün zorla göndermemeliydim. Kardeşim benim yüzümden bu halde. Yaşasın diye kaçmasını sağladım ama ölümüne kendi ellerimle sebep oldum.
Bana senin bir suçun yok dese de vardı biliyordum.
Köpek gibi pişmandım koruyamadığım için kardeşimi.
Biliyordum, Güneş'in son göreviydi bu. Bırakacaktı her şeyi, herkesi. Kendini toparlayacaksa bıraksın, ama bizden uzaklaşmasın.
Derin düşüncelerimin içinde boğulurken aniden önüme çıkan birine çarptığımda şaşkınca olduğum yerde kaldım.
"Ahhh kafam, mal misun kardeşum"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Asker Kızı
Teen Fiction"Tanıştığıma memnun oldum asi kız" Göz devirerek arkamı döndüm gerizekalı adama. "Ben hiç memnun olmadım şımarık bey" Güldüğünü duysam dahi arkamı dönmeden büyük adımlarla uzaklaştım olduğum yerden. Tekrardan yollarımızın kesişeceğini bilemedim. Ben...
