Yorum ve yıldız atmayı unutmayın lütfen.
Güzel okumalar...
💔💔💔
(2 yıl sonra)
İnsanı en çok yoran şey neydi, göz göre göre acı çekerken sessizce susmak mı? Peki içinde kopan kıyametler. Neden kimse duymuyor o çığlıkları.
Bas bas bağırarak ben ölüyorum diyordu o ses. Ama kopmuştu hayattan. Aciz bir beden olarak ordan oraya savruluyordum.
Canımdan can götüren bu iki yılda çok değiştim. Mesela mesleğimi bıraktım, artık bir istihbarat askeri değilim. Son tutukladığım kişi sevdiğim adam olmuştu.
Bu yola ailemin intikami için girmiştim ama sevdiğim adamı kaybetmiştim. Merkez bana onun nerde olduğunu hiç bir zaman söylemedi bir delilik yaparım diye. Haklılardı, ben sevdiğim adamın ellerine kelepçeyi vurduktan sonra pişman olmuştum çoktan.
Ama artık çok geçti, ailemin intikamıyla birlikte sevdiğimi de kaybetmiştim.
Şimdi ise küçük evimde oturmuş boş mahalleyi izliyordum ilgisiz gözlerimle. Yaklaşık bir yıl önce buraya taşınmıştım ama mahalleden kimseyle tanışmamış hatta başımı çevirip bakmamıştım bile.
Gerek yoktu her gün devir aldığım kafeyle ilgilenmek daha mantıklıydı. Sevdiğim şeyi yapıyordum, pasta. Çeşit çeşit pasta yapıyordum. Annemin bana öğrettiği şekilde yapıyordum.
Mutluydum, yani galiba mutluydum. Artık gülümseyemiyordum ama iyiydim işte.
Ayda bir dayımgille konuşup iyi olduğumu söylüyordum onun dışında kimseyle konuşmuyordum.
Benim için endişeleniyorlardı biliyordum ama yalnız kalmaya ihtiyacım vardı. Sevdiğim adamı özlemeden geçirdiğim bir gün olmazken onun yokluğuna alışmam gerekti.
Mahalledeki hareketlik dikkatimi çektiğinde kaşlarımı çattım.
Arka arkaya duran arabalara baktım.
İçinden tek tek çıkan erkekler şakalaşarak binanın karşısında kalan üç katlı daireye ilerlediler.
Arada iki kız da vardı, arabadan en son inen kişiye baktığımda o sakin sakin binaya gidiyordu.
Başını önüne eğmiş diğerlerinin aksine yüzü gözükmüyordu.
Çok da umursamadan başımı çevirdim.
Parmağımdaki yüzüğe uzun uzun baktım. Kerem'in dediği şeyler aklıma gelince ise burnumun direği sızladı.
Biz o adadayken almış ama verememiş. Ondan sonra olanlar da malum. Şu iki yılda bir kere bile çıkmamıştı parmağımda.
Ben yüzük parmağımda yüzüğü değil sevdiğim adamı taşıyordum ne kadar yanımda olmasa da.
Keşke diyordum bazen, keşke bambaşka şartlarda tanışsaydık. Keşke bambaşka hayatlarda bir araya gelseydik. Belki mutlu olurduk, yine deli gibi birbirimizi severdik.
Hala seviyoruz, en azından ben seviyorum. O belki de benden nefret ediyor. Ona böyle bir şey yaptığım için benden tiksiniyor bile olabilirdi.
Evin çalan kapısıyla oturduğum yerden uyuşuk hareketlerle kalktım.
Küçük adımlarla kapıya ilerlerken bir kaç defa daha çalmıştı kapım.
Derin nefes alıp üzerimde sadece tişört olmasını önemsemeden açtım kapıyı. Beni mahallede bir kaç kere karşılaştığım bir kız karşıladı.
Kapıyı açtığım an kocaman gülümsedi.
"Merhaba, sen bizim mahalleye bir yıl önce taşınan gizemli kiracı değil misin?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Asker Kızı
Teen Fiction"Tanıştığıma memnun oldum asi kız" Göz devirerek arkamı döndüm gerizekalı adama. "Ben hiç memnun olmadım şımarık bey" Güldüğünü duysam dahi arkamı dönmeden büyük adımlarla uzaklaştım olduğum yerden. Tekrardan yollarımızın kesişeceğini bilemedim. Ben...
