Kai ağır adımlarla çıktı evden. Kapıyı arkasından kapattığı sırada gördü ilerideki merdivenlerde oturan bedeni.
Bedeni çok hafif bir şekilde sarsılıyordu. Bu açıdan sadece sırtını görebiliyor olsa da biliyordu dostunun göz yaşlarını akıttığını.
İç çekti ve ağır adımlarla yaklaştı yanına. Kendini onun yanına bıraktığında "Bunu kendine yapan sensin Chanyeol, Kendi düşen ağlamaz dostum." Diye mırıldandı Kai.
Chanyeol hızla kuruladı yanaklarında biriken yaşları. İğrenç hissediyordu.
"Gitmedi değil mi?" Titrek sesini duyduğunda iç çekti Kai yeniden. Emin olmuştu artık, Baekhyun'dan kurtuluşları yoktu.
"Gitmedi dostum gitmedi." Chanyeol derin bir nefesle önüne döndüğünde sinirle derin bir nefes verdi.
"Onu daha ne kadar burada bu şekilde tutabileceksin ki? Gitmek istiyorsa elbet bir gün gider." İç çekti ve cevapsız bıraktı Chanyeol. "Hava bok gibi." Diye mırıldandı Kai bakışlarını kararmış bulutlara çevirirken.
"Hasta olacağız. İçeri gidelim hadi." Başını olumsuzca salladı Chanyeol. "Oraya girmeyeceğim."
İç çekti yeniden Kai. "O ev senin biliyorsun dimi?" Derin bir nefesle kalktı ayağa Chanyeol. "Kai sikme kafamı, git sana dediğimi yap. O şerefsizin hayatını sikmeden rahat yok bana."
Yanından ayrılacakken ayaklandı ve tuttu kolunu Kai. "Farkında değilsin ama senin kafanı ben değil Baekhyun sikiyor. Chanyeol ne zaman anlayacaksın onun sana iyi gelemediğini?"
Sinirle döndü Chanyeol ona. "Ya bilmediğimi mi sanıyorsun?! Mutlu muyum lan ben sürekli ağlamaktan? Ben ya ben. Daha önce hiç kimse için böyle şeyler hissetmedim! Nereden bileyim nasıl kurtulacağımı bundan? Saçmalıyorum çünkü bilmiyorum. Anla biraz lan! Anla da yardımcı ol."
Kai başını olumsuzca salladı. "Etrafındaki insanlara böyle davranmaya devam edersen yalnız kalırsın Chanyeol." Bakışları eve döndü. "Ve sen yalnız kaldığında o yanında olmayacak."
Hızlı adımlarla ilerledi Kai arabasına. Bıkmıştı. Bu dostlukta sorun çıkartan o olmalıydı. Oysaki onun müthiş giden bir ilişkisi vardı.
Oturup Chanyeol'un aşk acısıyla uğraşıp duruyordu. Sıkılmıştı.
Kendi hayatına bakmak istiyordu. Sevdiği adamla mutlu olmak istiyordu.
/////////
Baekhyun geçen saatlerin sonunda yavaş adımlarla ayrıldı salondan. Chanyeol'un dün ona verdiği misafir odasına girdi yeniden.
Yavaşça çıkardı üzerini. Kendini odanın içindeki duşun içine attığında gözlerini yorgunlukla kapattı.
Gözleri yanıyordu. Başından aşağıya süzülen sıcak su sayesinde hissetmiyordu gözlerinden akan yaşları ama biliyordu ağladığını.
Neye ağlıyordu? Kendi elleriyle mahvettiği hayatına mı yoksa sözleriyle yıktığı Chanyeol'a mı?
Baekhyun fazla mı bencildi? Bencil olmak, kendini korumak demekti onun için.
Chanyeol'dan korumaya çalışmıştı kendini bunca zaman. Yanlış kişiden mi sakınmıştı kendini?
Kendini Chanyeol'a bıraksa, daha mutlu olur muydu?
Kai'nin söyledikleri aklında dönüp duruyordu. İstemsizce yokluyordu kalbini. İçerisinde biri var mıydı gerçekten?
Chanyeol kimdi onun için? Şimdiye kadar hep cinsel etkilenme demişti kendi kendine. Bedeni beni kendine çekiyor, birlikte olduk bu doğal demişti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Barmen/Chanbaek
FanfictionBaekhyun Chanyeol'un hayatına bir barmen olarak girmişti. Sevgilisi olmuş, aylarını onunla geçirmişti. Peki ya bunlar gerçekler miydi? Baekhyun'un söylediği her cümle doğru muydu? Gerçekler açığa çıktığında artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktı.
