17

3.6K 345 370
                                        

"Oturur musun artık Taehyung? Sen ayakta gezinirken uyuyamıyorum

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.


"Oturur musun artık Taehyung? Sen ayakta gezinirken uyuyamıyorum."

Pencereye ulaşmak üzere dizlerim üzerinde durduğum koltuğa oturdum aniden. Sadece bu hareketle bile karnıma ufak bir sancı saplanmıştı. Sebebi her şey olabilirdi.

Uykusuzluk, heyecan, panik, korku... Ne ararsan vardı bende.

Şirketin önünde Jungkook'un babasıyla karşılaşmamız bünyeme fazlasıyla gerginlik yaymıştı. O rica etti diye Marco'yla beraber eve gelmiştim ama aklım hep Jungkook'taydı. Ayrıca Jiwon'u da merak ediyordum.

Eminim ki bu adamın çocuklarında açtığı yaralar hâlâ ilk günkü kadar tazeydi. İkisinin de yanında olmak istiyordum bu yüzden.

"Ne zaman gelecekler?" diye homurdandım çocuk gibi.

Tam karşımdaki koltukta oturan Marco gözlerini devirdi bana. "Kaçıncı soruşun lan?" dediğinde gözlerimi devirdim. "Bilmiyorum diyorum. Niye inatla soruyorsun?"

"Seni Jungkook'a söyleyeceğim."

Yeniden dizlerimi koltuğa yaslayarak arkamı döndüm ona. Dışarıda görünen tek şey bahçenin içindeki onlarca korumaydı. Başka hiçbir hareketlilik yoktu.

"Of," dedim bıkkınlıkla. Tek elim karnıma indi. Eve gelince üzerimi değiştirip rahat bir eşofman takımı giymiştim. Zaten kot pantolonum sıkmaya başlamıştı artık. Kilo almadığım halde nasıl dar geliyordu anlayamıyordum.

"Bir hafta önce kanlı bıçaklı olduğun adamı pencerelerde beklediğine inanamıyorum."

Marco bana sataşırken bir görevli bizim için sıcak çaylar getirdi. Teşekkür ederek alıp önümdeki sehpaya koydum fincanı. Cevap vermek için yalnız kalmamızı beklemiştim.

"Bu durum farklı." diye mırıldandım sessizce. Bakışlarım direkt onun gözlerindeydi. "Jiwon birazcık bahsetmişti. Belli ki babaları pek iyi bir adam değil. Merak ediyorum."

Söylediklerim ilgisini çekmiş olacak ki oturuşunu dikleştirdi. Kaşlarını çatarak "Jiwon ne anlattı ki?" diye sordu.

Çayımdan birkaç yudum içtim. Karın ağrıma iyi gelirdi belki. Gerçi... Bu konuları konuşmaya devam edersek ağrımın dineceğini sanmıyordum.

"Annemiz öldü, babamız da eşiyle beraber çocuklarını da öldürdü demişti. Sonra aniden o adam önüme çıkınca korktum açıkçası."

"Yanımıza gelir gelmez Jungkook'a söyleseydin keşke." dedi. Bunu dile getirmesi daha da somurtmama neden oldu.

Tıpkı o adam gibi ima mı ediyordu yani?

"Aklımdaydı ama gerçekten unuttum. Özellikle de Jiwon'la konuştuktan sonra böyle bir şeyi saklamak aklımın ucundan geçmezdi ki."

Marco aniden kahkaha atınca afalladım. "Surata bak!" diye dalga geçti benimle. "Ağla bir de istiyorsan patates tipli seni."

nigrum ✓Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin