"Baekhyun, iyi misin sen?" Baekhyun karşısındaki adamın sorusu ile gülümsemeye çalıştı. "İyiyim, bir sorunum yok. Biraz kafam dağınık sadece."
"Gün içinde iyi görünüyordun. Akşam canını sıkan bir şey mi oldu?" Baekhyun'un bakışları kendine engel olamazken yavaşça yeniden onun oturduğu yere kaydı.
Keyfinin kaçma nedeni orada oturup karşısındaki kadını ilgi ile dinliyordu.
"Eski, yani eskiden hayatımda olan biri gelmiş de buraya. Onu görünce istemsizce keyfim kaçıyor." Adamın kaşları havalandı hafifçe.
"Eski sevgilin benim mekanıma gelecek kadar zengin miydi?" Güldü Baekhyun onun bu ifadesine. "Kesinlikle." Diye mırıldandı.
"Vay be." Diye mırıldandı adam arkasına yaslanırken. "Hadi bir şeyler söyle kendine. Akşam yemeğini benimle ye bu kez."
Bir kaç saniye durakladı Baekhyun. Adam onun patronuydu. Onunla karşılıklı yemek yemek ne derece mantıklıydı?
"Teşekkür ederim ama çoktan yedim." Diye mırıldandı içten gülümsemeye çalışırken. Adamın onunla ilgilendiği açıktı.
O biriyle ilgilenmeye henüz hazır mıydı?
Çok büyük bir değişim yaşamıştı. Hayatı başına yıkılmış ve yeniden kurulmuştu. Bir şekilde hayatta kalabilmişti ama devam da etmesi gerekiyordu.
Baekhyun yerinde sayıyormuş gibi hissediyordu. Her gün bu mekanın kapısının önünde dikiliyor gün doğarken eve gidiyor ve tek oda kutu gibi olan evinin içinde gözlerini yumuyordu.
Bir şeylerin değişme zamanı ne zaman gelecekti?
Molası bittiğinde yavaşça kalktı oturduğu sandalyeden. "Ben artık yerime geçeyim. Afiyet olsun size."
Adam ona hafifçe gülümsedi yalnızca. Ardından yeniden önüne döndü ve çıkışa ilerlemeye başladı.
Gözleri istemsizce onun oturduğu yere kaydığında göz göze geldi onunla. Safi merak vardı gözlerinde.
Baekhyun kadar o da karşılaşmayı beklemiyor olmalıydı.
Baekhyun'un bakışları bir kaç saniye de olsa karşısında oturan güzel kadına kaydı. Onun fotoğrafını daha önce görmüştü.
Sana, olmalıydı. Chanyeol ile daha önce nasıl bir geçmişleri olduğundan emin değildi ama bir gelecekleri varmış gibi görünüyordu.
İç çekti restoran alanından ayrıldığında. O hariç herkes toparlanıyordu.
Chanyeol bile iyileşmişti.
Yüzünde buruk bir gülümseme oluşurken geçti yerine. Unuttuğuna göre hisleri anlattığı kadar da derin değilmiş demek ki diye düşündü içten içe.
Benim anladığım gibi değilmiş diye düşündü.
Dakikalar birbirini kovalarken oldukça geç bir saat olmuştu. Mekanın önü de içerisi kadar kalabalıktı. Sigara içmeye çıkanlar, kapı önünde sohbet edenler fazlasıyla kalabalıktı.
Baekhyun bu kalabalığa çoktan alışmıştı. Duymuyordu sanki.
O dakikalarda kulakları sanki bir tek onun sesine alışkınmış gibi onun sesini duydu ve tanıdı aynı anda Baekhyun.
Bakışları kapıya kaydı. Telefon kulağında çıkmıştı dışarıya Chanyeol. "Evet hala dışarıdayım Kai. Tabii ki de yalnız değilim. Kadını nereye bırakayım benden başka birini tanıdığı mı var?"
Sesi oldukça gergin geliyordu kulağa. Durduğu yerde dikleşti Baekhyun. Birazdan onu görür veya varlığını hissederdi.
Yanından hızla geçti ve çıktı dışarıya. O an gerildi omuzları, gördü Baekhyun. Varlığını hissettiğini biliyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Barmen/Chanbaek
FanfictionBaekhyun Chanyeol'un hayatına bir barmen olarak girmişti. Sevgilisi olmuş, aylarını onunla geçirmişti. Peki ya bunlar gerçekler miydi? Baekhyun'un söylediği her cümle doğru muydu? Gerçekler açığa çıktığında artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktı.
