14. Bölüm

2K 113 47
                                        

"Onu sevmek nefes almak gibiydi

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.


"Onu sevmek nefes almak gibiydi.
Gel de nefes almaktan vazgeç şimdi..."

*Hz. Mevlana*

İnsan kelimesi Arapça'da beşer anlamına geliyordu. Beşer kelimesi ise bşr kökünden gelmekle birlikte başar şeklinde tasvir ediliyordu. Bunun veznini falan da açıklardım ama şuan buna mecalim yoktu. İnsan yani beşer, unutan demekti. Vefayı unutan, iyiliği unutan, nasibi unutan... Peki ben neden unutamıyordum? Bugün tam bir ay olmuştu ve ben bir aydır onun yüzünü dahi görmüyordum ancak gözümü kapattığım ilk anda karşımda beliriyordu. Ben neden gözümü her kapattığımda hâlâ onu görüyordum?

Çünkü özlüyorsun, dedi içimdeki bir ses.

Özlüyor muyum? Özlemek nasıl bir duygu ki bana aklımı kaçırıyormuşum gibi hissettirebiliyordu? Birini özlemek ile bir şeyi özlemek aynı şey miydi? Ya da ben yıllardır özlem duygusunu içimde en iyi şekilde yaşıyorken bugün hissettiğim duyguya yabancılık çekmem de neyin nesiydi? Anlamıyordum. Ben yıllardır zaten özlem çekiyordum, babamı özlüyordum. Çocukluğumu, annemi, ailemi. Ama o duyguyla şu an yaşadığım duygu aynı değildi. Bunu sebebi neydi? Cevap içimdeki zayıf bir noktadan geldiğinde bir süre yutkunamadım.

Sen yıllardır özlem duygusunu yaşıyorsun Melek. Hem de en derinlerde yaşıyorsun. Ama şu var ki senin özlediğin şeyleri tekrar elde etmen mümkün değil. Babanı tekrar getiremezsin. Annen tekrar babanın hayatta olduğu zamanki gibi mutlu olamaz. Ailen tekrardan eskisi gibi bir araya gelemez. Sen istesen de olamayacak şeyleri özlüyorsun. İnsan elde edemeyeceği şeyi özlerken daha az acı çeker ama özlediği şeyi elde etmesinin bir yolu varsa fakat yine de edemiyorsa işte o zaman gerçekten acı çeker. Oğuzhan ile senin birlikte olmanız mümkün. O hayatta ve nefes alıyor. Senin onu özlerken hissettiğin duygu farklı çünkü imkansız olmayan, gerçek olabilecek bir şeyi özlüyorsun. Bu gerçeği bildiğin hâlde uzak durmakta senin gerçek acıyı hissetmene neden oluyor.

Babamı geri getiremezdim bu doğruydu. Belki de bunu bildiğim için özlerken canım fazla yanmıyordu. Ama o yakınımdaydı. Babama eli uzatsam tutamazdı ama ona elimi uzatsam bir saniye bile düşünmeden tutardı. Onu özlerken hissettiğim duygunun, babamı özlerken hissettiğim duygudan farklı olmasının sebebi tam olarak buydu. Babam hayaldi, o gerçek. Babam gelemezdi, o gelebilirdi. Babam imkansızdı, o imkanı varken imkansız olandı.

Bir aydır geceleri doğru dürüst uyuyamıyordum. Gözümü her kapattığımda ya kabus görüyordum ya da Oğuzhan'ı. Artık onu rüyalarımda değil gerçek anlamda görmek istiyordum ancak bunu nasıl yapacağım hakkında da en ufak bir fikrim yoktu. Sanki itinayla karşılaşmamaya çalışıyor gibiydik. Hoş, zaten karşılaşabileceğimiz bir yer de yoktu. O hep askeriyedeydi, ben ise hep okuldaydım. Gaye geliyordu ara sıra ama onun hakkında tek kelime etmiyordu. Geçenlerde Poyraz'da uğramıştı. Ama onun neden geldiğini ve neden tuhaf tuhaf sorular sorduğunu anlayamamıştım. Son dersimden çıkmış, kitaplarımı bırakıp eve gidecekken Poyraz birden önümde belirivermişti. Ani çıkışı yüzünden kitaplar elimden kayıp düştüğünde ise hızla özür dileyerek yere düşen kitapları toplamış elime tutuşturmuştu. Bana tuhaf gözlerle bakarken sebeb-i ziyaretinin nedenini bilmiyordum ve merakta etmiştim.

VATANBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin