Thirty

156 22 5
                                        

Kucağındaki bedeni yavaşça ve dikkatle yatağa yatırdı Chanyeol. Dizlerinin üzerinde yatakta yükseldiği sırada yavaşça koptu dudaklarından.

Kopası gelmiyordu. Bedeninden bir saniye uzak kalmak istemiyordu.

Gözlerini araladı ve onun yüzünde gezdirdi yavaşça Chanyeol. Çok özlemişti.

Gururuna bunu nasıl yediriyordu? Aylarca yalan söylenmişti ona. Aylarca kandırmıştı onu bu gözlerle Baekhyun.

Ona nasıl yeniden inanabilirdi ki? İnanamazdı. İnanmadan da sevebilirdi insan.

Chanyeol'un kalbi inancı paramparça olmuşken bile Baekhyun için atmaya devam etmişti.

Ölmediği sürece, o diye atmaya devam edecekti.

"Aklım başımda olsaydı hala seni böylesine sevmezdim." İç çekti Chanyeol, "ne yaptın sen bana böyle Baekhyun?"

Hafifçe gülümsedi Baekhyun, ellerini kaldırdı ve onun ensesinde birleştirdi. "Konuşmayalım. Bedenlerimiz konuşsun, ilk onlar kavuşsun olmaz mı? Seni çok özledim."

"Özleminden öldüm." Diye mırıldandı Chanyeol dudaklarını yeniden birleştirmeden önce. Kaç gün kaç gece hayal etmişti yeniden kollarının arasında olmasını.

Sonunda hayalleri kollarının arasındaydı.

Gece hızlı başlamış olsa da yavaşça aktı ikisi içinde. Chanyeol hızla göğsünü döven kalbine rağmen ağırdan aldı her şeyi.

İlk seksleri gibi sıradan değildi. İlk kez daha gerçekti her şey.

Sabah Baekhyun gözlerini sıcacık kolların arasında araladığında titrek bir nefes çekmişti içine. Yavaşça döndü ve hemen yanında, onu kollarının arasına almış olarak yatan Chanyeol'un huzurla uyuyan yüzünde gezdirdi gözlerini.

Kendi içindeki savaşı bitirmişti Baekhyun. O kadar rahatlamış hissediyordu ki, teslim olmuştu ona. O duyguya.

Chanyeol'un hissettirdiklerine. İzin vermişti ve şimdi onun kollarının arasındaydı.

Pişman değildi. Veya ben ne yaptım diye düşünmüyordu Baekhyun. Aklında hiç bir soru yoktu.

Daha fazla düşünmek istemiyordu. Gözlerini kapatmak istiyordu. Huzurla yaşamak istiyordu.

Chanyeol ona bu hayatı verecekse ne yaptığı artık umurunda olmazdı. Polis değildi artık. Ülkesi için çabalıyorken işinden olmuştu.

Ülkesi onu düşünmemişti. O neden onları düşünmek zorundaydı?

Değildi. Artık yalnızca kendisini düşünecekti. Hislerine izin vercekti. Hayatını yaşayacaktı.

Chanyeol ile olacaktı.

Titrek bir nefes verdiği sırada araladı Chanyeol gözlerini. İçerideki ışık gözlerini rahatsız etmiş olacak ki hafifçe buruşturdu yüzünü.

Baekhyun yüzünde büyüyen gülümsemeye engel olamadı. Boğuk sesini düzeltme gereksinimi duymadan mırıldandı. "Günaydın."

Chanyeol gözlerini sıkıca kapattıktan sonra yeniden araladı. Bir kaç saniye Baekhyun'un yüzünde gezdirdi gözlerini.

"Gerçek misin sen?" Gülümseyen dudakları iyice gerildi, kısık sesli bir kahkaha çıktı dudaklarının arasından.

"Dün gece bunu oldukça iyi anladığını düşünüyordum Chanyeol-ah." Diye mırıldandı yüzüne hafifçe yaklaşırken. "Eğer yetmediyse devam edebiliriz, ben gerçekliğimi sana defalarca kez kanıtlayabilirim."

Barmen/ChanbaekHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin