twenty eight

172 21 24
                                        

Chanyeol aracını hızla yaklaştırdı Baekhyun'un onu beklediği ağacın yanına. Önünde durduğunda kapıların kilidini açtı ve onun binmesini bekledi.

Saniyeler içinde ön koltuğa oturup kapıyı kapatan Baekhyun ile yavaşça çalıştırdı arabayı.

"Nereye gidiyoruz?" Kısık ve çatlaktı sesi. Chanyeol'un bakışları bir kaç saniye kızarmış olan gözlerinde gezindi.

"Evime gidiyoruz." Diye mırıldandı önüne dönerken. Aracı çalıştırdı ve yol olmaya başladı Chanyeol.

"Sana yük olmak istemem." Baekhyun kucağında birleştirdiğinde ellerine bakıyordu. "Bunca yaşanan şeyden sonra, seninle gelmem doğru mu?"

"Kendini yalnız başına o piçe karşı koruyamazsın." Sertçe değiştirdi vitesi. "O çaylak polis memuru da koruyamaz seni."

"Buradan bakınca en doğru şey benim yanımda olman gibi gözüküyor." "Ama yaşadıklarımızdan sonra, saçma değil mi?"

Gözleri buluştu, "Biz birbirmizin hayatından tamamen çıktık Chanyeol." Chanyeol'un yüzünde buruk bir gülümseme oluştu.

"Eğer merak ettiğin şey seni tamamen silip silmediğim ise, silemedim Baekhyun. Eğer yapabilseydim bu gece peşinden koşmazdım."

Titrek bir nefes aldı Baekhyun. "Seni asla benim hissettiklerimi hisset diye zorlamam. O piç gibi asla yaklaşmam sana. Aşkımdan ölsem dahi yapmam bunu. Eğer korktuğun şey buysa-"

"Hayır, öyle düşünmedim." Diyerek böldü hızla Baekhyun onu. "Demek istediğim şey sadece, biz birbirimizden normal uzaklaşmadık Chanyeol. Yaşadıklarmızdan sonra bana güvenip evine alabilecek misin gerçekten?"

Derin bir nefes verdi Chanyeol bakışları yola dönerken. "Artık polis memuru değilsin Baekhyun, olsan bile bende bulabileceğin bir şey yok."

Gaza yüklendi ve hızlandırdı arabayı. "Artık yarış bile düzenlemiyorum."

Baekhyun'un kaşları havalandı. "Neden?" "Bir anlamı yok artık benim için. İlgimi çeken hiç bir şey yok." Yutkundu Baekhyun önüne dönerken. "Sana ne kadar fazla zarar verdiğimi her seferinde biraz daha fazla görüyorum."

Sessiz kaldı Chanyeol. Diyecek bir şeyi yoktu. Haklıydı Baekhyun. Ama çok yorgun görünüyordu, bir de o üzerine gitmek istemiyordu.

Aracını garajına park ettiğinde hafifçe döndü Baekhyun'a. Gözleri yarım açıktı neredeyse. Çok yorgun görünüyordu.

"İnelim hadi." Chanyeol söylediğinin hemen ardından indiğinde Baekhyun da onu takip etti. Birlikte ilerlediler eve bağlanan koridora.

Salona girdikleri sırada çaldı telefonu Baekhyun'un. Cebinden çıkardığında gördüğü isimle hızla cevapladı Baekhyun.

"Hyung geciktin." "Sehun, haber veremedim ben bu akşam bir arkadaşımda kalacağım. Üzgünüm, unuttum haber vermeyi." "Önemli değil, bir sorun yok dimi? Sesin çok iyi gelmiyor."

"Bir sorun yok, görüşürüz yarın." Telefonu kapattığında derin bir nefes verdi. Ağır adımlarla ilerledi ve kendisini koltuğa bıraktı Baekhyun.

"Alt katta bir misafir odası var. Orada kalabilirsin." Chanyeol kendini Baekhyun'un yanına bırakmadan hemen önce söylemişti bunları.

"Tamam, sağol." Diye mırıldandı Baekhyun hala önüne bakarken. "Sorun ne?" Diye sordu Chanyeol gözlerini dikkatle onun yüzünde gezdirirken.

"Sorun benim hayatım." Diye mırıldandı Baekhyun bakışlarını ona çevirirken. "Görmüyor musun Chanyeol? Neresinden tutarsam tutayım elimde kalıyor."

Barmen/ChanbaekHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin