Yaralı

2.5K 133 9
                                        

Yorum ve yıldız atmayı unutmayın lütfen.

Güzel okumalar.

§§§§§§§§§§§§§§§§§§§§§§§§§§§§§§§§§§§§§

Sıkkın bir şekilde balkonda oturuyordum. Öğlen olmuştu ama hala gelmemişti Savaş. Yavaştan telaşlanmaya başlamıştım ama yapacak bir şey yoktu.

Evden çıkmamam gerektiğini söylemişti. Yine Washa yılanıyla karşılaşırsam bu sefer Savaş da elinde alamaz beni.

Benden güçlü olduğu için değil benim güçsüz davranmam gerektiği içindi.
Yoksa yüz bin kere yolmuştum o Washa karısını.

Acaba giderken Washa'yı bir yerden itsem mi?
Yada öldürsem, o çok sevdiği köpekbalıklarına atsam ne güzel olur.

Düşüncelerimin içinde kaybolurken ağaçtan balkondaki demire atlayan şeyle şaşkınca gözlerim kocaman açıldı.

"Anaaa lan dağ gelinciğinin ne işi var bu adada"

Kendi kendime güldüğümde kar beyazı olan küçük canlı dişlerini göstererek ağzının içinde tıslar gibi bir ses çıkardı.

"Ne kadar güzelsin sen öyle"

Ayağa kalkıp yavaş adımlarla korkutmamaya çalışarak yanına vardım. Burdan bile belli olan yumuşacık tüyleri çok güzel duruyordu.

40 santimetrecik duran bu küçük şey baya saldırgan bir şeye benziyordu.
Beni incelerken kocaman gülümsedim. Bu adada bu kadar tatlı bir şey görmeyi beklemiyordum doğrusu.

"Aç mısın? Acaba dağ gelincikleri ne yer? Dur bir bakayım ben içeri, ama gitme bekle tamam mı?"

Ses çıkarmadığında koşarak içeri girdim. Dolapta ne gibi bir şey alırım diye bakarken bir parça ekmek ve salam alıp çıktım. Ne yediklerini bilmediğim için emin olamamıştım.

Yanına geldiğimde önüne ekmeği koyduğumda bir adım geriledi. Bana bakıp önüne koyduğum ekmeğe baktı.

"Ye hadi"

Ekmeğe yaklaşıp ilk önce kokladı ardından burnunu kıvırarak başını çevirdiğinde ağzım açık kaldım valla.
Elimdeki salam'ı da ekmeğin yanına koyduğumda ekmeğe yaptığı gibi önce kokladı. Ardından ön ayakları, daha doğrusu ellerinin arasına alıp iştahla yemeye başladığında yüzümdeki gülümsemeyle seyrettim.

Genelde dağ gelinciklerinin saldırgan olduğu söyleniyordu. Doğrusu bana saldırır diye korkuyorum ne kadar küçücük bir sey de olsa. Ama aç olduğu belliydi, internette gördüklerimden daha zayıftı. Hem dağda olması gereken hayvan'ın bu adada ne işi vardı.

"Sende mi yanlışlıkla düştün buraya"

Demirlere yakın olan koltuğa oturup elindeki salamı yiyen miniği seyretmeye başladım.

"Sana bir isim vermemiz gerek değil mi?"

Bembeyaz kürkünün aksine kuyruğunun ucu simsiyahtı. Bu onu daha tatlı gösteriyordu. Simsiyah gözleri vardı zeytin gibi. Zeytin, zeytin desem ne olur ki.

"Senin ismin zeytin olsun mu?"

Heyecanla şakıdığımda bayık bakışları beni buldu. Ne var yani zeytin de güzel bir isim. Hem ben zeytini severim, ayrıca kim karışıyor ki bana istersem Muhittin derim yani.

"Niye öyle bakıyorsun, zeytin güzel oldu bence. Bundan sonra sana zeytin diyeceğim"

Yemek yemeyi bitirdiğinde bana tekrardan bakıp zıplayarak ağaca geçti.

Asker KızıBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin