twenty seven

184 20 48
                                        

Baekhyun ağır adımlarla uzaklaşmaya başladı yanan binadan. Neredeyse tüm bina kullanılmayacak hale gelmişti.

Artık bir evi bile yoktu. Şans yine ona bir yeriyle gülüyordu.

Cebinden telefonunu çıkardı ve rehberine girdi. Kimi arayabilirdi ki?

Yavaşça kaydırdı isimleri. Bakışları ilk babam yazısına takıldı. Hastanelik olduğunda bile onu umursamayan babasına.

Devam etti kaydırmaya, Chen ismine kaydı bakışları. Evliydi, bir ailesi vardı. Evine gitse alırdı ama kaç gün kalabilirdi ki orada?

Fazlalık gibi hissetmekten başka bir şeye yaramazdı oraya gitmek.

Ağırca geçti onu. Suho hyung yazısını gördü sonra. Onu kovulduktan sonra bir kez bile görmemişti. Tek hatasında onu kapı dışarı eden eski müdürüne gidecek değildi.

Ardından gördü eski dostunun ismini. Sehun bir kaç kez telefonlarını cevapsız bıraktıktan sonra ona bir daha dönmemişti. İletişimleri böylece kopmuştu.

Yine de rehberinde tek aranabilir kişi olarak o görünüyordu.

Titrek bir nefesle isminin üzerine bastı ve yasladı kulağına. Açmasını umut ediyordu.

Telefon kapanmak üzereyken açıldığında titrek bir nefes çekti içine. "Efendim?" Oldukça soğuk geliyordu sesi, duraksadı bir an Baekhyun. "Sehun merhaba."

"Merhaba kimsiniz?" Yutkundu Baekhyun. "Numaramı sildin mi yani?" Diye sordu şaşkınlıkla. "Baekhyun ben Sehun."

Bir kaç saniye sessizlik oldu. "Baekhyun hyung!" Diye yükseldi Sehun sonrasında. "Sonunda aradın beni! Telefonumu kaybettim, içindeki her şeyle beraber. Aylardır da ülke dışındayım. Yeni geldim sayılır, silmedim tabii ki de numaranı!"

Duraksadı Baekhyun. Yani Sehun onunla hâlâ görüşmek istiyor muydu?

"Anladım." Diye mırıldandı. "Şey ben yardım istemek için aradım." Derin bir nefesle durdu yürüdüğü yolda.  "Az önce evim yandı da."

Bir kaç saniye sonra Sehun'un yüksek sesini duydu Baekhyun. "Ne?! İyi misin sen?"

İç çekti ve durdu karanlık sokakta Baekhyun. "Elimde cüzdanım ve telefonumla sokakta kalmış olmam dışında bir şeyim yok."

"Ah sevindim iyi olmana hyung. Hadi koş gel, ben yiyecek bir şeyler hazırlıyordum zaten. Kendine dikkat et." Baekhyun'un yüzünde titrek bir gülümseme oluştu. Sehun ona hemen gel demişti.

Düşünmeden davet etmişti evine. "Tamam." Diye mırıldandı. "Sağol Sehun, görüşürüz." Telefonu kapattı ve ağır adımları güç kazanarak ilerledi karanlık sokakta.

Artık kimsesiz hissetmiyordu. En azından biri duruyordu yanında.

Baekhyun bunu bile çok özlemişti.

/////////

"Bay Hyuk, az önce polis arkadaşı Sehun'un evine girdi." Telefonda ona bilgi veren adamı ile derin bir nefes verdi.

Pek de planladığı gibi gittiği söylenemezdi. Baekhyun'un onu arayacağını düşünmüştü.

Onu bir güzel evinde ağırlama hayalleri kurmuştu ama o Baekhyun'un aklına bile gelmemişti.

Başından beri ona yardımcı olan patronu, neden aklına gelmemişti?

"Tamam, dikkat çekmeyecek bir yere park et aracı, artık dikkat etmem gereken iki kişi var, fark edilmemen gerek." "Emredersiniz efendim."

Telefonu kapattığında masaya fırlattı ve viski bardağına uzandı. Bardakta kalanı içtiğinde ensesini koltuğa yasladı ve bakışlarını tavanda gezdirdi.

Barmen/ChanbaekHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin