Yorum ve yıldız atmayı unutmayın lütfen.
Güzel okumalar.
🦋🦋🦋
Ölüm her insana kolay kolay uğramazdı. Ölmeyi o kadar çok istediğini zamanlar olurdu ki ben bile kendime şaşırmıştım.
Daha önce böyle hissettiğim tek bir zaman vardı. O da annemin gözlerimin önünde öldüğü gündü.
Ama hayatıma bir suyun altında giren kadın yerle bir etmişti beni. Herşey o suyun altında başlamıştı, ben dudaklarımı o gün onun dudaklarına mühürlediğimde anlamalıydım.
Ölümden kurtardıktan sonra ona dokunmak isteyenleri engellerken fark etmeliydim aslında herşeyin daha yeni başladığını.
Bende ona dokunacağım için korkan kadın o konu dışında aniden cesur oluyordu.
O an tek korkusunun bu olduğunu anladım. Ona kendi yatağımı verdim oysa ben yatağım dışında hiç bir yerde uyuyamam. Sabaha kadar uyumadığım geceler oldu. Belimi duvara yaslayıp yatağımda bir meleği kıskandıracak güzellikte olan kadını izledim uzun uzun.
Belki de eninde sonunda ayrı düşeceğimizi bildiğim için zihnime kazıdım güzel çehresini.
Bazen huysuz hal alan, bazen sinirli, bazen mutlu olan yüzü bütün mimiklerini kullanıyordu.
Sevmediği bir şey olduğunda kimseyi umursamadan yüzünü buluşturuyordu. Bunu yaptığının farkında değildi ama söylesem yapmıyorum diye inkar ederdi kesin.
Çok güzel yemek yapıyordu, annemden sonra doyasıya yemek yemiştim. Midem ilk defa doymuştu, bunun ne kadar yemek yediğinle alakası yoktu, yapan kişiyle alakalıydı tamamen.
Onu elimden almak için bir çok defa tehdit edildim, vermedim. Kendi canını bana emanet etmişti çünkü. İlk günlerdeki gibi rahatsız ve tedirgin uyumuyordu, huzur ve güven vardı uykusunda.
Ben ise geceleri eve onu almak için girmeye çalışan olur diye sabaha kadar nöbet tuttum başında. Sırf o güvende olsun diye.
Patron geldiğinde benden onu hemen yanına getirmemi istediğinde ilk defa karşı geldim, haklı bir şekilde sinirlendi. İlk önce beni dövdürdü ama veremezdim, bana güveniyordu ona ihanet edemezdim.
Ardından karnımdan bıçakladığında beni gönderdi.
Çok kan kaybetmiştim ama evin ışığı yanıyordu giremezdim. İlk önce Güneş uyumalıydı.
Bir saatin ardından ışıklar sönmüş ve evdeki hareketlilik bitmişti.
Anahtarımla kapıyı açıp sessizce yarama bakacaktım sadece ama hemen uyanacağını düşünmemiştim.
Git dediğim halde ışığı açıp yanımda almıştı soluğu. Benim için mi endişelenmişti o. Yanımda küçücük kalan bedenine inat beni odaya kadar taşıyıp zorla yatağa oturttu.
Kalkmak istedim ama azar yedim.
Üstümdeki tişörtü makasla kestiğinde acıma rağmen dalga geçtim.
Güldü, o güzel sesini duymak neden beynimi uyuşturuyordu. Bana pansuman yaptı, yere yatmak istediğimde izin vermedi, yer yatağı yapmıştı benim için. Beni de düşünen biri vardı. Ne kadar mutlu olmuştum yatağı gördüğüm an.
Oraya yatmam gerekiyordu ama izin vermedi yatırdı yatağa zorla beni. Üzerimi örttüğünde sesimi çıkaramadım çünkü canım acıyordu.
Ayrıca itirazlarımı dinlemeyecek kadar da inatçı bir kadındı. Yavaş yavaş bastıran uykumla uyudum ama sanki bir ateş topunun içine atılmış gibi hissediyordum. Ateşim çıkmıştı, telaşlı adım sesleri ve aşina olduğum kadının şarkı gibi olan sesini duyuyordum ama gözlerim açılmıyordu.
Alnıma ve vücuduma defalarca soğuk bez konulduğunu hissettim. Ama işe yaramıyordu. Gözlerimi biraz araladığımda gözleri dolu bir halde bana bir seyler söylemeye çalıştığını gördüm.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Asker Kızı
Teen Fiction"Tanıştığıma memnun oldum asi kız" Göz devirerek arkamı döndüm gerizekalı adama. "Ben hiç memnun olmadım şımarık bey" Güldüğünü duysam dahi arkamı dönmeden büyük adımlarla uzaklaştım olduğum yerden. Tekrardan yollarımızın kesişeceğini bilemedim. Ben...
